< BU SAYFA YAPIM AŞAMASINDADIR >

YAZILAR & HABERLER

Ağız ve diş sağlığı hakkında detaylı yazılarımıza göz atabilirsiniz.



Mart 30, 2020 23


Kliniğimizde dental implantlarla ilgili tüm tedaviler yapılabilmektedir.
Tek diş eksikliği, çoklu diş eksiklikleri, tam çene implantlı tedaviler, implant üzeri hareketli protezler, all on four konsepti, sinus lifting gibi tedavileri kliniğimizde yaptırabilirsiniz.

İmplantların cerrahi uygulamaları çene cerrahisi uzmanı Sn. Dr. Edip Özden tarafından, implantların üzerindeki diş ve protezler ise bendeniz Serdar Ekici tarafından yapılmaktadır.
Çalıştığımız dental laboratuvarları özenle seçmekteyiz.

Kullandığımız implant markası üst seviye bir marka olan Osstem ‘dir.
İmplantlar Osstem firması tarafından ömür boyu garantilidir.

İmplant planlamaları muayene ve röntgen olmadan yapılamaz. Bu çok yanlış yönlendirmelere sebep olabilir.
İmplantlarla ilgili detaylı bilgi almak ve ücretsiz muayene olmak için bizi ziyaret edebilirsiniz. Kliniğimizde panoramik röntgen hizmeti mevcuttur.
Bize 05538885444 nolu telefondan ulaşabilirsiniz.

Dilerseniz aşağıdaki detaylı yazılardan implantlarla ilgili detaylı bilgiler alabilir ve sorularınızı sorabilirsiniz.

İmplant Nasıl Yapılır ?
İmplant Fiyatları
En İyi İmplant Markaları

Diş Hekimi Serdar Ekici


Mayıs 10, 2019 4
diş beyazlatma fiyatları
Yukarıdaki fotoğraf diş beyazlatma işlemi yapılan kişiden, işlemden önce ve sonra olmak üzere aynı ışık koşullarında çekilmiştir.
Diş beyazlatma fiyatları en merak edilen ve hastalarım tarafından sorulan sorulardan biri. Telefonla arayanların büyük bir kısmı, özellikle yaz aylarında diş beyazlatma fiyatları soruyorlar.
Ben de bunu bir yazıyla anlatmak ve akıldaki soruların cevaplarını vermek istedim.
Tedavi fiyatlarında açıkçası Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) fiyatları pek uygulanmıyor ama yine de TDB ‘nin belirlediği fiyatları paylaşarak başlayalım.
TDB ‘nin belirlediği 2019 fiyat tarifesine göre diş beyazlatma ücreti KDV dahil;
Diş Beyazlatma ( Tek Diş ) Seans Başı 130 TL,
Diş Beyazlatma Tek Çene (Malzeme Hariç) 765 TL ‘dir.
TDB ‘nin fiyat tarifesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Diş Beyazlatma Fiyatı Neye Göre Belirleniyor ?

Kliniklerdeki farklı diş beyazlatma fiyatlarının temel sebepleri seans sayısı, ev tipi beyazlatma ve kullanılan jelin markasıdır.
Bir de fiyatı artırmaması gereken ama yine de artıran sebepler var tabi. Bunlar kliniğin bulunduğu muhit, hekimin popülaritesi, kliniğin dekorasyonu gibi şeylerdir.
Aynı tedavi iki klinikte farklı fiyatlarda yapılıyorsa işte yukarıdaki sebeplerdendir denebilir.
Şimdi bu etkenleri tek tek açıklamaya çalışalım.

• Seans Sayısı

Diş beyazlatma işlemi seanslar halinde uygulanan bir işlemdir. Her seans 15-20 dk sürer ve kliniğe bir gelişte 2 seans birlikte yapılabilir. Her seans klinik için ayrıca maliyet demektir ve bu yüzden seans sayısı fiyata direk etki eder.
Seans sayısı diş beyazlatma fiyatını artırır.

• Ev Tipi Beyazlatma

Ofis tipi sonrasında ev tipi beyazlatma ile devam edilecekse bu da beyazlatmanın toplam fiyatını artıran bir faktör olacaktır.
Ev tipi beyazlatmada kişiye özel hazırlanmış beyazlatma plağı ve jeller verilir. Ofis tipi beyazlatmada kullanılandan daha az konsantrasyonda olan bu jelleri kişinin kendisi, hekimin direktifleri doğrultusunda plağa uygular ve dişlerine takar.
Ev tipi beyazlatmanın amacı, kazanılan beyazlığın daha doygunlaşması ve daha kalıcı olmasıdır.

