< BU SAYFA YAPIM AŞAMASINDADIR >

YAZILAR & HABERLER

Ağız ve diş sağlığı hakkında detaylı yazılarımıza göz atabilirsiniz.


sut-dis-karisik-dislenme-e1486241032239.jpg

Nisan 17, 2024 331

Düşmemiş Süt Dişleri

Süt dişleri çocukluk döneminde 6 aylıkken ağızda yerini alır ve son süt dişinin düşmesi 11-12 yaşlarına denk gelir. İlk sürekli diş ise 6 yaşında çıkan 1. büyük azı dişidir. 6-12 yaşları arasında ağızda hem sürekli hem de süt dişleri vardır. Bu döneme karışık dişlenme dönemi denir.
karışık dişlenme dönemi
Karışık dişlenme dönemindeki bir çocuğun röntgen görüntüsü. Hem süt hem sürekli dişler hem de düşmemiş süt dişler ağızda görülüyor.

Süt Dişleri Neden Dökülmez ?

Süt dişlerinin düşme mekanizması, alttan gelen sürekli diş varlığında çalışmaktadır. Sürekli diş alttan büyüdükçe süt dişinin kökleri erir ve sonunda düşer. Bu mekanizmayı bozacak bir durum varsa süt dişi düşmeyecektir.
Süt dişinin düşmemesine sebep olabilecek şeyler arasında;
* Süt dişine gelecek bir travma,
* Süt dişindeki aşırı çürük,
* Altında sürekli diş olmayan süt dişi,
* Sürekli dişin süt dişinin altında değil başka yerde olması,
* Sürekli dişin gelişmesini veya sürmesini engelleyen faktörler sayılabilir.
düşmemiş süt dişi
Düşmemiş süt dişleri estetik problemlere yol açabilir.

Süt Dişleri Dökülmezse Ne Olur ? Yetişkinlerde Süt Dişi Varlığı

Süt dişleri yukarıda yüzeysel olarak değindiğim sebepler yüzünden düşmezse yetişkinlik döneminde ağızda süt dişleri görülebilir. Sorunsuz süt dişleri ağızda bırakılabilir ancak yapıları gereği sürekli dişler kadar sağlam olmayan bu dişler kısa zamanda çürürler ve tedavileri kök yapıları gereği genellikle mümkün olmaz. Bazen de süt dişi sağlam olur ancak estetik olarak problem oluşturabilir.
Ağızda sorunlu süt dişleri olması durumda izlenecek bazı yollar vardır. Kısaca bahsedecek olursak;
1- Düşmemiş süt dişi çekilip, alttaki sürekli diş olması gereken yere getirilebilir. Bu işlem için ortodontik bir tedavi yaklaşımı yani diş teli gereklidir.
2- Düşmemiş süt dişi sağlamsa, kök yapısı ağız içi kuvvetleri dengeleyebilecek kadar iyiyse (ki genelde iyi olmaz) dişi ağızda tutmak çözüm olabilir. Dişin formu estetik olarak uygun değilse, estetik kompozit dolgular, kaplamalar, lamineler v.s. ile doğal bir görüntü sağlanabilir.
3- Süt dişi çürük yada sallanıyor ve altta diş yok ise, süt dişi çekilip boşluk yere implant yapılabilir. İmplanta müsait bir yer yoksa yine ortodonti yani diş teli ile boşluk kapatılabilir ya da implant yapılabilecek kadar açılabilir.
4- Hem süt dişi hem sürekli diş ağızdaysa, yani süt dişi düşmediği için sürekli diş olması gerektiği yerde ve şekilde çıkmamışsa, süt dişi çekilerek ortodonti ile sürekli diş yerine getirilebilir.
düşmemiş süt dişi tedavisi
Sağ üstteki fotoğrafta görülen üst çenedeki süt dişi çekilmiş ve ortodonti ile gömük olan köpek dişi yerine getirilmiş.

Düşmemiş Süt Dişleri Ne Zaman Çekilmeli ?

Normal süreçte, diş hekimleri olarak karışık dişlenme dönemindeki çocukları 3-4 ayda bir görmek isteriz. Bu sayede olası problemler çok hızlı ve basit şekilde çözülebilir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda aileler çocuklarının dişlerinde bir problem olduğunu hissettikleri anda hemen bir diş hekimine başvurmalıdırlar.
Zamanla düzelir düşüncesi son derece yanlış ve ileride düzeltilmesi çok zor durumlara sebep olabilecek bir yaklaşımdır.
Yetişkinlerdeki düşmemiş süt dişleri içinse ise en kısa zamanda müdahale planlanmalıdır.
Erken yaşlarda işlemler daha hızlı, daha sağlıklı ve geri dönüşümü daha az olacak şekilde yapılabilir. 19 yaşındaki bir kişinin kemik ve çene yapısıyla 30 yaşındaki birinin yapısı aynı olmayacağı için ne kadar erken tedavi edilirse o kadar iyi olur.

Süt Dişinin Arkasından Diş Çıkması

 Ebeveynleri en çok diş hekimine getiren durumlardan biri de süt dişi düşmeden arkasından yeni diş çıkmasıdır. Özellikle alt süt dişlerinin arkasından dil tarafından sürekli dişlerin çıkması şeklinde görülür. Aileleri endişelendiren bu durum basit bir diş hekimi muayenesiyle çözülebilmektedir.
 Diş gelişim durumuna göre diş hekimi arkadan çıkan sürekli dişlerin yerine gelmesi için bu süt dişlerin çekimine karar verebilir yada ağızda bir süre daha durmasını isteyebilir. Çoğu zaman ön süt dişleri düşünce alttan gelen sürekli dişler hızlıca yerlerine kayarlar.
 Yer darlığı ve çapraşıklık söz konusuysa o zaman süt dişleri önceden çekilerek sürekli dişlerin yerine gelmesi sağlanabilir.
süt-disi-arkasında
Normal yerinde çıkmayan dişler diş hekimi kontrolünde düzeltilebilir.

***

Merak ettiklerinizi yorumlardan bana yöneltebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Şunlara da göz atın;

* Süt Dişleri, Sorunlar ve Tedavileri

* İmplant Nasıl Yapılır ?

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Özel Osmaniye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Bakırköy – İstanbul
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

implant-yapim-asamalari.jpg

Nisan 16, 2024 175

İmplant Nasıl Yapılır ?

blank

İmplant Yapım Aşamaları ve Süreci

 İmplant, diş hekimliğinin son yıllardaki en popüler başlıklarından biridir. Çünkü implantlar sayesinde eksik dişlerin yerlerine yenilerini yapmak mümkün olmakta ve bunu yaparken de başka dişlere zarar verilmemektedir.
İmplantlar diş eksikliği tedavisinde kullanılan, diş köklerini taklit eden küçük vidalardır. Çoğunlukla titanyum alaşımlardan imal edilirler. Uygulanacak bölgedeki kemik yapısına göre farklı çap ve uzunlukta olurlar.
İmplant çok kullanışlı ve rahat bir seçenek olmasına rağmen süre olarak görece uzun bir tedavidir. Son yıllarda “immediat implant” adı verilen tek seansta bitirilen tedaviler olsa da çoğunlukla 3-6 ay arasında süren belirli aşamalar içeren bir tedavi sürecidir.
Şimdi bu süreç nasıl işliyor, implant nasıl yapılır, tedavi süreci nasıldır ve aşamalarında neler var detaylıca anlatmaya çalışalım. Sonrasında ise implantla ilgili ne gibi sorunlar olur ve çözümleri nelerdir konusuna değinelim.

