< BU SAYFA YAPIM AŞAMASINDADIR >

YAZILAR & HABERLER

Ağız ve diş sağlığı hakkında detaylı yazılarımıza göz atabilirsiniz.


sut-dis-karisik-dislenme-e1486241032239.jpg

Nisan 17, 2024 331

Düşmemiş Süt Dişleri

Süt dişleri çocukluk döneminde 6 aylıkken ağızda yerini alır ve son süt dişinin düşmesi 11-12 yaşlarına denk gelir. İlk sürekli diş ise 6 yaşında çıkan 1. büyük azı dişidir. 6-12 yaşları arasında ağızda hem sürekli hem de süt dişleri vardır. Bu döneme karışık dişlenme dönemi denir.
karışık dişlenme dönemi
Karışık dişlenme dönemindeki bir çocuğun röntgen görüntüsü. Hem süt hem sürekli dişler hem de düşmemiş süt dişler ağızda görülüyor.

Süt Dişleri Neden Dökülmez ?

Süt dişlerinin düşme mekanizması, alttan gelen sürekli diş varlığında çalışmaktadır. Sürekli diş alttan büyüdükçe süt dişinin kökleri erir ve sonunda düşer. Bu mekanizmayı bozacak bir durum varsa süt dişi düşmeyecektir.
Süt dişinin düşmemesine sebep olabilecek şeyler arasında;
* Süt dişine gelecek bir travma,
* Süt dişindeki aşırı çürük,
* Altında sürekli diş olmayan süt dişi,
* Sürekli dişin süt dişinin altında değil başka yerde olması,
* Sürekli dişin gelişmesini veya sürmesini engelleyen faktörler sayılabilir.
düşmemiş süt dişi
Düşmemiş süt dişleri estetik problemlere yol açabilir.

Süt Dişleri Dökülmezse Ne Olur ? Yetişkinlerde Süt Dişi Varlığı

Süt dişleri yukarıda yüzeysel olarak değindiğim sebepler yüzünden düşmezse yetişkinlik döneminde ağızda süt dişleri görülebilir. Sorunsuz süt dişleri ağızda bırakılabilir ancak yapıları gereği sürekli dişler kadar sağlam olmayan bu dişler kısa zamanda çürürler ve tedavileri kök yapıları gereği genellikle mümkün olmaz. Bazen de süt dişi sağlam olur ancak estetik olarak problem oluşturabilir.
Ağızda sorunlu süt dişleri olması durumda izlenecek bazı yollar vardır. Kısaca bahsedecek olursak;
1- Düşmemiş süt dişi çekilip, alttaki sürekli diş olması gereken yere getirilebilir. Bu işlem için ortodontik bir tedavi yaklaşımı yani diş teli gereklidir.
2- Düşmemiş süt dişi sağlamsa, kök yapısı ağız içi kuvvetleri dengeleyebilecek kadar iyiyse (ki genelde iyi olmaz) dişi ağızda tutmak çözüm olabilir. Dişin formu estetik olarak uygun değilse, estetik kompozit dolgular, kaplamalar, lamineler v.s. ile doğal bir görüntü sağlanabilir.
3- Süt dişi çürük yada sallanıyor ve altta diş yok ise, süt dişi çekilip boşluk yere implant yapılabilir. İmplanta müsait bir yer yoksa yine ortodonti yani diş teli ile boşluk kapatılabilir ya da implant yapılabilecek kadar açılabilir.
4- Hem süt dişi hem sürekli diş ağızdaysa, yani süt dişi düşmediği için sürekli diş olması gerektiği yerde ve şekilde çıkmamışsa, süt dişi çekilerek ortodonti ile sürekli diş yerine getirilebilir.
düşmemiş süt dişi tedavisi
Sağ üstteki fotoğrafta görülen üst çenedeki süt dişi çekilmiş ve ortodonti ile gömük olan köpek dişi yerine getirilmiş.

Düşmemiş Süt Dişleri Ne Zaman Çekilmeli ?

Normal süreçte, diş hekimleri olarak karışık dişlenme dönemindeki çocukları 3-4 ayda bir görmek isteriz. Bu sayede olası problemler çok hızlı ve basit şekilde çözülebilir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda aileler çocuklarının dişlerinde bir problem olduğunu hissettikleri anda hemen bir diş hekimine başvurmalıdırlar.
Zamanla düzelir düşüncesi son derece yanlış ve ileride düzeltilmesi çok zor durumlara sebep olabilecek bir yaklaşımdır.
Yetişkinlerdeki düşmemiş süt dişleri içinse ise en kısa zamanda müdahale planlanmalıdır.
Erken yaşlarda işlemler daha hızlı, daha sağlıklı ve geri dönüşümü daha az olacak şekilde yapılabilir. 19 yaşındaki bir kişinin kemik ve çene yapısıyla 30 yaşındaki birinin yapısı aynı olmayacağı için ne kadar erken tedavi edilirse o kadar iyi olur.

Süt Dişinin Arkasından Diş Çıkması

 Ebeveynleri en çok diş hekimine getiren durumlardan biri de süt dişi düşmeden arkasından yeni diş çıkmasıdır. Özellikle alt süt dişlerinin arkasından dil tarafından sürekli dişlerin çıkması şeklinde görülür. Aileleri endişelendiren bu durum basit bir diş hekimi muayenesiyle çözülebilmektedir.
 Diş gelişim durumuna göre diş hekimi arkadan çıkan sürekli dişlerin yerine gelmesi için bu süt dişlerin çekimine karar verebilir yada ağızda bir süre daha durmasını isteyebilir. Çoğu zaman ön süt dişleri düşünce alttan gelen sürekli dişler hızlıca yerlerine kayarlar.
 Yer darlığı ve çapraşıklık söz konusuysa o zaman süt dişleri önceden çekilerek sürekli dişlerin yerine gelmesi sağlanabilir.
süt-disi-arkasında
Normal yerinde çıkmayan dişler diş hekimi kontrolünde düzeltilebilir.

***

Merak ettiklerinizi yorumlardan bana yöneltebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Şunlara da göz atın;

* Süt Dişleri, Sorunlar ve Tedavileri

* İmplant Nasıl Yapılır ?

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Özel Osmaniye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Bakırköy – İstanbul
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

implant-yapim-asamalari.jpg

Nisan 16, 2024 175

İmplant Nasıl Yapılır ?

blank

İmplant Yapım Aşamaları ve Süreci

 İmplant, diş hekimliğinin son yıllardaki en popüler başlıklarından biridir. Çünkü implantlar sayesinde eksik dişlerin yerlerine yenilerini yapmak mümkün olmakta ve bunu yaparken de başka dişlere zarar verilmemektedir.
İmplantlar diş eksikliği tedavisinde kullanılan, diş köklerini taklit eden küçük vidalardır. Çoğunlukla titanyum alaşımlardan imal edilirler. Uygulanacak bölgedeki kemik yapısına göre farklı çap ve uzunlukta olurlar.
İmplant çok kullanışlı ve rahat bir seçenek olmasına rağmen süre olarak görece uzun bir tedavidir. Son yıllarda “immediat implant” adı verilen tek seansta bitirilen tedaviler olsa da çoğunlukla 3-6 ay arasında süren belirli aşamalar içeren bir tedavi sürecidir.
Şimdi bu süreç nasıl işliyor, implant nasıl yapılır, tedavi süreci nasıldır ve aşamalarında neler var detaylıca anlatmaya çalışalım. Sonrasında ise implantla ilgili ne gibi sorunlar olur ve çözümleri nelerdir konusuna değinelim.