• Diş Rengi ve Kişinin İsteği

Diş rengi ne kadar koyu tonlardaysa, beyazlaması için harcanacak seans sayısı o kadar fazla olur.
Bir de kişinin isteği önemlidir. Kimisi sırıtmayacak kadar doğal bir beyazlık yeterli derken kimisi film yıldızları gibi çok beyaz dişler isterler.
Dişleri ortalama bir renge getirmek kolaydır çünkü her seansta elde edilen açılma tonu aynı değildir ve ilk başlarda hızla beyazlarken sonra daha az açılmaya başlar.
Diş renginin kaç tona kadar beyazlayacağı fiyatı etkiler.
Burada şöyle bir nüans vardır. Malesef bazı hekimler hastaya uygun olmayan işlemler yaparak “dişiniz bu kadar beyazladı” diyerek olayı çarpıtabiliyorlar. Örneğin, genellikle 4 seans yapılması gereken işlem 2 seans yapılıyor. Ev tipi desteği uygulanmıyor ve ekstra işlemler için ücret talep ediliyor. Bunlar doğru şeyler değil.

• Hekim Tecrübesi

Diş beyazlatma hekim tecrübesiyle ilgili bir konu değildir. Yeni mezun olmuş bir diş hekimi ile meslekte 40 yılı devirmiş bir profesörün yapacağı beyazlatma işlemi aynıdır. Çünkü teknik ve malzeme bellidir.
Hekim tecrübesi tedavi sonucunu etkilemez ancak hekimin marka değeri fiyatı artırır.

• Kullanılan Beyazlatma Jeli

Diş beyazlatma fiyatını direkt etkiler gibi görünse de aslında ucuz beyazlatma jelleri ile dişler istenen düzeyde beyazlamayacağı için kliniğe ters oranda bir maliyet oluşturacaktır. Beyazlatma jelinin fiyatından kaçarken, hastaya daha fazla seans yaparak zarar da edilebilir.
Ancak, jelin kalitesi ve güvenilirliği hasta ve hekim konforunu etkiler. İyi malzeme daha hızlı ve daha güvenli sonuç verir.
Piyasada dünya çapında kullanılan belli başlı markalar vardır. Hekimler bu markaları kendi tercihlerine göre seçebilirler ancak uçarı davranmak başta da dediğim gibi kar ettirir gibi görünse de zarardır.
Kullanılan malzemelerin hekime ve kliniğe maliyeti artıkça işlemin ücreti de artacaktır.

• Lazerle Diş Beyazlatma

Lazerle diş beyazlatma diye anlatılan şey aslında lazer değildir. Sadece mavi bir ışıktır. Bu ışık işlemi hızlandırır ama daha fazla hassasiyet yapar ve ileride diş rengi daha hızlı şekilde geriye döner.
Güncel tekniklerde artık bu mavi ışık kullanılmamaktadır.
Yani lazerle diş beyazlatma bir reklam stratejisidir.

• Kliniğin Bulunduğu Muhit

Diş beyazlatma fiyatları her muhitte aynı değildir. Örneğin aynı marka ve aynı teknikle yapılan beyazlatmada Nişantaşı fiyatı ile Esenler fiyatı farklıdır.

Peki bu kadar kriter içinde neye göre karar vermeliyiz ?

ev tipi diş beyazlatma
İşleme ev tipi beyazlatmanın eklenmesi taplam fiyatı artırıcı bir etkendir.
** Göz Atın : Diş Beyazlatma Nasıl Yapılır ?

Neye Göre Karar Vermeli ?

Diş beyazlatma işlemi yaptırmaya karar vermiş bir kişi hekim/klinik seçerken şunları değerlendirmelidir.
• Hasta memnuniyeti > Bunun için google yorumları, daha önce oraya gitmiş kişiler, sosyal medya gibi araçlarla fikir edinilebilir.