1- İmplantın Muayene Aşaması

İmplant tedavisi aşamalarından en önemlisi ve süreci direk olarak belirleyen en önemli etken muayenedir.
Eksik dişlerini yaptırmak için diş hekimine başvuran hastalar, diş hekimi tarafından değerlendirilir.
Öncelikle ağız hijyeninin üst seviyede olması istenir. Değilse ağız hijyenini iyileştirici tedaviler yapılır.
İmplant planlanan bölgedeki kemik dokusunun uygunluğu incelenir. Röntgen görüntüleri bu aşamada yardımcı olur. Özellikle tomografi kemik kalınlığını da göstermesi açısından tercih edilir.
İmplant tedavisindeki en önemli değerlendirme kriterleri şunlardır;
* Sistemik Durum
Hasta implant uygulamasına uygun mu ? Örneğin baş-boyun bölgesine radyoterapi uygulanan hastalara implant yapılamaz. Kemik gelişimi tamamlanmamış gençlere implant tedavisi yapılamaz. Diyabet (şeker hastalığı), kalp rahatsızlıkları, yüksek tansiyon gibi rahatsızlığı bulunan kişilerde ilgili doktorun izni olmadan implant tedavisi yapılamaz.
Yani öncelikle kişinin ibu tedavinin yapılabilmesine bir engeli olmamalıdır.
Uygun olmayan kişilere implant yapılması halinde başarılı sonuçlar alınamaz. İmplant tutmayabilir, kemik içerisinde harabiyete sebep olabilir, iyileşme süreci gerçekleşmeyebilir v.s.
* Kemik Yoğunluğu ve Kalitesi
İmplant sonuç olarak dişin yerini tutmak üzere, kemik içine yerleştirilen bir vidadır. Bu vidanın da girebileceği kadar genişlikte, yükseklikte ve kalitede kemik olmalıdır.
Şöyle düşünebiliriz;
Elinizde tahta kapıya asmak istediğiniz bir tablo var. Bu tabloyu taşıyabilecek büyüklükte ve kalınlıkta bir çivi ya da vida seçtiniz. Bu çiviyi kapıya çakmanız lazım ama kapıdaki tahta çok yumuşak ve çiviyi tutmuyor veya tutsa bile tabloyu taşıyamayacak. Yada çakacağınız yerdeki tahta çok ince. Çivi oraya sığmayacak kadar geniş. Ne yapmak gerekir ?
İşte çene kemiği de böyledir. İmplantın yapılması düşünülen yerde yeterli kadar kemik olmalıdır. Bunun ölçümü panaromik veya tomografik röntgenlerle yapılır.
Eğer kemik yeterli değilse implant öncesinde sinus lifting, greft, kemik ogmentasyonu gibi bazı cerrahi işlemlerle yeterli seviyeye kadar artırılabilir.
Kemik seviyesi artırılamayacak durumdaysa planlama değiştirilir.
* Tedavi Planlaması
Hastaya ne yapılacak ? Tamam implant ama üzerine ne gelecek ?
Tedavi planlaması, tedavinin her şeyini değiştirir. İmplant sayısı, tedavi süresi, ödenecek paraya kadar her şey tedavi planlaması ile ilgilidir.
Örneğin ağzında hiç dişi olmayan birine en az iki implantın tuttuğu takılıp çıkarılan bir protez de yapılabilir ya da her eksik dişin yerine birer implant yerleştirerek sabit bir protez de planlanabilir.
Tek diş eksikliklerinde estetik kaygı ve amaç varsa, örneğin ön bölgede bir dişse tedavi planlaması farklı olur; arka bölgedeki bir azı dişi için farklı olur.

2- İmplantın Cerrahi Aşaması

“İmplant nasıl yapılır ?” sorusunun cevabı daha çok cerrahi aşamasını içerir.
Muayene sonucunda implant yapılmasına karar verildikten sonra cerrahi aşamaya geçilir. Cerrahi aşaması, implantın çene kemiği içerisine yerleştirilmesinden ibarettir.
Cerrahi aşamayı diş hekiminin kendisi yapabileceği gibi bir çene cerrahına da yaptırabilir.
Cerrahi aşamada ilgili bölge uyuşturulur ve implant çene kemiğinin içerisine yerleştirilerek üzeri kapatılır. Yapılan işlem kısaca şudur; kemiğin üstündeki diş eti kaldırılır, kemik içine bir yuva hazırlanır, implant yerleştirilir ve diş eti tekrar dikilir. Bu kadar basit.
Bu işlem her implant için yaklaşık 5-15 dakika sürmektedir.
Cerrahi aşama çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleşen basit işlemlerdir. Cidden basittir, rahatlatmak için söylemiyorum. Örneğin, bir kaç seans süren bir kanal tedavisinden, porselen diş yaptırmaktan falan çok daha basit, hızlı ve acısızdır. İmplant yaptırmak hem süre hem de konfor olarak kesinlikle bir kanal tedavisi yaptırmaktan daha kolaydır.
Cerrahi işlemler tamamlandıktan sonra implantın çene kemiği ile kaynaşması için belli bir süre beklemek gerekir. Uygulanan tekniğe göre 2-6 ay implant çene kemiği içerisinde kalmalıdır. Peki neden ?
Çünkü, implantların çene kemiğiyle birebir bağlanması gerekir. Buna osseointegrasyon denir. Bu kavram implantın başarısıyla direk olarak ilişkilidir. İmplant uygulandıktan sonra osseointegrasyon için beklenecek süre uygulanan bölgeye ve tekniğe göre değişir.
Bazı tekniklerde ise beklemeye gerek olmaz dişler hemen yapılarak tek seansta işlem bitirilir. Bu tekniğe “immediat implant tekniği” denilir.
Cerrahi aşamanın başarısı sterilizasyonla doğrudan ilişkilidir. Ortamın steril olması şarttır.
Cerrahi sonrasında ilk bir kaç gün çok önemlidir. Dikkat edilmesi gereken şeyler vardır. Buz uygulaması, yeme-içme konuları, gerekirse ilaçlar v.s.
Cerrahiden sonra iyileşme için ağız hijyeni çok önemlidir. Diş hekiminin direktifleri doğrultusunda maksimum ağız hijyeni olmazsa olmazdır.

İmplant Cerrahisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Cerrahiyi takiben, yani implantlar yerleştirilip dikişler atıldıktan sonra aşağıdakilere dikkat etmek gerekir. Aslında bunlar diş çekimi sonrası dikkat edilecekler listesi ile aynıdır.
Şöyle ki;
* Ağzınızdaki tamponu 30-40 dakika boyunca ısırın.
* Hekiminiz buz uygulaması tavsiye ettiyse, ki bu şişliğin minimum olması için gereklidir, 48 saat boyunca buz uygulamasına dikkat edin. Cerrahi yapılmış bölgede yanağınıza 10 dk buzu tutun 10 dk çekin. Böylece şişlik çok az olur hatta olmayabilir de.
Uyuşukluk geçene kadar hiçbir şey yemeyin. Su içebilirsiniz.
* 1 gün boyunca asla tükürmeyin, gargara yapmayın, çalkalamayın.
* Cerrahi işlem sonrasında 1 gün boyunca sigara içmeyin, alkol almayın.
* 1 gün sonra dişlerinizi fırçalayabilirsiniz.
* Operasyonu takip eden ilk bir kaç gün aşırı sıcak, baharatlı-gazlı yiyecek ve içeceklerden uzak durmaya dikkat edin.
* Hafif ağrılarınız için aspirin harici ağrı kesiciler kullanabilirsiniz. Doktorunuzun yazdığı ilaçları düzenli kullanın.
* Dikişlerinizi 7-10 gün sonra aldırabilirsiniz.
blank
Yukarıdaki röntgende, solda henüz üst yapısı tamamlanmamış, sağda ise bitmiş birer implant görülüyor.

İmplant Kaç Günde İyileşir ?

İmplant sonrasında iyileşme sürecini iki aşama olarak değerlendirebiliriz.
Birincisi; diş eti ve çevresinin iyileşmesidir ki bu hızlı olur. Ameliyatı takiben 1 hafta sonra dikişler alınacak kadar iyileşme sağlanır. Elbette ağız hijyeni çok önemlidir.
Cerrahiden sonra, implant yerleştirilen bölgede hafif şişlik görülebilir. Bunu minimuma indirmek için hastadan o bölgeye buz uygulaması istenir. Hafif sızlamalar için de küçük dozda ağrı kesiciler kullanılabilir.
Hekim duruma göre hastaya antibiyotik, ağrı kesici ve ağız gargaraları reçete edebilir. Bu ilaçları düzenli kullanmak gerekir.
İkincisi; çene kemiğine yerleştirilen implantın, kemikle bir bütün haline gelmesi, kemiğin implantı sımsıkı tutması şeklinde olan süreçtir. Osseintegrasyon denilen bu süreç yapılan işleme göre 2-6 ay arası bir zaman alır.
Dişetinin altında ve kemiğin içerisindeki implantın iyileşme süreci, ağız hijyeni dışında hastaya bağlı bir durum değildir.
Cerrahi aşamasından sonra “osseointegrasyon” için yani kemiğin implant ile tam olarak kaynaması için bir süre beklenir. Bu süre boyunca hasta oradaki implantın varlığını hissetmez. Günlük hayatına devam eder.