1- İmplantın Muayene Aşaması

İmplant tedavisi aşamalarından en önemlisi ve süreci direk olarak belirleyen en önemli etken muayenedir.
Eksik dişlerini yaptırmak için diş hekimine başvuran hastalar, diş hekimi tarafından değerlendirilir.
Öncelikle ağız hijyeninin üst seviyede olması istenir. Değilse ağız hijyenini iyileştirici tedaviler yapılır.
İmplant planlanan bölgedeki kemik dokusunun uygunluğu incelenir. Röntgen görüntüleri bu aşamada yardımcı olur. Özellikle tomografi kemik kalınlığını da göstermesi açısından tercih edilir.
İmplant tedavisindeki en önemli değerlendirme kriterleri şunlardır;
* Sistemik Durum
Hasta implant uygulamasına uygun mu ? Örneğin baş-boyun bölgesine radyoterapi uygulanan hastalara implant yapılamaz. Kemik gelişimi tamamlanmamış gençlere implant tedavisi yapılamaz. Diyabet (şeker hastalığı), kalp rahatsızlıkları, yüksek tansiyon gibi rahatsızlığı bulunan kişilerde ilgili doktorun izni olmadan implant tedavisi yapılamaz.
Yani öncelikle kişinin ibu tedavinin yapılabilmesine bir engeli olmamalıdır.
Uygun olmayan kişilere implant yapılması halinde başarılı sonuçlar alınamaz. İmplant tutmayabilir, kemik içerisinde harabiyete sebep olabilir, iyileşme süreci gerçekleşmeyebilir v.s.
* Kemik Yoğunluğu ve Kalitesi
İmplant sonuç olarak dişin yerini tutmak üzere, kemik içine yerleştirilen bir vidadır. Bu vidanın da girebileceği kadar genişlikte, yükseklikte ve kalitede kemik olmalıdır.
Şöyle düşünebiliriz;
Elinizde tahta kapıya asmak istediğiniz bir tablo var. Bu tabloyu taşıyabilecek büyüklükte ve kalınlıkta bir çivi ya da vida seçtiniz. Bu çiviyi kapıya çakmanız lazım ama kapıdaki tahta çok yumuşak ve çiviyi tutmuyor veya tutsa bile tabloyu taşıyamayacak. Yada çakacağınız yerdeki tahta çok ince. Çivi oraya sığmayacak kadar geniş. Ne yapmak gerekir ?
İşte çene kemiği de böyledir. İmplantın yapılması düşünülen yerde yeterli kadar kemik olmalıdır. Bunun ölçümü panaromik veya tomografik röntgenlerle yapılır.
Eğer kemik yeterli değilse implant öncesinde sinus lifting, greft, kemik ogmentasyonu gibi bazı cerrahi işlemlerle yeterli seviyeye kadar artırılabilir.
Kemik seviyesi artırılamayacak durumdaysa planlama değiştirilir.
* Tedavi Planlaması
Hastaya ne yapılacak ? Tamam implant ama üzerine ne gelecek ?
Tedavi planlaması, tedavinin her şeyini değiştirir. İmplant sayısı, tedavi süresi, ödenecek paraya kadar her şey tedavi planlaması ile ilgilidir.
Örneğin ağzında hiç dişi olmayan birine en az iki implantın tuttuğu takılıp çıkarılan bir protez de yapılabilir ya da her eksik dişin yerine birer implant yerleştirerek sabit bir protez de planlanabilir.
Tek diş eksikliklerinde estetik kaygı ve amaç varsa, örneğin ön bölgede bir dişse tedavi planlaması farklı olur; arka bölgedeki bir azı dişi için farklı olur.

2- İmplantın Cerrahi Aşaması

“İmplant nasıl yapılır ?” sorusunun cevabı daha çok cerrahi aşamasını içerir.
Muayene sonucunda implant yapılmasına karar verildikten sonra cerrahi aşamaya geçilir. Cerrahi aşaması, implantın çene kemiği içerisine yerleştirilmesinden ibarettir.
Cerrahi aşamayı diş hekiminin kendisi yapabileceği gibi bir çene cerrahına da yaptırabilir.
Cerrahi aşamada ilgili bölge uyuşturulur ve implant çene kemiğinin içerisine yerleştirilerek üzeri kapatılır. Yapılan işlem kısaca şudur; kemiğin üstündeki diş eti kaldırılır, kemik içine bir yuva hazırlanır, implant yerleştirilir ve diş eti tekrar dikilir. Bu kadar basit.
Bu işlem her implant için yaklaşık 5-15 dakika sürmektedir.
Cerrahi aşama çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleşen basit işlemlerdir. Cidden basittir, rahatlatmak için söylemiyorum. Örneğin, bir kaç seans süren bir kanal tedavisinden, porselen diş yaptırmaktan falan çok daha basit, hızlı ve acısızdır. İmplant yaptırmak hem süre hem de konfor olarak kesinlikle bir kanal tedavisi yaptırmaktan daha kolaydır.
Cerrahi işlemler tamamlandıktan sonra implantın çene kemiği ile kaynaşması için belli bir süre beklemek gerekir. Uygulanan tekniğe göre 2-6 ay implant çene kemiği içerisinde kalmalıdır. Peki neden ?
Çünkü, implantların çene kemiğiyle birebir bağlanması gerekir. Buna osseointegrasyon denir. Bu kavram implantın başarısıyla direk olarak ilişkilidir. İmplant uygulandıktan sonra osseointegrasyon için beklenecek süre uygulanan bölgeye ve tekniğe göre değişir.
Bazı tekniklerde ise beklemeye gerek olmaz dişler hemen yapılarak tek seansta işlem bitirilir. Bu tekniğe “immediat implant tekniği” denilir.
Cerrahi aşamanın başarısı sterilizasyonla doğrudan ilişkilidir. Ortamın steril olması şarttır.
Cerrahi sonrasında ilk bir kaç gün çok önemlidir. Dikkat edilmesi gereken şeyler vardır. Buz uygulaması, yeme-içme konuları, gerekirse ilaçlar v.s.
Cerrahiden sonra iyileşme için ağız hijyeni çok önemlidir. Diş hekiminin direktifleri doğrultusunda maksimum ağız hijyeni olmazsa olmazdır.

İmplant Cerrahisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Cerrahiyi takiben, yani implantlar yerleştirilip dikişler atıldıktan sonra aşağıdakilere dikkat etmek gerekir. Aslında bunlar diş çekimi sonrası dikkat edilecekler listesi ile aynıdır.
Şöyle ki;
* Ağzınızdaki tamponu 30-40 dakika boyunca ısırın.
* Hekiminiz buz uygulaması tavsiye ettiyse, ki bu şişliğin minimum olması için gereklidir, 48 saat boyunca buz uygulamasına dikkat edin. Cerrahi yapılmış bölgede yanağınıza 10 dk buzu tutun 10 dk çekin. Böylece şişlik çok az olur hatta olmayabilir de.
Uyuşukluk geçene kadar hiçbir şey yemeyin. Su içebilirsiniz.
* 1 gün boyunca asla tükürmeyin, gargara yapmayın, çalkalamayın.
* Cerrahi işlem sonrasında 1 gün boyunca sigara içmeyin, alkol almayın.
* 1 gün sonra dişlerinizi fırçalayabilirsiniz.
* Operasyonu takip eden ilk bir kaç gün aşırı sıcak, baharatlı-gazlı yiyecek ve içeceklerden uzak durmaya dikkat edin.
* Hafif ağrılarınız için aspirin harici ağrı kesiciler kullanabilirsiniz. Doktorunuzun yazdığı ilaçları düzenli kullanın.
* Dikişlerinizi 7-10 gün sonra aldırabilirsiniz.
blank
Yukarıdaki röntgende, solda henüz üst yapısı tamamlanmamış, sağda ise bitmiş birer implant görülüyor.

İmplant Kaç Günde İyileşir ?

İmplant sonrasında iyileşme sürecini iki aşama olarak değerlendirebiliriz.
Birincisi; diş eti ve çevresinin iyileşmesidir ki bu hızlı olur. Ameliyatı takiben 1 hafta sonra dikişler alınacak kadar iyileşme sağlanır. Elbette ağız hijyeni çok önemlidir.
Cerrahiden sonra, implant yerleştirilen bölgede hafif şişlik görülebilir. Bunu minimuma indirmek için hastadan o bölgeye buz uygulaması istenir. Hafif sızlamalar için de küçük dozda ağrı kesiciler kullanılabilir.
Hekim duruma göre hastaya antibiyotik, ağrı kesici ve ağız gargaraları reçete edebilir. Bu ilaçları düzenli kullanmak gerekir.
İkincisi; çene kemiğine yerleştirilen implantın, kemikle bir bütün haline gelmesi, kemiğin implantı sımsıkı tutması şeklinde olan süreçtir. Osseintegrasyon denilen bu süreç yapılan işleme göre 2-6 ay arası bir zaman alır.
Dişetinin altında ve kemiğin içerisindeki implantın iyileşme süreci, ağız hijyeni dışında hastaya bağlı bir durum değildir.
Cerrahi aşamasından sonra “osseointegrasyon” için yani kemiğin implant ile tam olarak kaynaması için bir süre beklenir. Bu süre boyunca hasta oradaki implantın varlığını hissetmez. Günlük hayatına devam eder.

* Kendi Ailemden Örnekler

Anneme, babama, yengeme neredeyse her akrabama implant tedavileri yaptık. Neler yaşadıklarını yakından gördüğüm için sizlere onların cerrahi sonrası durumlarını anlatacağım;
Annemin altta hiç dişi yoktu. Kemik yoğunluğu da çok zayıftı. Alt çene için 2 adet implant üzerine protez planlandı ve aynı seasnta yaklaşık 30 dakikada iki implant yapıldı. Uyuşukluk geçtikten sonra biraz ağrısı oldu. Antibiyotik ve ağrı kesici ile iki gün içinde ağrıları dindi. Kemikle çok uğraştığım için biraz da şişlik oldu, iki üç gün çorba ile beslendi. Anneminki biraz ağır bir operasyondu açıkçası.
Babamın ise üstte her iki tarafta toplam 4 dişi eksikti. Yine tek seansta 4 adet implant yaptık. Kemik yoğunluğu çok iyi olduğu için işlemler de rahat geçti. Uyuşukluk geçtikten sonra hiç ağrı ve şişlik olmadı. Aynı gün normal yeme içmeye devam etti.
Yengemin implanlarında da alt ve üst çenelerde toplam 4 diş eksikti. Onun işlemleri de çok rahat geçti. İlk gün hafif ağrısı oldu, ağrı kesiciler kullandı. Buz uyguladığı için neredeyse hiç şişmedi.
İşte bunlar benim hastalarımdan değil, bizzat en yakın ailemden örnekler. Gördüğünüz gibi implant tedavisi, diş çektirmekten bile daha rahat bir cerrahi işlem.

3- İmplantın Protez Aşaması

İmplant tedavisinde hastanın gördüğü aşama protezdir. Yani protez aşaması, çene kemiğindeki implantın üzerine yerleştirilecek olan yapay diş tedavinin son aşamasını oluşturur.
Protez aşaması, ilk baştan öngörülür ve implantın nasıl yapılacağı ona göre şekillenir.
Eğer tek aşamalı implant yapılmamışsa, cerrahi aşamasından sonra duruma göre 2-6 ay beklenir ve implantın üzeri tekrar açılarak, diş etine şekil vermesi için implatın üzerine “gingiva former” (dişeti şekillendirici, iyileşme başlığı) takılır.

İyileşme Başlığı Nasıl Takılır ?

implant iyileşme başlığı
İyileşme başlığı diş etine şekil vermek için kullanılır.
İyileşme başlığı, gerçek dişlerde olduğu gibi protez dişin de sanki diş etinin içinden geliyormuş gibi doğal görünmesini sağlamak amacıyla kullanılır.
İyileşme başlığının takılması çok basit bir işlemdir, hafif bir anestezi ile hatta bazen anesteziye gerek olmadan bile yapılabilir.
İmplantın üzerindeki diş eti mümkün olduğunca küçük kesilerek, iyileşme başlığı implantın üzerine vidalanır.
Diş etinin şekillenmesi 4-10 günü bulur.
Daha sonra dişetini şekillendiren iyileşme başlığı çıkarılarak, ölçüler alınır ve dişlerin yapılmasına geçilir. Bu süreç yaklaşık olarak 1 hafta sürmektedir.
* Bazı tedavi planlamalarında, implant cerrahi aşamasında iyileşme başlığı da takılarak öylece iyileşmeye bırakılır. Bu teknik her zaman uygulanamayabilir ama yapılmışsa hekimi ve hastayı bir aşamadan kurtarmış olur. Yani 3 ay sonra tekrar o bölgeyi kesmeye ve iyileşme başlığını yerleştirip dişetinin şekillenmesini beklemeye gerek olmaz çünkü zaten süreç içerisinde diş eti şekillenmiştir. Hiç anestezi ve kesi olmadan iyileşme başlığı vida gibi çıkarılıp direk ölçüye geçilir. Bu teknikle, implantın nasıl yapılacağı yani gingiva former denilen parçanın takıp takılmayacağı, tedavi planına göre hekimin inisiyatifindedir.

 

implant süreci
Tek diş eksikliğinin implant ile tedavi edilmesi

İmplant Sorunları ve Çözümleri

İmplantlar diş eksikliğinin tedavisinde en ideal ve güncel yöntem olarak görülmektedir. İmplant teknolojisinin ve tekniğinin bu kadar gelişmiş olmasına rağmen maalesef halen sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Aslında bu biraz da işin insan faktörüyle ilgilidir.
İmplant tedavilerinde görülen sorunlar genellikle, implantın oynaması, implantın tutmaması, implant vida gevşemesi, implant vidasının düşmesi ya da implant vidasının kırılması şeklinde sayılabilir.
Aşağıdaki alt başlıklarda implant ile ilgili yaşanabilecek sorunları, nedenleri ve çözümleriyle anlatmaya çalıştım. İyi okumalar.

İmplantın Tutmaması

İmplantlar çene kemiğine “osseointegrasyon” adı verilen bir bağlatı ile bağlanırlar. Bu bağlantı basitçe, kemik hücrelerinin yani dolayısıyla kemiğin, pütürlü implant yüzeyine sıkıca tutunmasıyla oluşur.
İmplantın tutmaması ise tamamen bu bağlantı ile ilgilidir. Eğer kemik, implant yüzeyine bağlanamazsa implant tutmaz.
İmplantın tutmamasının yani osseointegrasyonun sağlanamamasının çeşitli sebepleri vardır.
Bunların başlıcaları;
Enfeksiyon : implant yapılan yerde mevcut bir enfeksiyon varsa ya da sonradan bir enfeksiyon oluşmussa, bu implant yüzeyine gerçekleşecek kemik hücresi göçünü yavaşlatır hatta durdurabilir. Böylece implant ile kemik arasında bağlantı olmadığı için implant tutmayacaktır.
Travma : implant yapılırlen kemiğe gelen aşırı kuvvetler, o bölgedeki kemik yapısını bozacağı için yine osseointegrasyonun başarısız olmasına yol açabilir.
Yanlış Eksik Ekipman : implant cerrahisinin başarısında kullanılan aletler çok önemlidir. Teknik bilgilere çok fazla girmeden açıklamak gerekirse, kullanılan cihaz ve aletlerin eksiksiz ve yapılarının bozulmamış olması önemlidir. Örneğin; implant yuvasını açmada kullanılan frezler yeteri kadar keskin değilse kemiğe yuva açmada zorlanacak ve kemik yapısını bozacaktır. Yine aynı şekilde bu frezlerin takıldığı alet de iyi çalışmıyor bölgeyi iyi soğutmuyorsa frezler işini iyi yapamayacaktır.
Sterilizasyon Eksikliği : implant cerrahisinde en önemli faktör sterilizasyondur. Çalışılan ortamdan, kullanılan aletlere kadar eğer sterilisazyonda bir sorun varsa, cerrahi sırasında açık olan kemik yüzeyinin enfeksiyon kapma ihtimali artacak ve böylece implantın tutmaması için bir neden ortaya çıkacaktır.
İmplant Markası : implantın yüzeyi ve tasarımı kemikle bağlantıyı maksimum düzeyde tutacak şekildedir. Günümüzde ve özellikle ülkemizde artık çok başarılı implant markaları kullanılmaktadır bu yüzden bununla ilgili sorun pek görülmemektedir fakat yine de maalesef kötü ve merdiven altı markalar piyasada bulunabilmektedir.
Sistemik Hastalıklar : Bazı hastalık durumlarında iyileşme metabolizması bozulduğu ya da zayıfladığı için implant yapılması mümkün olmamaktadır. Bu durum hekim ve hasta arasındaki iletişim ile ilgilidir. Hasta kendi rahatsızlığını söylemiyor ya da hekim bunu göz ardı ediyorsa haliyle bir yerlerde sorun olacaktır. Örneğin; kontrol altında olmayan diyabet(şeker hastalığı), kan sulandırıcı kullanımı, bazı özel ilaçlar kullanan kanser hastaları gibi kişilerde implant cerrahisi pek mümkün olmamaktadır.

İmplantın Tutmadığı Nasıl Anlaşılır ?

İmplantın tutmadığı çoğu zaman hasta tarafından son aşamaya gelene kadar anlaşılamaz. Hekim bu durumu rutin kontrollerde çektiği röntgenler ve muaeyenelerle anlayabilir.
Tutmamış implant en basit olarak sallanır. Tabi bunu fark edebilmek için implantın üzerindeki dişin de yapılmış olması gerekir yoksa henüz üst yapısı bitirilmemiş ağız içinde ve diş etinin altında duran bir implantın sallandığını hasta fark edemez.
İmplantın tutmadığı daha çok etrafındaki diş etinin durumuyla anlaşılır. İmplant çevresindeki diş etinde şişlik, kızarıklık, diş etinde kendini belli eden bir sorun, iltihap ve irinleşme, kanama, ağrı gibi durumlar hastayı hekime yönlendirebilecek durumlardır.
Bu gibi durumlarda hekim gerekli kontrolleri yapar ve bir sorun varsa tedavisine başlanır. Tutmayan implantları hemen yerinden sökmek gerekmez. Çeşitli tedavi yöntemleri ile sağlıklı bir şekilde ağızda tutmaya çalışılır.
periimplantitis
Yukarıdaki fotoğrafta, çevresindeki kemik erimiş halde bir implant görülüyor. Bunun çok farklı sebepleri olabilir.