* Kendi Ailemden Örnekler

Anneme, babama, yengeme neredeyse her akrabama implant tedavileri yaptık. Neler yaşadıklarını yakından gördüğüm için sizlere onların cerrahi sonrası durumlarını anlatacağım;
Annemin altta hiç dişi yoktu. Kemik yoğunluğu da çok zayıftı. Alt çene için 2 adet implant üzerine protez planlandı ve aynı seasnta yaklaşık 30 dakikada iki implant yapıldı. Uyuşukluk geçtikten sonra biraz ağrısı oldu. Antibiyotik ve ağrı kesici ile iki gün içinde ağrıları dindi. Kemikle çok uğraştığım için biraz da şişlik oldu, iki üç gün çorba ile beslendi. Anneminki biraz ağır bir operasyondu açıkçası.
Babamın ise üstte her iki tarafta toplam 4 dişi eksikti. Yine tek seansta 4 adet implant yaptık. Kemik yoğunluğu çok iyi olduğu için işlemler de rahat geçti. Uyuşukluk geçtikten sonra hiç ağrı ve şişlik olmadı. Aynı gün normal yeme içmeye devam etti.
Yengemin implanlarında da alt ve üst çenelerde toplam 4 diş eksikti. Onun işlemleri de çok rahat geçti. İlk gün hafif ağrısı oldu, ağrı kesiciler kullandı. Buz uyguladığı için neredeyse hiç şişmedi.
İşte bunlar benim hastalarımdan değil, bizzat en yakın ailemden örnekler. Gördüğünüz gibi implant tedavisi, diş çektirmekten bile daha rahat bir cerrahi işlem.

3- İmplantın Protez Aşaması

İmplant tedavisinde hastanın gördüğü aşama protezdir. Yani protez aşaması, çene kemiğindeki implantın üzerine yerleştirilecek olan yapay diş tedavinin son aşamasını oluşturur.
Protez aşaması, ilk baştan öngörülür ve implantın nasıl yapılacağı ona göre şekillenir.
Eğer tek aşamalı implant yapılmamışsa, cerrahi aşamasından sonra duruma göre 2-6 ay beklenir ve implantın üzeri tekrar açılarak, diş etine şekil vermesi için implatın üzerine “gingiva former” (dişeti şekillendirici, iyileşme başlığı) takılır.

İyileşme Başlığı Nasıl Takılır ?

implant iyileşme başlığı
İyileşme başlığı diş etine şekil vermek için kullanılır.
İyileşme başlığı, gerçek dişlerde olduğu gibi protez dişin de sanki diş etinin içinden geliyormuş gibi doğal görünmesini sağlamak amacıyla kullanılır.
İyileşme başlığının takılması çok basit bir işlemdir, hafif bir anestezi ile hatta bazen anesteziye gerek olmadan bile yapılabilir.
İmplantın üzerindeki diş eti mümkün olduğunca küçük kesilerek, iyileşme başlığı implantın üzerine vidalanır.
Diş etinin şekillenmesi 4-10 günü bulur.
Daha sonra dişetini şekillendiren iyileşme başlığı çıkarılarak, ölçüler alınır ve dişlerin yapılmasına geçilir. Bu süreç yaklaşık olarak 1 hafta sürmektedir.
* Bazı tedavi planlamalarında, implant cerrahi aşamasında iyileşme başlığı da takılarak öylece iyileşmeye bırakılır. Bu teknik her zaman uygulanamayabilir ama yapılmışsa hekimi ve hastayı bir aşamadan kurtarmış olur. Yani 3 ay sonra tekrar o bölgeyi kesmeye ve iyileşme başlığını yerleştirip dişetinin şekillenmesini beklemeye gerek olmaz çünkü zaten süreç içerisinde diş eti şekillenmiştir. Hiç anestezi ve kesi olmadan iyileşme başlığı vida gibi çıkarılıp direk ölçüye geçilir. Bu teknikle, implantın nasıl yapılacağı yani gingiva former denilen parçanın takıp takılmayacağı, tedavi planına göre hekimin inisiyatifindedir.

 

implant süreci
Tek diş eksikliğinin implant ile tedavi edilmesi

İmplant Sorunları ve Çözümleri

İmplantlar diş eksikliğinin tedavisinde en ideal ve güncel yöntem olarak görülmektedir. İmplant teknolojisinin ve tekniğinin bu kadar gelişmiş olmasına rağmen maalesef halen sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Aslında bu biraz da işin insan faktörüyle ilgilidir.
İmplant tedavilerinde görülen sorunlar genellikle, implantın oynaması, implantın tutmaması, implant vida gevşemesi, implant vidasının düşmesi ya da implant vidasının kırılması şeklinde sayılabilir.
Aşağıdaki alt başlıklarda implant ile ilgili yaşanabilecek sorunları, nedenleri ve çözümleriyle anlatmaya çalıştım. İyi okumalar.

İmplantın Tutmaması

İmplantlar çene kemiğine “osseointegrasyon” adı verilen bir bağlatı ile bağlanırlar. Bu bağlantı basitçe, kemik hücrelerinin yani dolayısıyla kemiğin, pütürlü implant yüzeyine sıkıca tutunmasıyla oluşur.
İmplantın tutmaması ise tamamen bu bağlantı ile ilgilidir. Eğer kemik, implant yüzeyine bağlanamazsa implant tutmaz.
İmplantın tutmamasının yani osseointegrasyonun sağlanamamasının çeşitli sebepleri vardır.
Bunların başlıcaları;
Enfeksiyon : implant yapılan yerde mevcut bir enfeksiyon varsa ya da sonradan bir enfeksiyon oluşmussa, bu implant yüzeyine gerçekleşecek kemik hücresi göçünü yavaşlatır hatta durdurabilir. Böylece implant ile kemik arasında bağlantı olmadığı için implant tutmayacaktır.
Travma : implant yapılırlen kemiğe gelen aşırı kuvvetler, o bölgedeki kemik yapısını bozacağı için yine osseointegrasyonun başarısız olmasına yol açabilir.
Yanlış Eksik Ekipman : implant cerrahisinin başarısında kullanılan aletler çok önemlidir. Teknik bilgilere çok fazla girmeden açıklamak gerekirse, kullanılan cihaz ve aletlerin eksiksiz ve yapılarının bozulmamış olması önemlidir. Örneğin; implant yuvasını açmada kullanılan frezler yeteri kadar keskin değilse kemiğe yuva açmada zorlanacak ve kemik yapısını bozacaktır. Yine aynı şekilde bu frezlerin takıldığı alet de iyi çalışmıyor bölgeyi iyi soğutmuyorsa frezler işini iyi yapamayacaktır.
Sterilizasyon Eksikliği : implant cerrahisinde en önemli faktör sterilizasyondur. Çalışılan ortamdan, kullanılan aletlere kadar eğer sterilisazyonda bir sorun varsa, cerrahi sırasında açık olan kemik yüzeyinin enfeksiyon kapma ihtimali artacak ve böylece implantın tutmaması için bir neden ortaya çıkacaktır.
İmplant Markası : implantın yüzeyi ve tasarımı kemikle bağlantıyı maksimum düzeyde tutacak şekildedir. Günümüzde ve özellikle ülkemizde artık çok başarılı implant markaları kullanılmaktadır bu yüzden bununla ilgili sorun pek görülmemektedir fakat yine de maalesef kötü ve merdiven altı markalar piyasada bulunabilmektedir.
Sistemik Hastalıklar : Bazı hastalık durumlarında iyileşme metabolizması bozulduğu ya da zayıfladığı için implant yapılması mümkün olmamaktadır. Bu durum hekim ve hasta arasındaki iletişim ile ilgilidir. Hasta kendi rahatsızlığını söylemiyor ya da hekim bunu göz ardı ediyorsa haliyle bir yerlerde sorun olacaktır. Örneğin; kontrol altında olmayan diyabet(şeker hastalığı), kan sulandırıcı kullanımı, bazı özel ilaçlar kullanan kanser hastaları gibi kişilerde implant cerrahisi pek mümkün olmamaktadır.

İmplantın Tutmadığı Nasıl Anlaşılır ?

İmplantın tutmadığı çoğu zaman hasta tarafından son aşamaya gelene kadar anlaşılamaz. Hekim bu durumu rutin kontrollerde çektiği röntgenler ve muaeyenelerle anlayabilir.
Tutmamış implant en basit olarak sallanır. Tabi bunu fark edebilmek için implantın üzerindeki dişin de yapılmış olması gerekir yoksa henüz üst yapısı bitirilmemiş ağız içinde ve diş etinin altında duran bir implantın sallandığını hasta fark edemez.
İmplantın tutmadığı daha çok etrafındaki diş etinin durumuyla anlaşılır. İmplant çevresindeki diş etinde şişlik, kızarıklık, diş etinde kendini belli eden bir sorun, iltihap ve irinleşme, kanama, ağrı gibi durumlar hastayı hekime yönlendirebilecek durumlardır.
Bu gibi durumlarda hekim gerekli kontrolleri yapar ve bir sorun varsa tedavisine başlanır. Tutmayan implantları hemen yerinden sökmek gerekmez. Çeşitli tedavi yöntemleri ile sağlıklı bir şekilde ağızda tutmaya çalışılır.
periimplantitis
Yukarıdaki fotoğrafta, çevresindeki kemik erimiş halde bir implant görülüyor. Bunun çok farklı sebepleri olabilir.