İmplantın Oynaması

İmplantın oynaması iki türlü olur;
1- Gerçekten İmplant Oynuyor
2- İmplant Üstündeki Diş Oynuyor
Çoğunlukla implant değil üzerindeki diş oynuyordur ve kişi bunu implant oynuyor sanmaktadır.
İmplantı üstteki dişe bağlayan parçalar gevşemiş olabilir. Bu durumda basitçe gevşeyen parçalar tekrar vidalanabilir.
İmplantın üzerindeki dişin yapıştırıcısı bozulmuş olabilir. Yine çok basitçe diş tekrar yapıştırılabilir.
Vida kırılmış olabilir. Bunu aşağıda daha detaylıca anlatacağım.
Ya da gerçekten implant oynuyor olabilir. Bu durumda implant çevresinde gevşek ve hastalıklı yapıda bir diş eti görüntüsü vardır. Kanamalı, ağrılı, şiş bir diş eti ve dişi yerinden oynatınca sanki köküyle birlikte oynuyormuş gibi bir durum vardır.
Bir de bunlardan ayrı olarak şöyle bir durum vardır;
İlk başta sorunsuz olan implantın bir zaman sonra oynaması.
Bunun sebebi zamanla implant çevresindeki kemik ya da diş etindeki bir problem yüzünden implantı saran kemiğin erimesidir. Bir çok sebebi olabilir. Eksik ağız hijyeni, aşırı sigara alkol, sistemik hastalıklar, uygun planlanmamış üst protez v.s.
İmplant çevresindeki kemiğin harabiyetine göre tedavi seçenekleri düşünülebilir. Basit bir diş eti tedavisi, ilgili bölgeye kemik tozu denilen greft materyallerinin eklenmesi, implantın yeniden yapılması gibi seçenekler duruma göre değerlendirilir.
Sonuçta bütün bu durumların çözümü diş hekimi müdahalesidir.
Nasıl olursa olsun eğer implant sallanıyor gibi hissettiyseniz hemen diş hekiminize başvurmanız gerekmektedir.

İmplant Vida Gevşemesi

İmplantlarla ilgili en çok karşılaşılan sorun vida gevşemesidir. Vida dediğimiz şey; implantın üzerinde bulunan ve dişi taklit eden parçayı implanta bağlayan vidadır. Aşağıdaki fotoğrafta daha iyi anlaşılabilir.
implant vida gevşemesi
İmplant ile ilgili en çok vida gevşemesi sorunu görülür
İmplant vidasının gevşemesinin sebebi ya iyi sıkılmamış olması ya da yapılan üst dişin uygun pozisyonda olmaması yüzünden zaman içinde bu vidayı gevşetici hareket yapmasıdır.
Vidası gevşeyen implant çok basitçe tekrar kendi özel tornavida gibi aleti ile sıkılarak diş eski haline getirilir.
Eğer implant üstündeki diş, vidalı tabir edilen yapıştırıcı kullanılmadan yerleştirilen yapıdaysa üstteki dişi sökmeye gerek olmadan tekrar vidalanır. Yapıştırıcı kullanılarak yerleştirilmişse üstteki dişi sökmek gerekir. Diş sökülür vida sıkılır ve diş tekrar yapıştırılır. Bazen dişi yerinden sökmek uygun değil ya da gereksizse üstten delinerek de vidalama işlemi basitçe yapılabilir.
Bir de henüz yapılmamış yani bitirilmemiş implant tedavilerinde, abutment denilen parça gevşeyebilmekte ve bu da yine halk arasında implant vidası gevşedi diye tabir edilmektedir. Burada gevşeyen parça kastettiğimiz vida değil, diş etine şekil vermek amacıyla takılan parçadır. Bunun gevşemesi durumunda da hemen diş hekimine gitmek ve yine çok basitçe yerine sabitletmek gerekmektedir. Aksi halde diş etinin iyileşmesi sorunlu olacak hatta implanta bile zarar verecek boyuta gelecektir.

İmplant Vida Kırılması

İmplantlarda vida kırılması, vidanın gevşemesinden çok daha kompleks bir durumdur. Tek çözümü kırık olan vidayı implant içinden sökmektir ancak bu kolay bir iş değildir. Yuvasına sıkıştırılmış olan incecik bir vida kolay kolay çıkmaz yerinden.
Özel alet ve parçalarla kırık implant vidası çıkarılmaya çalışılır. Hekimi ve hastayı yoran bir durumdur.
Kırık vida yerinden çıkmazsa implant kullanılamaz olur.
İmplantlarda vida kırıkları ile karşılaşmamak için hekimler çok titiz çalışır, orjinal ve yeni vidalar kullanırlar. Yine de sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

İmplant Vida Düşmesi

Burada kastedilen şey, implantın diş eti şekillendirici parçası olan “gingiva former” adı verilen parçadır. İmplant vidasının çıkması, implant kapağının çıkması diye tabir edilen durumlar bu gingiva former ‘ın gevşemesidir.
İmplantların yerleştirilmesini takip eden aylarda üzeri diş etiyle kapanan implant üzerine gingiva former denilen vida takılarak diş etine bir şekil verilir.
implant vida gevşemesi
Gingiva former, implant üzerine sonradan takılır ve diş etine şekil vermek için kullanılır.
Bu parça yerine tam oturtulamaz yada yeteri kadar sıkılmazsa gevşer ve düşer.
Basitçe hemen yerine vidalanabilir.
Kaybedilmesi durumunda, mutlaka hekimde yedeği vardır. Yerine yenisi takılabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken, hemen diş hekimine gitmektir çünkü boş olan yere doğru diş eti büyür ve orayı tekrar kapatabilir.

İmplantın Kırılması

İmplantın kırılması, implant tedavilerinde en az görülen tablodur. Çok sert ve sağlam olan titanyum alaşımlı implant genellikle kırılmaz.
Kırılan implantı sökmekten başka çare yoktur. Sökülür ve yerine yenisi yapılır.
***

Şu Yazılara da Göz Atın ;

* En İyi İmplant Markaları
* İmplant Fiyatları

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Özel Osmaniye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Bakırköy – İstanbul

05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

sut-dis-karisik-dislenme-e1486241032239.jpg

Nisan 16, 2024 142

 Süt Dişleri ve Tedavileri

sut-dis-panoramik-rontgen
Karışık dişlenme dönemindeki çocuğun panoramik röntgen görüntüsü.
Süt dişleri eskiden nasılsa düşecek mantığıyla tedavi edilmez, çok ağrıyınca da çekilirlerdi. Son yıllarda bunun yanlış bir tutum olduğunun anlaşılmasıyla, ebeveynler artık çocuklarının dişlerine daha dikkat eder hale geldiler. Yine de hala süt dişlerinin, yetişkinlik dönemindeki kalıcı dişler için ne kadar önemli olduğu tam olarak anlaşılabilmiş değil.
Süt dişlerini alttan gelecek olan daimi dişlere rehberlik ederler bu yüzden mümkün olduğunca çekmemek gerekir. Ayrıca çekilen süt dişlerinin yerini diğer dişler kayarak kapatacağı için yine alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklıklar görülebilir. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi, temizliklerine özen göstermek ve çürük, ağrı gibi şikayetlerde tedavi yoluna gitmek şart.
Bu yazımızda süt dişleri ve tedavileri hakkındaki ana başlıklarda detaylı bilgiler bulabilirsiniz.
Merak ettiğiniz soruları yorumlardan bizlere sorabilirsiniz, iyi okumalar.

Süt Dişleri Sürme ve Düşme Zamanları

İlk süt dişleri bebek 6 aylıkken iki adet olmak üzere alt çenede çıkar. 2,5 – 3 yaşında son süt dişinin de ağızda yerini almasıyla alt ve üst çenede 10 ‘ar olmak üzere toplam 20 tane süt dişi tamamlanmış olur.
Bazı çocuklarda diş sürme zamanları gecikebilir. Sürme gecikmesi 1 yaşına kadar normal kabul edilir ancak 1 yaşına gelmiş çocukta hala dişler sürmemişse bir diş hekimine muayene olmak gerekir.
Süt dişlerinin düşmesi de aynı şekilde değerlendirilir. Düşme zamanından 1 yıl sonra hala sallanmayan süt dişleri varsa yine bir hekime müracaat etmek gerekir.
Aşağıdaki görselde tüm süt dişlerinin çıkma ve düşme zamanları görülmektedir.
süt-dislerin-surme-vedusme-zamanlari
Süt dişlerinin sürme ve düşme zamanları.

Bebeğin Dişli Doğması

“Natal Teeth” adı verilen bu durum 2000-3000 bebekte bir görülme oranına sahiptir. Bu dişler genellikle alt çenede ve iki tane olurlar. Çok zayıf, sallanan ve köksüz olurlar dişleri hemen çekmek gerekir. Aksi halde bebeğin emmesi zorlaşır, dilini ve dudağını ısırabilir. Doğum anında doktor tarafından fark edilirse hemen çekilebilir, daha sonra diş hekimi tarafından da çekim yapılabilir.
bebegin-disli-dogmasi-bebek-dis
Yeni doğanda süt dişleri.

#Göz atabilirsiniz;

>Hamilelikte Diş Sağlığı ve Tedavileri

Süt Dişlerinde Tedavi Yöntemleri

Süt dişleri, alttan gelecek olan daimi dişlere rehberlik ederler bu yüzden mümkün olduğunca çekmemek gerekir. Ayrıca çekilen süt dişlerinin yerini diğer dişler kayarak kapatacağı için yine alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklıklar görülebilir. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi, temizliklerine özen göstermek ve çürük, ağrı gibi şikayetlerde tedavi yoluna gitmek şarttır.
Süt dişlerinde görülen rahatsızlıklar ve tadavilerine kısaca göz atalım;
* Fissür Örtücü; diş hekimi muayenesi sonucunda, çürüğe eğilimli olduğu anlaşılan süt veya sürekli dişlerin çiğneyici yüzeylerinde, çürük oluşmaması için uygulanan koruyucu bir tedavidir.
sut-disi-fissur-ortucu
Solda çürüğe eğilimli bir diş ve solda fissür örtücü uygulanarak korunması.
* Çekim;  bazı süt dişleri tedavi edilemeyecek kadar çürük olurlar ve çekmekten başka seçenek kalmayabilir. Bu durumda eğer alttan gelen daimi dişin sürmesine vakit varsa diğer dişlerin kaymasını engellemek için bir yer tutucu uygulamak gerekebilir. Farklı yet tutucu tipleri vardır.
sut-dis-cekim-yer-tutucu
Solda, çekim boşluğuna doğru devrilen dişler gösterilmiş. Sağda ise yer tutucu uygulanmış bir çekim boşluğu görülüyor.
* Dolgu; süt dişindeki çürük ilerlemeden fark edilip hemen dolgu yapılabilir. Böylece diş canlı bir şekilde düşeceği güne kadar ağız içinde durabilir. Önemli olan, çürük dişi fazla harap etmeden tedavi etmektir.
* Amputasyon; yetişkinlerdeki kanal tedavisine benzer bir tedavi şeklidir. Dişin sinirlerine kadar inmiş olan bir çürük varlığında uygulanır. Çürük doku dişin sinirlerinin bir kısmıyla birlikte temizlenir ve sızdırmaz bir dolgu yapılır. Süt dişlerine en çok uygulanan tedavi yöntemi amputasyondur çünkü süt dişlerinde çürük hızlı ilerler ve yüzeye yakın olan, dişin sinirlerinin olduğu pulpa dokusuna hızlıca ulaşır.
süt-diş-amputasyon
Süt dişi amputasyonunda, kanal tedavisinden farklı olarak dişin kökleri dolgu maddesiyle doldurulmaz.

#Göz atabilirsiniz;

>Kanal Tedavisi Hakkında Her Şey

Süt Dişinin Arkasından Diş Çıkması

 Ebeveynleri en çok diş hekimine getiren durumlardan biridir. Özellikle alt süt dişlerinin arkasından dil tarafından sürekli dişlerin çıkması şeklinde görülür. Aileleri endişelendiren bu durum basit bir diş hekimi muayenesiyle çözülebilmektedir.
 Diş gelişim durumuna göre diş hekimi arkadan çıkan sürekli dişlerin yerine gelmesi için bu süt dişlerin çekimine karar verebilir yada ağızda bir süre daha durmasını isteyebilir. Çoğu zaman ön süt dişleri düşünce alttan gelen sürekli dişler hızlıca yerlerine kayarlar.
 Yer darlığı ve çapraşıklık söz konusuysa o zaman süt dişleri önceden çekilerek sürekli dişlerin yerine gelmesi sağlanabilir.
süt-disi-arkasında
Normal yerinde çıkmayan dişler diş hekimi kontrolünde düzeltilebilir.

 Süt Dişinin Düşmemesi

Süt dişinin düşmemesi durumu daha çok canlılığını yitirmiş ve bu yüzden fizyolojik olarak kökleri erimeyen dişlerde görülür. Eğer st dişinin düşme zamanı geldiyse ve hala düşmediyse bir diş hekimine muayene olmakta fayda vardır çünkü alttan gelecek olan sürekli diş için bu bir engel teşkil edebilir.
Çürük süt dişleri de düşmeden diş etine yapışık biçimde kalabilmektedir. Bu durumda sürekli dişler arasında diş ve kök parçaları görülüp ciddi diş dizisi bozuklukları ortaya çıkabilmektedir.
Düşmemiş olan süt dişlerini, sürekli diş dizisinde sorunlara yol açmaması adına en kısa zamanda çektirmek gerekir.
Bazen süt  dişinin düşmemesi durumu altta daimi bir diş olmadığı durumlarda da görülür. Alttan daimi diş gelmeyince süt dişinin fizyolojik kök erimesi başlamaz ve çürüksüz sağlam biçimde uzun yıllar ağızda kalabilir.

Süt Dişi Çıkarma Belirtileri

Süt dişleri 6-8 aylıkken alt çene ön bölgeden çıkmaya başlar. Süt dişi çıkarmaya başlayan bebeklerde bu dönemde huzursuzluk, tükürük artışı, ateş, damakta kaşınma ve kızarıklık gibi belirtiler görülür.
Süt dişlerin süreceği bölgede diş eti kırmızı mor renkte olur.
Rahat beslenme için eczanelerden basit merhemler alınıp diş etine sürülebilir.
Bu dönem bazı bebekler için sıkıntılı geçebilmektedir. Sürekli kaşınan damağı yüzünden ne bulursa ağzına sokmaya çalışır. Bu da enfeksiyonlara davetiye çıkaran bir durumdur.
Süt dişlerinin sürme döneminde damak kaşıntısını giderici yiyecekler verilebilir. Örneğin kraker, elma, salatalık v.b.
Uykusunda rahat etmesi için uyuduğu ortamı loş ve mümkün mertebe eşyasız hale getirmeye çalışın. Uyku öncesi hafif ağrı kesiciler gece uyanmasını da engelleyebilir.

***

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Özel Osmaniye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Bakırköy – İstanbul

05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

kanal-tedavisi-iyilesme.jpg

Nisan 14, 2024 66

blankKanal Tedavisi Nedir ?

Kanal tedavisi, çürük, travma gibi sebeplerle dişin enfekte olması yada damar sinir ağının zedelenmesi/kopması durumunda uygulanan bir tedavi şeklidir.
Peki bu ne demektir ?
Daha anlaşılır şekilde tarif edecek olursak, ender görülen kanal tedavisi gerekliliklerini hariç tutmak şartıyla;
bir diş çürüğü ilerleyip dişin içindeki damar-sinir dokusuna ulaştığı zaman, çürük doku içindeki mikroplar bu damar-sinir dokusuna sızarak vücut içine girmeye başlarlar. Vücut ise bu mikroplara karşı bir tepki gösterir. Bu tepki en basit haliyle şiddetli bir ağrıyken, en ileri derecede ise iltihaplı bir şişlik şeklinde ortaya çıkar.
İşte bu durumu düzeltmek için, çürük doku ve çürükten etkilenmiş damar-sinir ağı tamamen temizlenmelidir.
Bu işleme ise kanal tedavisi denir.
* https://tr.wikipedia.org/wiki/Kanal_tedavisi

Kanal Tedavisi Neden Yapılır ?

Çürük dişler, diş çürüğü dişin sinirlerine yaklaştıkça ağrımaya başlarlar. Bu ağrıyı geçirmenin iki yolu var; ya dişi çekmek ya da kanal tedavisi ile ağızda tutmak. Diş çekimi artık mecbur olmadıkça yapmadığımız bir işlem. Dişleri iyi kanal tedavileriyle uzun süre boyunca ağızda tutmak mümkün. Bu nedenle modern diş hekimliğinde dişleri çekmek yerine kanal tedavisi ile ağızda tutmak daha mantıklı bir yaklaşımdır.
Kanal tedavisinin en büyük gerekçesi, dişin canlılığını yitirmiş yada yitiriyor olmasıdır. Hastanın şikayeti, röntgen görüntüsü, enfeksiyon varlığı, dişin ağız içindeki durumu, şişlik olması gibi haller hekime bir kanal tedavisi yapmak gerektiği fikrini verir. Hiç bir diş hekimi, gerekmedikçe kanal tedavisi yapmaz çünkü diş hekimliğinde önemli olan, dişi mümkün olduğunca sağlam bir şekilde ağızda tutmaya çalışmaktır.

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır ?