İmplantın Oynaması

İmplantın oynaması iki türlü olur;
1- Gerçekten İmplant Oynuyor
2- İmplant Üstündeki Diş Oynuyor
Çoğunlukla implant değil üzerindeki diş oynuyordur ve kişi bunu implant oynuyor sanmaktadır.
İmplantı üstteki dişe bağlayan parçalar gevşemiş olabilir. Bu durumda basitçe gevşeyen parçalar tekrar vidalanabilir.
İmplantın üzerindeki dişin yapıştırıcısı bozulmuş olabilir. Yine çok basitçe diş tekrar yapıştırılabilir.
Vida kırılmış olabilir. Bunu aşağıda daha detaylıca anlatacağım.
Ya da gerçekten implant oynuyor olabilir. Bu durumda implant çevresinde gevşek ve hastalıklı yapıda bir diş eti görüntüsü vardır. Kanamalı, ağrılı, şiş bir diş eti ve dişi yerinden oynatınca sanki köküyle birlikte oynuyormuş gibi bir durum vardır.
Bir de bunlardan ayrı olarak şöyle bir durum vardır;
İlk başta sorunsuz olan implantın bir zaman sonra oynaması.
Bunun sebebi zamanla implant çevresindeki kemik ya da diş etindeki bir problem yüzünden implantı saran kemiğin erimesidir. Bir çok sebebi olabilir. Eksik ağız hijyeni, aşırı sigara alkol, sistemik hastalıklar, uygun planlanmamış üst protez v.s.
İmplant çevresindeki kemiğin harabiyetine göre tedavi seçenekleri düşünülebilir. Basit bir diş eti tedavisi, ilgili bölgeye kemik tozu denilen greft materyallerinin eklenmesi, implantın yeniden yapılması gibi seçenekler duruma göre değerlendirilir.
Sonuçta bütün bu durumların çözümü diş hekimi müdahalesidir.
Nasıl olursa olsun eğer implant sallanıyor gibi hissettiyseniz hemen diş hekiminize başvurmanız gerekmektedir.

İmplant Vida Gevşemesi

İmplantlarla ilgili en çok karşılaşılan sorun vida gevşemesidir. Vida dediğimiz şey; implantın üzerinde bulunan ve dişi taklit eden parçayı implanta bağlayan vidadır. Aşağıdaki fotoğrafta daha iyi anlaşılabilir.
implant vida gevşemesi
İmplant ile ilgili en çok vida gevşemesi sorunu görülür
İmplant vidasının gevşemesinin sebebi ya iyi sıkılmamış olması ya da yapılan üst dişin uygun pozisyonda olmaması yüzünden zaman içinde bu vidayı gevşetici hareket yapmasıdır.
Vidası gevşeyen implant çok basitçe tekrar kendi özel tornavida gibi aleti ile sıkılarak diş eski haline getirilir.
Eğer implant üstündeki diş, vidalı tabir edilen yapıştırıcı kullanılmadan yerleştirilen yapıdaysa üstteki dişi sökmeye gerek olmadan tekrar vidalanır. Yapıştırıcı kullanılarak yerleştirilmişse üstteki dişi sökmek gerekir. Diş sökülür vida sıkılır ve diş tekrar yapıştırılır. Bazen dişi yerinden sökmek uygun değil ya da gereksizse üstten delinerek de vidalama işlemi basitçe yapılabilir.
Bir de henüz yapılmamış yani bitirilmemiş implant tedavilerinde, abutment denilen parça gevşeyebilmekte ve bu da yine halk arasında implant vidası gevşedi diye tabir edilmektedir. Burada gevşeyen parça kastettiğimiz vida değil, diş etine şekil vermek amacıyla takılan parçadır. Bunun gevşemesi durumunda da hemen diş hekimine gitmek ve yine çok basitçe yerine sabitletmek gerekmektedir. Aksi halde diş etinin iyileşmesi sorunlu olacak hatta implanta bile zarar verecek boyuta gelecektir.

İmplant Vida Kırılması

İmplantlarda vida kırılması, vidanın gevşemesinden çok daha kompleks bir durumdur. Tek çözümü kırık olan vidayı implant içinden sökmektir ancak bu kolay bir iş değildir. Yuvasına sıkıştırılmış olan incecik bir vida kolay kolay çıkmaz yerinden.
Özel alet ve parçalarla kırık implant vidası çıkarılmaya çalışılır. Hekimi ve hastayı yoran bir durumdur.
Kırık vida yerinden çıkmazsa implant kullanılamaz olur.
İmplantlarda vida kırıkları ile karşılaşmamak için hekimler çok titiz çalışır, orjinal ve yeni vidalar kullanırlar. Yine de sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

İmplant Vida Düşmesi

Burada kastedilen şey, implantın diş eti şekillendirici parçası olan “gingiva former” adı verilen parçadır. İmplant vidasının çıkması, implant kapağının çıkması diye tabir edilen durumlar bu gingiva former ‘ın gevşemesidir.
İmplantların yerleştirilmesini takip eden aylarda üzeri diş etiyle kapanan implant üzerine gingiva former denilen vida takılarak diş etine bir şekil verilir.
implant vida gevşemesi
Gingiva former, implant üzerine sonradan takılır ve diş etine şekil vermek için kullanılır.
Bu parça yerine tam oturtulamaz yada yeteri kadar sıkılmazsa gevşer ve düşer.
Basitçe hemen yerine vidalanabilir.
Kaybedilmesi durumunda, mutlaka hekimde yedeği vardır. Yerine yenisi takılabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken, hemen diş hekimine gitmektir çünkü boş olan yere doğru diş eti büyür ve orayı tekrar kapatabilir.

İmplantın Kırılması

İmplantın kırılması, implant tedavilerinde en az görülen tablodur. Çok sert ve sağlam olan titanyum alaşımlı implant genellikle kırılmaz.
Kırılan implantı sökmekten başka çare yoktur. Sökülür ve yerine yenisi yapılır.
***

Şu Yazılara da Göz Atın ;

* En İyi İmplant Markaları
* İmplant Fiyatları

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Özel Osmaniye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Bakırköy – İstanbul

05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

sut-dis-karisik-dislenme-e1486241032239.jpg

Nisan 16, 2024 142

 Süt Dişleri ve Tedavileri

sut-dis-panoramik-rontgen
Karışık dişlenme dönemindeki çocuğun panoramik röntgen görüntüsü.
Süt dişleri eskiden nasılsa düşecek mantığıyla tedavi edilmez, çok ağrıyınca da çekilirlerdi. Son yıllarda bunun yanlış bir tutum olduğunun anlaşılmasıyla, ebeveynler artık çocuklarının dişlerine daha dikkat eder hale geldiler. Yine de hala süt dişlerinin, yetişkinlik dönemindeki kalıcı dişler için ne kadar önemli olduğu tam olarak anlaşılabilmiş değil.
Süt dişlerini alttan gelecek olan daimi dişlere rehberlik ederler bu yüzden mümkün olduğunca çekmemek gerekir. Ayrıca çekilen süt dişlerinin yerini diğer dişler kayarak kapatacağı için yine alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklıklar görülebilir. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi, temizliklerine özen göstermek ve çürük, ağrı gibi şikayetlerde tedavi yoluna gitmek şart.
Bu yazımızda süt dişleri ve tedavileri hakkındaki ana başlıklarda detaylı bilgiler bulabilirsiniz.
Merak ettiğiniz soruları yorumlardan bizlere sorabilirsiniz, iyi okumalar.

Süt Dişleri Sürme ve Düşme Zamanları

İlk süt dişleri bebek 6 aylıkken iki adet olmak üzere alt çenede çıkar. 2,5 – 3 yaşında son süt dişinin de ağızda yerini almasıyla alt ve üst çenede 10 ‘ar olmak üzere toplam 20 tane süt dişi tamamlanmış olur.
Bazı çocuklarda diş sürme zamanları gecikebilir. Sürme gecikmesi 1 yaşına kadar normal kabul edilir ancak 1 yaşına gelmiş çocukta hala dişler sürmemişse bir diş hekimine muayene olmak gerekir.
Süt dişlerinin düşmesi de aynı şekilde değerlendirilir. Düşme zamanından 1 yıl sonra hala sallanmayan süt dişleri varsa yine bir hekime müracaat etmek gerekir.
Aşağıdaki görselde tüm süt dişlerinin çıkma ve düşme zamanları görülmektedir.
süt-dislerin-surme-vedusme-zamanlari
Süt dişlerinin sürme ve düşme zamanları.