Öncelikle ilgili dişin olduğu bölgeye lokal anestezi yapılır. Diş tamamen uyuştuktan sonra, çürük tamamen temizlenir. Devamında diş kökünün içindeki, dişin sinir-ve damar ağı olan pulpa dokusu temizlenerek yıkanır. Bu aşamadan sonra duruma göre bir kaç gün/bir kaç hafta beklenir yada hemen o seans kök kanalı dolgusu işlemine geçilir. Yani, içi boşaltılıp temizlenen kök, tekrardan sızdırmaz bir şekilde doldurulur. Böylece dişin köküyle olan işlem bitmiş olur. Temel olarak kanal tedavisi işlemi budur. Geriye üst yapıyı oluşturmak kalır. Duruma göre bu üst yapı küçük bir dolgu olabileceği gibi, bir kaplama yani kuron restorasyonu da olabilir.

Kanal Tedavisi Acıtır mı ?

Kesinlikle söylenebilir ki hayır, acılı ağrılı bir işlem değildir.
Kanal tedavisinin çoğu seansları anestezi altında yapıldığı için hastalar ağrı veya acı hissetmezler. Eğer anestezi yapılmamış yada bazı durumlarda olduğu gibi anestezi yapıldığı halde uyuşmamışsa, o zaman işlem elbette ağrılı ve acılıdır. Bu durumda hekiminiz işlemi en acısız olacak şekilde yapmaya gayret eder ya da belli ilaçları mevcut durum biraz toparlanana kadar reçete edebilir.
İnsanlar arasında kanal tedavisinin yapılırken çok ağrılı bir işlem olduğuna dair bir inanış var. Bu daha çok, hiç kanal tedavisi yaptırmamış kişilerden duyduğumuz bir söylem. Kişiye kanal tedavisi yapılması gerekir dediğimiz anda, “o zaman çekelim çünkü kanal tedavisi çok acıtır” tepkisiyle karşılaşıyoruz.
Bunun sebebi, kanal tedavisini iyi bir anestezi altında yaptıramamış kişilerin haklı olarak çevresindekilere “kanal tedavisi acılı bir işlemdir” şeklinde telkinlerde bulunmasıdır. Oysa artık yeni nesil anestezilerle ve aletlerle kanal tedavisi rutin olarak yapılan basit bir işlem haline gelmiştir.

Anestezisiz İğnesiz Kanal Tedavisi Mümkün mü ?

Saçlarımızda sinirler bulunmadığı için, saç kestirirken anestezi yapılmaz. Dişler için de durum tam olarak böyledir. Eğer ilgili diş, canlılığını yitirmişse anestezi yapılmadan kanal tedavisi yapılabilir. Apseli şişmiş bir diş cansız olduğundan anesteziye gerek olmaz.
Tam tersine dişin tamamı veya bir kısmı hala canlıysa, kesinlikle anestezisiz işlem yapılamaz.
Bazı durumlarda dişin içine belli ilaçlar koymak için de anesteziye ihtiyaç olmaz. Çok kısa süren bu işleme, dayanılmaz olmayan hafif bir sızlama eşlik eder.
Çok seanslı kanal tedavisi uygulamalarında, kök dolgusu yapılacağı zaman anestezi yapmakta fayda vardır çünkü diş her ne kadar cansızsa da, kök ucu ve çevresi çok hassas olduğundan, rahat bir seans geçirmek adına uyuşuk olması tercih edilir.
Yeni çıkan elektronik anestezi cihazları sayesinde iğne yapılırken duyulan o hafif sızlama da minimuma indirilebilmektedir. Ancak bu cihazlar çok da verimli olmadığından pek kullanım alanları yoktur.
İğne yapılırken hissedilen ağrı birazda kişinin o anki psikolojik durumuyla ilgilidir. Eğer kişi panikte ve korkuyorsa vücudun ağrı eşiği çok düşecek böylece ağrı hissedilecektir. Eğer hekiminize güvenir ve rahat olursanız iğne neredeyse hiç acısız bir şekilde yapılabilmektedir.

Kanal Tedavisi Kaç Gün & Ne Kadar Sürer ?

İlgili dişin durumuna göre yarım saatte bitebileceği gibi aylarca da sürebilir.
Kanal tedavisinin kaç gün süreceği tamamen total işlem süresi ile ilgilidir. Basit tek köklü dişler tek seansta bitirilebilir. Çok köklü ve dolgusu zor dişler için bir kaç seans ayırmak hem hekim hem de hasta için daha avantajlı ve rahattır. İnatçı enfeksiyonlara sahip dişler için ise uzun zaman pansumanlar gerektiğinden haftalar hatta aylar sürebilmektedir. İşlemin ne kadar süreceği daha çok hekimin kararına bağlıyken, duruma göre hasta ile birlikte de karar verilebilir. Mesela hasta ağzını uzun süre açık tutamıyor olabilir. Bu durumda tedaviyi bir kaç seansa bölerek ilerlemek daha efdaldir.
Örnek vermek gerekirse, ön bölgedeki tek köklü enfeksiyonu olmayan bir diş tek seansta bitebilir. Bunun yanında enfeksiyon odağı olan bir azı dişinin iyileşmesi için defalarca pansuman yapmak, ilaçlar kullanmak gerekebileceği için tedavi süresi doğal olarak uzar. Önemli olan ağrı ve şikayet olmadan bu tedaviyi sürdürmektir.
Çoğu kanal tedavisi uygulamaları 30-40 dakikadan oluşan 1-3 seansta bitirilir. Yukarıda örneği verilen durumlar işin sınırlarını belirtmek amacıyla verilmiştir.

Kanal Tedavisi Sonrasında Ağrı

Kanal tedavisi sonrasında genellikle ağrı olmaz.
Tedavi sonrası hafif bir ağrı, uyuşukluk geçtikten sonra, dişin damar ve sinirleri koparıldığı ve kök çevresi yaralı olduğu için yaralı olan kök ucu ve çevresi 1-2 gün hafifçe sızlayabilir ki bu da küçük dozda ağrı kesicilerle basitçe çözülür.
Hafif ağrıların yukarıda dediğim gibi 1-2 günde geçmesi beklenir. Maksimum 1 haftada tedavi edilmiş diş tamamen ağrısız ve rahat yemek yenebilecek bir şekilde iyileşmiş olmalıdır.
Bazen kanal tedavisi sonrası ağrı oluşan durumlarda beklemek gerekir. İşlem sırasında ister istemez kanal içerisindeki enfekte dokular kök dışına itildiğinden vücut buna tepki verebilmektedir. Çok iyi yapılmış kanal tedavilerinde bile bazen ilk gün uyutmayacak kadar ağrı olabilir ama bu çok nadiren görülür. Artık yeni tekniklerle bu komplikasyonlar minimuma indirilmiştir.
Kanal tedavisi sonrasında aşırı ağrınız varsa;
Bu küçük yada büyük bir sorun olduğunu gösterir. En kısa zamanda hekiminize tekrar uğramalısınız. Enfeksiyon başlangıcı olabilir, tedavi ile ilgili gözden kaçmış bir şey olabilir v.b. Duruma göre ilaçlarla ağrı geçirilebilir. Eğer kanal tedavisi ile ilgili bir sorun varsa hemen tekrar tedavi (retreatment) yapılabilir.

Kanal Tedavisi Sonrası Hangi Ağrı Kesici ?

Kanal tedavisi sonrasında görülen hafif ağrılar için bir çok ağrı kesici ilaç kullanılabilir.
Eğer çok şiddetli, zonklayıcı şekilde tedavi sonrası bir ağrı varsa mutlaka diş hekimine tekrar gidilmelidir.
Onun dışında hekim bir ilaç tavsiye etmediği müddetçe ve ilaç kullanmaya bir engel yoksa;
Arveles, Apranax Fort, Majezik, Cataflam, Advil, Nurofen, Dolorex Voltaren v.b. ilaçlar kullanılabilir.
Tavsiyem daha çok apranax ve cataflam üzerinedir. Ama evde mevcutta diğerleri varsa bunlar da kullanılabilir.
Ağrı kesiciye rağmen geçmeyen, hafiflemeyen bir ağrı varsa mutlaka tekrar diş hekimine gidilmelidir.
Kanal tedavisi sonrasında ağrı kesici kullanırken mümkünse hekiminize danışarak kullanmak daha etkili olacaktır. Eğer hekime bir şekilde ulaşamıyorsanız mutlaka prospektüse bakmak ve ona göre kullanmak asla aşırıya kaçmamak gerekir.