Bebeğin Dişli Doğması

“Natal Teeth” adı verilen bu durum 2000-3000 bebekte bir görülme oranına sahiptir. Bu dişler genellikle alt çenede ve iki tane olurlar. Çok zayıf, sallanan ve köksüz olurlar dişleri hemen çekmek gerekir. Aksi halde bebeğin emmesi zorlaşır, dilini ve dudağını ısırabilir. Doğum anında doktor tarafından fark edilirse hemen çekilebilir, daha sonra diş hekimi tarafından da çekim yapılabilir.
bebegin-disli-dogmasi-bebek-dis
Yeni doğanda süt dişleri.

#Göz atabilirsiniz;

>Hamilelikte Diş Sağlığı ve Tedavileri

Süt Dişlerinde Tedavi Yöntemleri

Süt dişleri, alttan gelecek olan daimi dişlere rehberlik ederler bu yüzden mümkün olduğunca çekmemek gerekir. Ayrıca çekilen süt dişlerinin yerini diğer dişler kayarak kapatacağı için yine alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklıklar görülebilir. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi, temizliklerine özen göstermek ve çürük, ağrı gibi şikayetlerde tedavi yoluna gitmek şarttır.
Süt dişlerinde görülen rahatsızlıklar ve tadavilerine kısaca göz atalım;
* Fissür Örtücü; diş hekimi muayenesi sonucunda, çürüğe eğilimli olduğu anlaşılan süt veya sürekli dişlerin çiğneyici yüzeylerinde, çürük oluşmaması için uygulanan koruyucu bir tedavidir.
sut-disi-fissur-ortucu
Solda çürüğe eğilimli bir diş ve solda fissür örtücü uygulanarak korunması.
* Çekim;  bazı süt dişleri tedavi edilemeyecek kadar çürük olurlar ve çekmekten başka seçenek kalmayabilir. Bu durumda eğer alttan gelen daimi dişin sürmesine vakit varsa diğer dişlerin kaymasını engellemek için bir yer tutucu uygulamak gerekebilir. Farklı yet tutucu tipleri vardır.
sut-dis-cekim-yer-tutucu
Solda, çekim boşluğuna doğru devrilen dişler gösterilmiş. Sağda ise yer tutucu uygulanmış bir çekim boşluğu görülüyor.
* Dolgu; süt dişindeki çürük ilerlemeden fark edilip hemen dolgu yapılabilir. Böylece diş canlı bir şekilde düşeceği güne kadar ağız içinde durabilir. Önemli olan, çürük dişi fazla harap etmeden tedavi etmektir.
* Amputasyon; yetişkinlerdeki kanal tedavisine benzer bir tedavi şeklidir. Dişin sinirlerine kadar inmiş olan bir çürük varlığında uygulanır. Çürük doku dişin sinirlerinin bir kısmıyla birlikte temizlenir ve sızdırmaz bir dolgu yapılır. Süt dişlerine en çok uygulanan tedavi yöntemi amputasyondur çünkü süt dişlerinde çürük hızlı ilerler ve yüzeye yakın olan, dişin sinirlerinin olduğu pulpa dokusuna hızlıca ulaşır.
süt-diş-amputasyon
Süt dişi amputasyonunda, kanal tedavisinden farklı olarak dişin kökleri dolgu maddesiyle doldurulmaz.

#Göz atabilirsiniz;

>Kanal Tedavisi Hakkında Her Şey

Süt Dişinin Arkasından Diş Çıkması

 Ebeveynleri en çok diş hekimine getiren durumlardan biridir. Özellikle alt süt dişlerinin arkasından dil tarafından sürekli dişlerin çıkması şeklinde görülür. Aileleri endişelendiren bu durum basit bir diş hekimi muayenesiyle çözülebilmektedir.
 Diş gelişim durumuna göre diş hekimi arkadan çıkan sürekli dişlerin yerine gelmesi için bu süt dişlerin çekimine karar verebilir yada ağızda bir süre daha durmasını isteyebilir. Çoğu zaman ön süt dişleri düşünce alttan gelen sürekli dişler hızlıca yerlerine kayarlar.
 Yer darlığı ve çapraşıklık söz konusuysa o zaman süt dişleri önceden çekilerek sürekli dişlerin yerine gelmesi sağlanabilir.
süt-disi-arkasında
Normal yerinde çıkmayan dişler diş hekimi kontrolünde düzeltilebilir.

 Süt Dişinin Düşmemesi

Süt dişinin düşmemesi durumu daha çok canlılığını yitirmiş ve bu yüzden fizyolojik olarak kökleri erimeyen dişlerde görülür. Eğer st dişinin düşme zamanı geldiyse ve hala düşmediyse bir diş hekimine muayene olmakta fayda vardır çünkü alttan gelecek olan sürekli diş için bu bir engel teşkil edebilir.
Çürük süt dişleri de düşmeden diş etine yapışık biçimde kalabilmektedir. Bu durumda sürekli dişler arasında diş ve kök parçaları görülüp ciddi diş dizisi bozuklukları ortaya çıkabilmektedir.
Düşmemiş olan süt dişlerini, sürekli diş dizisinde sorunlara yol açmaması adına en kısa zamanda çektirmek gerekir.
Bazen süt  dişinin düşmemesi durumu altta daimi bir diş olmadığı durumlarda da görülür. Alttan daimi diş gelmeyince süt dişinin fizyolojik kök erimesi başlamaz ve çürüksüz sağlam biçimde uzun yıllar ağızda kalabilir.

Süt Dişi Çıkarma Belirtileri

Süt dişleri 6-8 aylıkken alt çene ön bölgeden çıkmaya başlar. Süt dişi çıkarmaya başlayan bebeklerde bu dönemde huzursuzluk, tükürük artışı, ateş, damakta kaşınma ve kızarıklık gibi belirtiler görülür.
Süt dişlerin süreceği bölgede diş eti kırmızı mor renkte olur.
Rahat beslenme için eczanelerden basit merhemler alınıp diş etine sürülebilir.
Bu dönem bazı bebekler için sıkıntılı geçebilmektedir. Sürekli kaşınan damağı yüzünden ne bulursa ağzına sokmaya çalışır. Bu da enfeksiyonlara davetiye çıkaran bir durumdur.
Süt dişlerinin sürme döneminde damak kaşıntısını giderici yiyecekler verilebilir. Örneğin kraker, elma, salatalık v.b.
Uykusunda rahat etmesi için uyuduğu ortamı loş ve mümkün mertebe eşyasız hale getirmeye çalışın. Uyku öncesi hafif ağrı kesiciler gece uyanmasını da engelleyebilir.

***

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Özel Osmaniye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Bakırköy – İstanbul

05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici


Nisan 4, 2024 9

 Diş Beyazlatma Hakkında Her Şey

diş beyazlatma önce sonra
Diş beyazlatma yapılan kişinin, işlem öncesi ve sonrası aynı ışık koşullarında çekilmiş fotoğrafı.

Diş beyazlatma (tooth bleaching), son yıllarda değişen yaşam şartlarıyle birlikte, sağlıklı dişler yanında iyi bir gülümsemeye de sahip olmak isteyen insanların ilgi odağındaki kozmetik bir tedavidir. Bu da iyice artan estetik diş hekimliği konseptine eklenince, diş beyazlatma daha da popüler hale gelmiştir. İnternette konuyla ilgili pek çok yazı, video ve içerik var ancak çoğu ticari amaçlı olduğundan hastaları tatmin edecek yeteri kadar bilgi verilemiyor.

İşte bu yazı, diş beyazlatma hakkında her şeyi bulabileceğiniz, tüm merak ettiğiniz detayların cevaplarına ulaşıp, sorularınızı yorumlar kısmından sorabileceğiniz bir içerik formundadır.

İyi okumalar.

Not : Birçok ünlü sitede gördüğünüz limon, sirke, karbonat ile diş beyazlatma tamamen yanlış ve sağlıksız bir yöntemdir. Limondan gelen asit diş minesini yumuşatır ve karbonat da yumuşamış mineyi aşındırır. Mekanizma budur ancak bu çok zararlıdır. İleride çürük ve hassasiyetlere sebep olur.

Örneğin onedio.com ‘da verilen yazıdaki tekniklerin bazıları çok yanlıştır.

Diş Beyazlatma Hakkında Genel Bilgiler

Diş beyazlatma, 100 yıldan fazla süredir uygulanan ve hala geliştirilmeye devam edilen bir tekniğe dayanan, belirli kimyasal maddeleri kullanılarak, dişin renginde rol oynayan dentin ve mine tabakalarını, güvenli ve sağlıklı bir şekilde beyazlatma amacı taşıyan bir işlemdir.