Kanal Tedavisi Sonrası Uyuşukluk ve Yemek

Uyuşukluk bünyeye ve yapılan anestezik maddenin cinsi ve dozuna bağlı olmakla birlikte 2-4 saat arasında tamamen geçer.
Kanal tedavisi ya da başka bir dental müdahale sonrasında uyuşukluk geçene kadar yemek yememek gerekir çünkü uyuşuk bölge kontrol edilemeyeceğinden genellikle ısırılır ve çok ciddi yaralanmalar oluşur.
Uyuşukluk geçene kadar hiçbir şey yemeyin. Aşırı sıcak soğuk olmaksızın sıvı şeyler içebilirsiniz.
Uyuşukluk geçtikten sonra diş hekiminiz aksini söylemedikçe yemek yiyip içmekte bir sakınca yoktur. Tabiki hafif ağrı olabilir. Bunu yukarıda ve aşağıda iki ayrı başlık halinde anlattım.

Antibiyotik Dişi İyileştirir mi ?

Hayır. Diş hekimliğinde antibiyotik kullanım alanı oldukça dardır. Çoğu durumda antibiyotik vermek gerekmez ancak maalesef ülkemizde bunun aksi bir tutum vardır. Hem hekimler hem de toplum antibiyotik sevmektedir. Son yıllarda yapılan antibiyotik kullanımı ile ilgili bilinçlendirme çalışmaları bu konuda olumlu gelişmeler göstermektedir.
Basit düşünecek olursak, ilgili dişi ağrıtan şişiren şey oradaki enfeksiyon varlığıdır. Kaynak kurutulmadan antibiyotik vermek hastayı bir süre rahatlatacak ancak enfeksiyon kaynağı ortadan kaldırılmadığı için şikayetler asla geçmeyecektir.
Başta belirttiğimiz gibi, çok nadiren antibiyotik kullanımı gerekirse, önce ilgili diş kaba tabiriyle “temizlenmeli” sonra antibiyotik verilmelidir.
Bir çok kanal tedavisi olgusunda hiç antibiyotik kullanmaya gerek kalmaz. En sorunlu, hatta çoğu zaman apseli dişler bile iyi bir “temizleme” ile çok hızlı sürede iyileşir. Önemli olan mümkün olduğunca erken sürede bir diş hekimine muayene olmaktır.
kanal tedavisi ile iyileşmenin röntgen görüntüsü
Soldaki görüntü enfeksiyonlu bir dişin röntgen görüntüsüdür. En sağda ise kanal tedavisi sonrası ilgili bölgenin tamamen iyileştiği görülmektedir.

Kanal Tedavisi Sonrasında Karşılaşılan Durumlar

Kanal Tedavili Diş Ağrır mı ?

Kanal tedavisi gören bir diş canlı olmadığı genellikle için ağrımaz. Mükemmele yakın bir kanal tedavili diş uzun yıllar ağızda sorunsuz hizmet verebilmektedir ancak diş veya hekime bağlı aşağıdaki durumlardan biri veya birkaçı mevcutsa o zaman dişte ağrı olabilir. Kanal tedavili bir dişin ağrımasına sebep olan etkenlerin en çok görülenleri şunlardır;
  • Eksik bir tedavi protokolü,
  • Gözden kaçan bir kanal varlığı,
  • Dezenfeksiyon işlemleri iyi yapılmamış olması,
  • Dolgu veya kök dolgusu sızdırması,
  • Yüksek bir dolgu yada kuron restorasyonu
  • Dişin başka bir bölgeden çürümesi v.s.
Kanal tedavili dişlerde “retreatment” denen, tedaviyi yenileme işlemi çoğunlukla işe yarar. İşlem basitçe, sorunlu dişin kök kanal dolgusunu sökerek yerine daha iyi bir kök kanal dolgusu ve üst dolgusu yapmak olarak anlatılabilir. Her kanal tedavisi görmüş dişe maalesef bu işlem uygulanamayabilir. Hekim var olan duruma bakarak “retreatment” kararını verir.

Kanal Tedavili Diş Çürür mü ?

Sızdırmaz bir dolgu olduğu sürece kanal tedavili diş çürümemelidir.
Eğer sızdırıyorsa, yani kök kanalı dolgusu ve üst dolgu sızdırmaz bir şekilde yapılmadığı için ağız içindeki tükürük ve mikroorganizmalar bir şekilde dişin içine sızıyorsa, ağız içindeki mikroorganizmalar dolgu altında birikerek dolguyu alttan çürütebilir.
Bazı durumlarda ise, örneğin kanal tedavili bir azı dişinin dolgu olmayan tarafında bir çürük başlangıcı olabilir. Bu özellikle ağız hijyeni iyi olmayan bireylerde sıkça görülen bir durumdur. Aşağıdaki çizimde bu durum anlatılmıştır.
Kanal tedavili dişte çürük varlığında duruma göre yeni bir dolgu yapılabilir, eski dolgu sökülüp tekrarlanabilir, diş çok harap vaziyetteyse ve kök kanal tedavisi sağlam ve sorunsuzsa bir porselen kaplama ile estetik ve sağlam sonuçlar alınabilir.
kanal-tedavili-dis-curur-mu
Resimde, kanal tedavili dişin farklı bir yerinden çürüdüğü gösterilmiştir.

Kanal Tedavili Dişte Renk Değişikliği ve Kararma

Özellikle ön bölge dişlerde insanların en çok şikayet ettiği konulardan biridir, dişin renk değiştirmesi. Bu durumun ortaya çıkmasına sebep olan bir kaç faktör vardır.
kanal tedavisi renk değişikliği kararma
Yukarıdaki fotoğrafta renk değişikliği göstermiş bir diş görülmektedir.

 

Birincisi, kök kanal dolgusunun iyi uyumlandırılmaması, daha doğrusu kök kanal dolgu maddesinin dişin kökü içinde bitirilmemesidir. Kanal tedavilerinde dişler, gutapercha adı verilen kök kanal maddesiyle doldurulur. Eğer bu kök dolgu maddesi diş eti seviyesinden yukarıda kesilirse, zamanla dişe kırmızı-turuncu bir renk verecektir. Bu da kanal tedavili dişin renginin değişmesi olarak görülür. Bunu engellemek için kök kanal dolgusu en az diş eti seviyesinde bitirilmeli ve artıklar iyice temizlenmelidir.Aşağıdaki görsel daha iyi anlamaya yardımcı olacaktır.
kanal tedavili dişte renk değişikliği
Solda diş eti seviyesinde bitirilmiş kök kanal dolgusu. Sağda ise renkleşmeye sebep olabilecek fazla kök kanal dolgusu.

 

kanal tedavisi
Fotoğrafta, azı dişinin içindeki kök kanal dolgu maddesi olan, “gutapercha” görülmektedir.

 

İkinci olarak, kanal tedavili bir dişte renk değişikliğinin sebebi alttaki çürüğün iyi temizlenememiş olması veya dolgunun sızdırarak yeni bir çürük oluşturması olabilir.
Bir başka sebep ise, tedavi ile bağlantılı olmayan, dişin yapısıyla ilgili olan durumdur. Kanal tedavisi yapılmış bir dişin damar ve sinirleri alındığı için kısmen canlılığını yitirir. Bunun sonucunda canlı dişelden daha opak ve koyu renkli görünebilir.
Kanal tedavili dişlerdeki renk değişikliğinin birden fazla çözüm yolu vardır. İlgili dişe bir porselen protez yapmak, eski dolguyu değiştirmek yada sadece o dişi beyazlatmak sorunu basitçe çözmek için sıkça kullanılan yöntemlerdir.
*Diş beyazlatma ile ilgili olarak “Tüm Yönleriyle Diş Beyazlatma” yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

 

kanal tedavisi dişte renk değişikliği
Kanal tedavisi sonrası renk değişikliği görülen dişte beyazlatma işlemi. Beyazlatma sadece ilgili dişte yapılmıştır.

Kanal Tedavili Dişte Bastırınca Ağrı

Tedavinin başlarında ya da tedaviden sonraki ilk zamanlarda, kök ucu yaralı olduğu için bastırınca hassasiyet normal olarak karşılanabilir. Yemek yerken yani dişe baskı gelince ya da dişler birbirine değince hafif bir ağrı oluşur. Bu durum eğer iyi bir kanal tedavisi yapıldıysa çoğu zaman geçicidir.
Tedavi süresince, hemen sonunda ya da bir süre sonra ne zaman olursa olsun, dişinize bastırınca ağrıyorsa bir diş hekimine danışmakta fayda vardır. Çünkü diş hekimi duruma göre eğer çok şiddetli bir şikayet varsa kanal tedavisini yenileme yoluna gidebilir. Kanal tedavili dişe bastırınca oluşan ağrı hekim gözünde kabul edilebilir gibiyse, biraz da ağrı kesici ilaç takviyesiyle durum geçene kadar beklenebilir.
Bazen sinüzit varlığında da özellikle üst dişler azılar bölgesinde genel bir ağrı, sızlama ve hassasiyet olabilir.
Ağrının sebebi bazen gözden kaçmış bir dolgu yüksekliği de olabilir. Geçici ya da kalıcı dolguda yükseklik varsa, o diş diğer dişlere göre daha erken temas edecek ve kök ucuna fazla kuvvet gittiği için ağrıyacaktır. Yine bu durumda da diş hekimi kontrolünde ilgili dolgu hafifçe aşındırılarak çok basit olarak rahatlama sağlanabilir.