Beyazlatmada kullanılan, karbamit peroksit ve hidrojen peroksit maddeleri temelde benzer mekanizmalarla etki göstermelerine karşın, markalara göre içerikte bu iki maddeden biri tercih edilmektedir. Genel olarak ofis tipi denilen, diş hekiminin klinikte uyguladığı yöntemde hidrojen peroksit kullanılırken, ev tipi uygulamalarda karbamit peroksit tercih edilir. Tabi bu kesin bir kural değildir.

Karbamit peroksit ve hidrojen peroksit maddelerinin diş yüzeyine nasıl etki ettikleri, çok ilginç bir şekilde halen tam olarak bilinmemektedir. İki ayrı teoriden daha güçlü olanı, bu maddelerin, sarı görüntüye sebep olan molekülleri daha küçük parçalara ayırarak ışığı daha iyi yansıtmayı sağlayarak beyazlattığı yönündedir.

 Diş Beyazlatma (Bleaching) Nasıl Yapılır ?

Diş beyazlatma belirli aşamaları olan, dikkat edilmesi gereken bir tedavi daha doğrusu bir kozmetik işlemdir. Sonucun mümkün olduğunca tatminkar olması adına, işlem öncesinde pek çok değerlendirme kriterine göre muayene etmek gerekir.

Bunları detaylı şekilde anlatmaya çalışalım.

1) Detaylı Muayene

Diş hekimine dişlerini beyazlatmak için başvuran hasta, aşağıdaki basamaklardan oluşan detaylı bir muayeneden geçirilir. Burada anlatacağımız beyazlatma,ofis tipi beyazlatma” olarak bilinen, klinik ortamında uygulanan tekniktir.

  • Hastanın Beklentisi  Genel şikayet, rahatsızlık nedir ? Ne kadar beyazlama istenmektedir? Kişiyi rahatsız eden şey gerçekten renk mi, dişeti rahatsızlığı mı, gülüşündeki bozukluk mu, yoksa dişlerin düzensiz formu mu ? gibi soruların cevapları hekim tarafından dikkatlice dinlenerek esas şikayet belirlenir.
  • Hekimin Hastaya Sunduğu – Hekim, tedaviyle nasıl bir sonuca varılacağını, tedavi aşamalarını, yapılacak işlemleri ve hastanın işlem sonrasında dikkat etmesi gerekenleri basit ve anlaşılır bir dille hastasına anlatır. Aksi halde hastanın hayalindeki beyazlık ve sonuç arasında fark olabilir çünkü genellikle insanlar reklam afişlerindeki, gerçekte pek mümkün olmayan beyazlığı hayal ederler.
  • Hastanın Günlük Alışkanlıklarının Değerlendirilmesi – sigara, alkol, aşırı çay kahve tüketimi, eksik ağız hijyeni gibi durumlar, beyazlatma sonrası tedavinin etkin süresini kısaltacağı için bunları kontrol altına almak gerekir. Örneğin, aşırı kahve tüketiminin dişler üzerinde sarartıcı etki yaptığı bilinmektedir, bu durumda aşırı kahve içen birinin dişlerini beyazlattıktan sonra bu alışkanlığına devam etmesi durumunda dişer tekrar sararacaktır. Bu kaçınılmazdır, o yüzden bu etkenleri minimuma indirmek gerekir.
  • Diş Eti Sağlığı ve Oral Hijyen – Bütün estetik diş hekimiği uygulamalarında olduğu gibi, diş beyazlatma işleminde de öncelikle diş eti sağlığının mükemmel olması istenir. Elbette bu, ağız hijyeninin üst seviyede olmasıyla mümkündür. Değilse, öncelikle diş etini sağlıklı bir hale getirip, hastanın ağız bakım alışkanlığını iyileştirdikten sonra işleme devam etmek hekimlerin genel tercihidir.
  • Eski Restorasyonların (dolgu, porselen v.s. ) Değerlendirilmesi – Diş beyazlatma işlemi ile yalnızca dişler beyazlar. Geri kalan her şey eski renginde kalır. Bu ne demektir ? Örneğin hastanın ön dişinde, dişiyle aynı renkte estetik bir dolgu varsa, beyazlatmadan sonra dolgunun rengi sarı olarak orada sırıtacaktır. Aynı şekilde yine gülme hattı içinde bir porselen kaplama varsa yine beyazlatmadan sonra orada belli olacaktır. Bu durumda yapılacak şey şudur; öncelikle beyazlatma yapılır, yaklaşık 2 hafta sonra eski restorasyonlar değiştirilir. Çünkü beyazlatma ajanının etkisi işlemden 10-12 gün sonraya kadar devam edebilmektedir.
  • Çürük, Kırık ve Çatlak Dişlerin Tespiti – Diş beyazlatma ile ilgili insanların en çok şikayet ettiği durum işlem sırasında veya sonrasında hissedilen hassasiyettir. Çok hafif bir sızlamadan, uykudan uyandıracak bir ağrıya kadar geniş yelpazede hissedilen bu hassasiyetin belki de en önemli sebebi dişlerdeki çatlaklardır. Bir kırık yada çatlak varlığında, beyazlatma ajanı o çatlaktan içeriye hızla yayılır ve henüz seans bitmeden aşırı bir hassasiyet oluşur. Bunun önüne geçmek için, işleme başlamadan önce ilgili dişler incelenip, varsa öncelikle çatlak veya kırığın tedavisi yapılmalıdır.

    çatlak diş - diş beyazlatma - tooth bleaching
    Ön dişte çatlak varlığı. Bu durumda önce çatlağın durumu kontrol edilip eğer sorun teşkil etmiyorsa işleme devam edilir.

2) Beyazlatma İşleminin Aşamaları

Detaylı muayene sonrasında diş beyazlatma işlemine geçilir. Beyazlatmada anestezi uygulanmaz. Acısız bir işlemdir. İşlem şu basamaklardan oluşur;

  • Polisaj – Diş yüzeyinin yemek artıklarından, küçük yüzeysel lekelerden temizlenmesi işlemidir. Özel macun kıvamında maddeler diş yüzeyine sürülerek dişler, ucunda fırça olan bir aletle fırçalanır.

    diş beyazlatma - polisaj
    Beyazlatma öncesi polisaj işlemi.
  • Başlangıç Renginin Kaydedilmesi – Polisaj işleminden önce yada sonra dişlerin başlangıç renkleri kaydedilir. Böylece aradaki fark kolayca görülür hem de ilerdeki zamanlarda bir renk değişikliği olursa bunun derecesi daha iyi anlaşılır.

    diş beyazlatma - renk seçimi
    Renk cetveli ile başlangıç renginin kaydedilmesi.
  • Dil ve Dudakların Dişlerden Uzaklaştırılması – Beyazlatma maddeleri, yanak, dudak, dil ve diş eti gibi yumuşak dokular üzerinde hasar verici etkiye sahiptir. Bu yüzden bu bölgelere temas etmemelidir. Bunun için yapılmış apareyler işlem öncesinde uygulanarak, kolaylıkla yumuşak dokuların dişlerden uzaklaştırılması sağlanır.

    diş beyazlatma - tooth bleaching
    Dil ve dudakların “ekartör” ile uzaklaştırılması.
  • Diş Eti Bariyeri – Beyazlatıcı ajanların olası diş etine sızmasını, temas etmesini önlemek için diş etlerine ışıkla sertleşen sıvı formda bir bariyer uygulanır. Bariyerin başarılı uygulanması çok önemlidir aksi halde diş etleri de geçici olarak beyazlar. Durum geçicidir ancak hastaları ürküten bir tablodur.
    diş beyazlatma - diş eti bariyeri - tooth bleaching
    Diş eti bariyeri, sıvı halde enjekte edilip ışınla sertleştirilince sızdırmaz bir hale geçen bir maddedir.

    diş beyazlatma - tooth bleaching - diş eti beyalaması - diş eti yanması
    Diş eti bariyerinin hatalı uygulanması sonucunda diş etinin de beyazlaması. Bu geçicidir ancak istenmeyen bir durumdur.
  • Beyazlatıcı Ajanın Uygulanması – Dil ve dudaklar uzaklaştırılıp, sağlam bir diş eti bariyeri uygulanıp dişler kurutulduktan sonra artık güvenle beyazlatma ajanı uygulamasına geçilebilir. Aslında işin en basit basamağı budur. Beyazlatıcı madde dişlerin üzerine sürülerek beklenir. Üretici firmanın tavsiyesine göre değişmekle birlikte, bu süre seans başına yaklaşık 20 dakikadır. Süre boyunca hekim hastanın yanından ayrılmaz; işlemi sürekli takip eder, dil ve dudakları kontrol eder, olası bir aşırı hassasiyet durumuna bağlı olarak seansı sonlandırabilir. Bazı markalarda, beyazlatma ajanının daha hızlı etki etmesi için bir ısı kaynağı gerekir. Bu ısı genellikle bir ışık kaynağından sağlanır. Ancak son araştırmalara göre, ışıkla beyazlatmanın ışıksız beyazlatmaya göre bir farkı bulunmamıştır. Toplumdaki genel kanı, mavi ışığın lazerle beyazlatma olduğu yönündedir ki bu son derece yanlıştır. Etkili olması için dalga boyu ayarlanmış bu yüzden mavi olan normal bir ışıktır. Lazer değildir. Gerçek lazerle beyazlatma ise, rutin olarak kullanılmayan bir işlemdir.
diş beyazlatma - beyazlatma ajanı uygulaması
Beyazlatma ajanının diş yüzeyine uygulanması. Görüldüğü üzere, ekartör dil ve dudakları ortamdan uzaklaştırırken, diş eti bariyeri diş etini korumaktadır. Renkler markaya göre değişebilir.
diş beyazlatma - bleaching - lazer
Beyazlatma ajanını aktive etmek için ışık uygulaması. Bu ışık lazer değildir
  • Temizleme ve Kontrol – Seans bitiminde, dişler su ile yıkanır, gerekli görülürse duruma göre yeni bir seans hemen yada bir kaç gün sonra tekrarlanabilir. Diş yapısı ve istenilen beyazlık derecesine göre çoğunlukla 2-6 seans uygulama yapılabilir. İşlemler bitince bitiş rengi de kaydedilir. Dişlere hassasiyeti minimuma indirmek için flor jel uygulanabilir, bu daha çok hekim tercihidir. Diş etleri için de E vitamini uygulanabilir.  Sonraki saatlerde hassasiyet olma ihtimali varsa ağrı kesici reçete edilebilir. Hastaya dikkat etmesi gereken şeyler, örneğin bir süre kahve içmemesi söylenir. Ev tipi beyazlatma uygulanacaksa, o şekilde tedavi devam eder. Uygulanmayacaksa, beyazlatma işlemi bitmiş olur ve hekim hastasını sonraki haftalarda kontrole çağırır.

Ev Tipi Diş Beyazlatma

Ev tipi diş beyazlatmanın amacı, ofis tipi beyazlatma ile elde edilen rengin daha doygun ve daha uzun süreli olmasını sağlamaktır.

Yani, 6 ayda bir 2-3 gün süreyle günde 4 saat ev tipi beyazlatma kullanılması halinde dişlerin rengi geriye dönmeyecektir denilebilir.

Ev tipi beyazlatma ilk 2 hafta hergün günde 3n az 4 saat uygulanmalı sonrasında ise 6 ayda bir uygulanmalı. Bu protokol hekimin kullandığı markaya göre değişebilir ama genellikle böyledir.

Ofis tipinden farklı olarak, ev tipi beyazlatma çok daha basit bir işlemdir. Tüm aşamaları hastanın kendisi uygular. Dişlere uyumlu şeffaf plakların içine beyazlatıcı ajanlar sürülerek belli süre tutulur. Genellikle yemek yiyilmediği için gece uyurken tercih edilir.

Eğer ev tipi beyazlatma, ofis tipini takiben yapılıyorsa zaten hekim, hastasına gerekli her şeyi anlatacaktır.

Ancak burada çok önemli olan bir detay vardır. Ev tipi beyazlatmayı internetten alıp uygulamak son derece yanlıştır. Öncelikle bir diş hekimine muayene olup, yazıda belirttiğimiz kriterler hekime danışıldıktan sonra ev tipi beyazlatma uygulanabilir. Aksi taktirde yine yukarıda saydığımız diş etinin de beyazlaması, diş etinin yanması, aşırı hassasiyet gibi şikayetlerin görülmesi kaçınılmaz olur.

diş beyazlatma - ev tipi beyazlatma
Ev tipi beyazlatmada, kişiye özel hazırlanan şeffaf plaklar içerisine beyazlatma ajanları sıkılarak dişlere uygulanır.

Endo Bleaching ( Kanal Tedavili Dişlerin Beyazlatılması )

Kanal tedavisi uygulanmış dişlerde belli sebeplere bağlı olarak zamanla renkleşmeler görülebilmektedir. Özellikle ön bölge dişlerinde bu durum estetik olarak büyük bir sorun yaratmaktadır. Bu gibi durumlarda sadece sorunlu dişe beyazlatma yapılarak sorun çok basit bir şekilde çözülebilir.

* Kanal tedavili dişlerin neden renkleştiğiyle ilgili detaylı bilgileri “Kanal Tedavisi Hakkında Her Şey” adlı yazımızda öğrenebilirsiniz

kanal tedavili dişte beyazlatma - endo bleaching
Kanal tedavili ön bölge dişleri içlerine enjekte edilen beyazlatma ajanları ile hızlıca beyazlatılabilir.

İşlem, kanal tedavili dişin içerisine 1-2 hafta süreyle duracak şekilde beyazlatma ajanı uygulanması şeklinde gerçekleşir. Daha sonra dişin içi beyazlatma ajanından temizlenerek kalıcı dolgusu yapılır.

kaanl tedavili dişte beyazlatma - endo bleaching
Tek dişe uygulanan beyazlatmanın öncesi ve sonrası.
***

Diş Beyazlatma Hakkında Merak Edilenler

* Ağrısız Acısız Beyazlatma Mümkün mü ? 

Evet mümkün.

Hatta işlemler yukarıda detaylıca belirtilen şekilde yapılırsa hemen hemen tamamen acısız geçmektedir. Bazı hastalarda ağrı kesici kullanmayı bile gerektirmeyecek çok hafif bir sızlama olabilir, o da istenmezse bir ağrı kesici (minoset, apranax, catafalam, asprin v.b. ) ile şikayetler minimuma indirilir.

Ben kendime de yaptırdığımda hiç sızlamam olmadı. Bu biraz da sanırım bünye ile alakalı bir durum. Geçen yaz bir hastam ikinci seansı yaptıramamıştı. O kadar sızlamıştı. Genellikle çoğu kişide beyazlatmada sızlama olmaz.

* Beyazlatma Dişlere Zarar Verir mi ?

Hidrojen peroksit ‘in dişin sert dokuları olan mine ve dentinde mineral ve kalsiyum kaybına sebep olabileceği bazı araştırmalarda belirtilmiştir. Fakat bazı araştırmacılar da bunun bir kaç hafta içinde geri dönebilir ve klinik açıdan önemsiz bir kayıp olduğunu belirtmişleridir.

Uygun teknik ve malzemelerle yapılan beyazlatma zarar vermez.

Diş beyazlatmanın zararı ancak uygun olmayan tekniklerle yapıldığında mümkün olabilir.

Mesela; işlemden sonra en az 24 saat renkli şeyler yiyip içmemeye dikkat edilmelidir. Hekim bu işte yeterli bilgi sahibi olmalı ve tekniği kusursuz uygulamalıdır.

* Evde Diş Beyazlatma Yöntemleri Nelerdir ?

Malesef bu konuda iyi şeyler söylenemez. Haber sitelerinden, dergilere kadar her yerde o kadar çok kulaktan dolma bilgi var ki bunların neredeyse tamamı yanlış hatta diş sağlığına zararlı bilgilerden oluşmaktadır.

Tuz ruhu, karbonat, limon, beyazlatma pastası v.b. gibi teknikler faydadan çok zarar vermektedir. Örneğin limon sıkılmış karbonat diş yüzeyini ileri derecede aşındırarak beyaz görüntü verebilir ancak sonrasında yapısı bozulan mine tabakası hızla renkleşecek ve hatta parlaklığını yitirecektir.

Beyazlatma ile ilgili en doğru yöntem bir diş hekimine danışmaktır.

* Kalıcı Diş Beyazlatma Mümkün mü ?

Kalıcı diş beyazlatma kullanılan teknik ve hasta ile ilgilidir.

Teknik olarak benim uyguladığım ve en güncel olan işlem şu şekildedir;

Diş taşı temizliği, polisaj, 4 seans ofis tipi, ev tipi beyazlatma uygulaması.

Bu şekilde bir beyazlatma yapılır ve hasta da dikkat ederse diş beyazlatma, 4-6 ayda bir ev tipi uygulandığı müddetçe kalıcı olacaktır.

İşlemlerinden sonra şayet hastanın aşırı çay, kahve, sigara, alkol gibi alışkanlıkları varsa yada  ağız hijyeni iyi değilse yaklaşık bir yıl içinde beyazlama etkisi yok olabilir.