Kanal Tedavili Dişin Şişmesi

Kanal tedavili diş şiştiyse hemen bir diş hekimine gitmek gerekir.
Kanal tedavisi yapılan dişlerde şişlik bir kaç durumda ortaya çıkmaktadır;
* Kronik Enfeksiyon Varlığı ; bazen kronik enfeksiyon olan dişlerde kanal tedavisine başlanması o bölgedeki enfeksiyonu alevlendirebilir ve şişlik oluşur. Korkulacak bir şey değildir. Diş hekimi hemen bölgeye pansuman yaparak şişliğin inmesine yardımcı olur.
* Enfeksiyon Kaynağının Kök Dışına İtilmesi; kanal tedavisi sırasında dişin kökünü enfekte maddelerden temizlerken bazen bu maddeler dişin kökünden dışarıya yani diş kökünün ötesine taşabilir. Genellikle iyi yıkanmayan, acele ile yapılan kanal tedavilerinde bu durum ortaya çıkar. Vücut bu maddelere karşı hızlıca şişlikle birlikte tepki gösterir. Bu şişlik de geçicidir. Yine pansumanla basitçe çözülebilir.
* Kanal Tedavisinden Sonra Şişlik Oluşması; bu tablo diğerlerine göre ciddidir. Kanal tedavisi bittiği halde şişlik oluştuysa bu ortamda enfeksiyon kaynağının tamamen temizlenmediğinin göstergesidir. Kanal tedavisi iyi yapılmamış olabilir, üst dolgu iyi yapılmamış olabilir, işlemler sırasında diş ve çevresinde dezenfeksiyon sağlanamamış olabilir.. Bir çok sebep saymak mümkün. Sonuç olarak kanal tedavili diş şiştiyse orada enfeksiyon vardır ve tekrar müdahale gereklidir.

Kanal tedavisinden bağımsız bir şişliğiniz varsa Yüz & Yanak Şişmesi adlı yazımı okuyabilirsiniz.

Hamilelikte ve Kronik Hastalık Durumlarında Kanal Tedavisi

  • Kalp Hastalarında; kanal tedavisi çekime göre daha az travmatik olduğundan her zaman tercih edilir. Doktor kontrolünde ve gerekli önlemler alınarak güvenle yapılabilir.
  • Diyabet ( Şeker Hastalığı) ; kesinlikle kanal tedavisine engel değildir. Hekimler bir çok hastalıkta olduğu gibi, diyabetik hastalar için de özel anestezik maddeler ve ilaçlar kullanırlar.
  • Lösemi ve Diğer Kanserler ; yine çekime göre daha az travmatik olduğundan doktor kontrolünde kanal tedavisi tercih edilir.
  • Hamilelik; genellikle hamileliğin ilk ve son 3 aylarında dental müdahaleler yapılmaz. Orta trimestır doktor kontrolü ile birlikte güvenli kabul edilir. Eğer hastanın acil bir durumu varsa yine doktor kontrolünde olmak şartıyla müdahale edilebilir.
    Hamilelikte Diş Tedavisi ve İlaç Kullanımı başlıklı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.
  • Romatizmal Ateş; antibiyotik koruması altında kanal tedavisini çekime tercih etmek tercih edilir.

Hangi Durumlarda Kanal Tedavisi Yapılmaz

  • Diş etrafında veya kök çevresinde ileri derecede kemik ve doku kaybı kaybı
  • Kök kanalını temizleme işlemlerinin yapılamıyor olması
  • Restore edilemeyecek dişler (kök dolgusu yapılsa dahi üst dolgusu yapılamayacak dişler)
  • Dikey kırıklar
  • Kontrol altına alınamayan eksuda (iltihap) akışı
  • Kötü ağız hijyeni
durumları olan dişlerde kanal tedavisi uygulamak uygun değildir.

Özel Polikliniklerde Kanal Tedavisi Fiyatları

2024 yılı için özelde bir kanal tedavisi ücreti, üzerindeki dolgu ile birlikte genellikle 3500-6000 tl arası değişmektedir. Elbette bu fiyat asla bağlayıcı değildir. 4000 tl ye çok iyi kanal tedavisi yapan hekim de olabilir, 7000 tl ye ortalama bir performans sergileyen hekim de olabilir. Şehirden şehire hatta semtlerde bile farklı fiyatlar olabilir.
Örneğin; İstanbul için Nişantaşı ve Esenler deki kanal tedavisi ücretleri aynı değildir. Benim çalıştığım Bakırköy semtinde bile bizim yarı fiyatımıza kanal tedavisi yapan yerler var.
Ya da o klinikte örneğin kanal tedavisi ücreti 4000 tl dir ama sizin dişiniz çok uğraştıracak çok seans ve emek harcanacak bir dişse yine farklı tarife uygulanabilir.
Sonuçta bu iş biraz da hizmet sektörüdür ve her kliniğin fiyatı bir diğerinden farklı olabilir.

Kanal Tedavisinin Yeniden Yapılması ( Retreatment )

Kanal tedavisi görmüş dişlerde bir şekilde sorun varsa, o dişe tekrar kanal tedavisi yapılması yoluna gidilebilir. Bu ikinci hatta üçüncü kez yapılan kanal tedavisine retreatment denir.
Kanal tedavisinde başarının en önemli kriteri, tüm kanalların sızdırmaz bir şekilde kök ucuna kadar dolduruması ve üzerine de yine sızdırmaz bir şekilde dolgu yapılmasıdır. Bu zor bir iştir. Tedavi aşamalarından biri ya da bir kaçı eksik yapılmışsa ilgili dişte yakın zamanda ya da ileride sorunlar olabilmektedir. İşte bu yüzden şikayetleri geçirmek ve dişi ağızda tutabilmek adına yeniden kanal tedavisi yani retreatment yapmak mantıklı olabilir.
Retreatment görece yeni bir tedavi şeklidir. Genellikle hekimler kanal tedavisi ile iyileşmeyen yada bir süre sonra sorun çıkaran dişleri çekme yoluna gitmektedirler. Son tedavi protokolleri ve teknoloji ile birlikte artık bu yaklaşımdan gittikçe uzaklaşılmaktadır ve sorunlu dişlere yeniden kanal tedavisi uygulanabilmektedir.
Retreatment bilgi, beceri ve teknik donanım gerektiren bir prosedürdür. Eski kanal tedavisinin sökülmesi, yeni bir kanal tedavisi yapmaktan çoğuz zaman daha zordur. Sadece tecrübe ile hallolmayan bu iş için bazı aletler de gereklidir. Eğer hekim bunlara sahipse ancak retreatment yapabilir.
Yeniden kanal tedavisi yapılan dişlerin iyileşme oranları, hekimin becerisine bağlı olarak değişse de, bu tedavi sonuç olarak bir denemeden öteye geçememektedir. Yani retreatment denenerek yeniden kanal tedavisi yapılır diş iyileşirse ne ala, işlem başarılı olmuş olur. İyileşme gerçekleşmezse çekim veya apikal rezeksiyon uygulanır.
Aşağıdaki fotoğraflarda kanal tedavisi yeniden yapılmış ve iyileşmiş dişlere ait röntgen görüntülerini inceleyebilirsiniz.
retreatment
Soldaki fotoğrafta, bir porselen köprüye dayanak olan dişin kötü yapılmış kanal tedavisi yenilenmiş ve sağ fotoğraftaki gibi diş iyileşmiştir.

 

 

retreatment
Yine soldaki fotoğrafta kötü ve eksik yapılmış bir kanal tedavisi yenilenerek kök ucuna kadar doldurulmuş ve sağlam bir kanal tedavisi yapılmıştır.

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Özel Osmaniye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Bakırköy – İstanbul

05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici





Acil Durumlar için

Bizi Arayın

Acil durumlar, şiddetli ağrılar gibi durumlarda bizi arayarak randevuya gerek kalmaksızın gelebilirsiniz. Yatalak hastalar için evde tedavi hizmetimiz mevcuttur.


ACİL DURUMLAR

Telefon
0553 888 54 44



EVDE TEDAVİ HİZMETİ

Telefon
0553 888 54 44



Bizi Takip Edin

Sosyal Medya Hesapları

Sosyal medya hesaplarımız üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.



All rights reserved. © 2026
Özel Serdar Ekici Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Ltd. Şti.
Webmaster

blank