Kalıcı diş beyazlığı teorik olarak ev tipi beyazlatma ile mümkündür.

Kişinin aşırı çay, kehve, alkol gibi alışkanlıkları yoksa ve diş hekimi kontrolü altında ise hekim gerekli yerlerde ev tipi beyazlatmayla da takviye ederek kalıcı bir beyazlık sağlanabilir.

Bazı hastaların alışkanlıkları o kadar iyi ve diş yapısı o kadar uygun olur ki, sonraki süreçte başka hiç bir işleme gerek kalmadan kalıcı beyazlık devam eder.

* Lazerle Diş Beyazlatma Nasıl Yapılır ?

Yukarıda “beyazlatıcı ajanın uygulanması” başlığında belirttiğim gibi, insanların lazer sandığı mavi ışık aslında normal bir ışıktır ve beyazlatıcı maddenin ısısını artırmak suretiyle daha hızlı etki etmesini sağlamak haricinde bir işlevi yoktur.

Yani o mavi ışık olmadan da aynı etki sağlanabilmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, mavi ışığın herhangi bir etkisinin bulunmadığını, bunun daha çok bir pazarlama tekniği olduğunu belirtmişlerdir. Elbette bu araştırmalara güvenmeyen hekimler de vardır ancak genel kanı bu yöndedir.

Gerçek lazerle beyazlatma ise pek kullanılmayan ama var olan bir yöntemdir, onun detaylarına girmiyoruz.

* Beyazlatıcı Macunlar İşe Yarar mı ?

Bazı macunların içeriğindeki az miktarda karbamid peroksit/hidrojen peroksit maddeleri ve lekeleri gidermeye yardımcı olan aşındırıcı partiküller bir nebze beyazlatmaya yardımcı olabilir ama yine de pek işe yaramaz. Bu da bir pazarlama stratejisidir. Hele koyu renkli beyazlatma macunları tam bir yalandır, şöyle ki; fırçalarken görünen koyu renge göz alışır ve su ile çalkalayınca kişi dişlerinin beyazladığını düşünür oysa beyazlama yoktur. Hatta kusularında dahi bir süre sonra etkinin geçtiği yazar ki bu da zaten gözün alışma süresidir.

* Diş Beyazlatma Kanser Yapar mı ?

Kullanılan karbamid peroksit ve hidrojen peroksit maddelerinin, kansere sebep olan serbest radikalleri ortaya çıkarabildikleri bilimsel olarak kanıtlanmıştır ancak diş beyazlatma sırasında kullanılan maddeler hem kana yani vücuda karışmadığından hem de kansere sebep olacak kadar yoğun konsantrasyonda olmadığından güvenle kullanılmaktadır.

* Hamilelerde Diş Beyazlatma Yapılır mı ?

Hamile veya emziren bayanlarda işlem önerilmemektedir. Bunun sebebi zararlı olması değil, zararsız olduğunun hamilelerde test edilemiyor olmasındandır. Bu yüzden kaçınmak en garanti yoldur.

Diş Beyazlatma Fiyatları

Diş beyazlatma fiyatları klinikten kliniğe çok farklılık gösteriyor. Peki bu fiyat farkının sebebi nedir ? Marka mı, yöntem mi, seans sayısı mı, muhit mi, hekim tecrübesi mi, neye göre karar verelim ? Bu konu, bu başlığa sığmayacak kadar uzun olduğu için, yeni bir yazı ile diş beyazlatma fiyatları hakkında bilgi veriyorum.

İlgili yazı için aşağıdaki linke tıklayarak diş beyazlatma fiyatları hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Diş Beyazlatma Fiyatları

Diş Beyazlatma Yöntemleri

Birden fazla diş beyazlatma yöntemi mevcut. Bu başlık da başka bir yazının konusu.

Diş beyazlatma yöntemleri için aşağıdaki linke tıklayarak ilgili yazımı okuyabilirsiniz.

Diş Beyazlatma Yöntemleri

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Özel Osmaniye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Bakırköy – İstanbul
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

dis-kalp-asprin-antibiyotik-kullanimi-e1508926557649.jpg

Nisan 3, 2024 4

Kalp Rahatsızlığı Olanlarda Diş Tedavileri

kalp diş tedavi ilaç antibiyotik kan sulandırıcı
Kalp rahatsızlığı olan kişiler ilaçlarını ancak doktor kontrolüyle bırakabilirler.
Kalp rahatsızlıkları diş tedavileri açısından çok teknik ve detaylı bir konudur. Ancak temelde hastaları diş ile ilgili olarak alakadar eden iki durum kan sulandırıcı ve antibiyotik kullanımıdır. Diş şikayeti ile diş hekimine başvuran bir hastayı diş hekimi de en temel olarak bu iki durumu dikkate alarak değerlendirir.
Şimdi bunları tek tek değerlendirelim;

Kan Sulandırıcı Kullanımı ve Diş Tedavisi

Aspirin, Coumadin, Plavix gibi kan sulandırıcı (antiagregan) ilaç kullanan hastalardaki en temel problem kanamanın durmayacak olmasıdır. Bu şu anlama gelir; eğer diş hekiminiz size kanamalı bir işlem yapacaksa işlem öncesinde kan sulandırıcı problemi çözülmelidir. Aksi halde örneğin diş çekimi sonrasında yara yerindeki kan pıhtılaşmayacağı için kanama durmayacaktır.
Diş hekimleri kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların tedavilerini kalp doktorları ile fikir alışverişi (konsültasyon) yaparak gerçekleştirirler. Diş hekimi eğer gerek görüyorsa, kalp doktoruna yapacağı işlemleri anlatan bir yazı yazar, kalp doktoru da bu yazıya göre hastanın durumunu değerlendirerek kan sulandırıcıyı belirli bir süre kesebilir ya da alternatif ilaçlar verebilir.
Kan sulandırıcı kullanan hastalar kesinlikle ilaçlarını kendi kararlarıyla kesmemelidir. Bu durum sağlık açısından sorunlar yaratabilir. Ayrıca kanama sorunu olmayacak tedavilerde kan sulandırıcı ilaçları kesmeye gerek olmayabilir. Bunun kararını diş hekimi ve kardiyolog birlikte vermelidir.

Antibiyotik Kullanımı

Stent operasyonu geçirmiş, kalp kapağı rahatsızlığı bulunan ya da kardiyolog tarafından işlemler öncesinde antibiyotik kullanması yönünde karar verilen hastalara “antibiyotik proflaksisi” adı verilen koruyucu bir tedavi uygulanır.
Bu proflaksi yine kan sulandırıcıda olduğu gibi diş hekimi ve kardiyolog arasındaki konsültasyon sonucunda uygulanır.
İşlemin amacı, diş tedavisi sırasında ya da sonrasında olası bir enfeksiyondan hastayı korumaktır. İşlemden önce antibiyotik almış hastanın kanındaki antibiyotik, kana karışması olası mikroorganizmaları yok edecek böylece bu mikroorganizmaların sebep olabileceği durumlardan da korunulmuş olacaktır.
Diş hekiminin yapacağı her işlemden önce antibiyotik kullanmaya gerek yoktur. Bazı tedaviler antibiyotik kullanımı gerekmeden de rahatlıkla yapılabilir. Örneğin; basit dolgular, diş beyazlatma, lamine uygulaması v.s.
Antibiyotik proflaksisinin gerekip gerekmediği mevzusu son yıllarda tartışılan bir konudur. Bazı hekimler çoğu zaman antibiyotik kullanımına gerek görmezken bazıları bunun tersine davranır. En doğrusu kardiyolog ve diş hekimi ortaklaşması ile en doğru kararı vermektir.
Not: Bu yazıdaki antibiyotik kullanımı sadece kalp rahatsızlığı olan özel durumdaki kişileri ilgilendirir. 
Detaylı bilgiler için ;
http://kalbinisev.org/2011/11/kalp-hastaliklarinda-dis-mudahalesi-oncesi-antibiyotik-kullanimi
sayfasını ziyaret edebilir,
ya da sorularınızı bana yöneltebilirsiniz.

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Özel Osmaniye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Bakırköy – İstanbul
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici





Acil Durumlar için

Bizi Arayın

Acil durumlar, şiddetli ağrılar gibi durumlarda bizi arayarak randevuya gerek kalmaksızın gelebilirsiniz. Yatalak hastalar için evde tedavi hizmetimiz mevcuttur.


ACİL DURUMLAR

Telefon
0553 888 54 44



EVDE TEDAVİ HİZMETİ

Telefon
0553 888 54 44



Bizi Takip Edin

Sosyal Medya Hesapları

Sosyal medya hesaplarımız üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.



All rights reserved. © 2026
Özel Serdar Ekici Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Ltd. Şti.
Webmaster

blank