Kliniğimiz hakkında yapılmış Google yorumlarına göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

• Kliniğin genel görünümü > Merdiven altı diye tabir edilen, bakımsız, kirli, düzensiz klinik yada klinik süsü verilmiş yerlerden uzak durmak gerekir. Son dönemlerde kuaför salonlarında da yapıldığını görüyoruz. Bu gibi yerlerden uzak durmak gerekir diye düşünüyorum.
• Seans sayısı > Bu önemlidir. Hekim size kaç seans beyazlatma yapacak ? 2 mi, yoksa beyazlayana kadar mı ? Seans sayısı sınırlaması olmayan klinikleri tercih etmek gerekir. Evet sizin dişleriniz 2 seansta da beyazlayabilir ama bunun bir sınırı olmamalı.
• Fiyat > Tabi ki en önemli kriterlerden biri işlemin fiyatıdır. Zaten bu yazıyı bunu araştırırken buldunuz 🙂
Şu an İstanbul ‘da, 2018 için diş beyazlatma fiyatları 500 -3000 tl arası değişmektedir. Gördüğünüz gibi arada uçurum var. Maalesef özel sektör 🙂

Diş Beyazlatmayı Nasıl Yapıyorum ?

En güncel ve güvenilir teknikle yaptığım diş beyazlatmayı aşama aşama ve elimden geldiğince anlaşılır bir şekilde anlatmaya çalıştım. Aşağıdaki bağlantıyı kullanarak ilgili yazıyı okuyabilirsiniz.
Merak ettiklerinizi, yazıda cevap bulamadıklarınızı sormaktan çekinmeyin. Yorumlardan bana ulaşabilirsiniz.

Nasıl Diş Beyazlatma Yapıyorum ?

İlgili Yazılar

* Diş Beyazlatma Hakkında Her Şey

Diş beyazlatma ile ilgili A ‘dan Z ‘ye her şeyi yazdığım, en çok merak edilenlere cevaplar verdiğim bu uzun yazıya göz atın. Nasıl yapılır, kimlere yapılır, kimlere yapılmaz gibi soruların cevaplarını öğrenmek için aşağıdaki linke tıklayarak yazıyı okuyabilirsiniz.
Diş Beyazlatma Hakkında Her Şey

* Diş Beyazlatma Yöntemleri

Diş beyazlatma için hangi yöntemler kullanılıyor ? Ofis tipi, ev tipi, limon ve karbonat, lezer, aşındırma, porselen kaplama gibi yöntemler ve bunların nasıl yapıldığı ile ilgili yazım için de aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

Diş Beyazlatma Yöntemleri

Yasalar gereği internet ortamından direk olarak fiyat veremiyoruz.
Fiyatlar ve tedaviler hakkında bilgi almak için aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilir, beni arayabilir ya da whatsapp ‘tan mesaj atabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Osmaniye Diş Kliniği, Bakırköy
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici


Nisan 8, 2019 1

blank

Diş Beyazlatma
Güvenli, Ağrısız ve Kalıcı Beyazlık

Merhaba,
Bu yazıya büyük ihtimalle Google ‘daki reklamlardan ulaştınız.
Sizlere kliniğimizde diş beyazlatmayı nasıl uyguladığımızı anlatacağım.

Uyguladığımız diş beyazlatma tekniği, en güncel ve en etkili tekniktir.
Bu işlem sonrasında dişleriniz maksimum beyazlığına kavuşmuş olur.
İşlemden sonra hassasiyet yok denecek kadar azdır.
Dişlerinize aşındırma, kesme gibi işlemler uygulanmaz.
Ev tipi beyazlatma sayesinde kazanılmış beyazlık ileride kaybedilmez.

Şimdi teknik hakkında detaylı bilgilere geçelim.

1 > Öncelikle varsa diş taşları ve lekelerin temizliğini yapıyoruz çünkü diş beyazlatma ağız hijyeni iyi olmayan kişilerde yapılamaz.

Diş eti rahatsızlığı yoksa hemen beyazlatmaya geçilebilir.

Eğer diş eti ile ilgili bir rahatsızlık varsa öncelikle bunu tedavi etmek gerekiyor. Tek seansta bitirilebilecek bir tedavi ise bunun için ücret talep etmiyoruz. İşlem yaklaşık 30 dk sürüyor ve genellikle anesteziye gerek kalmayacak kadar acısız oluyor.

Diş eti tedavisinden sonra 1 hafta beklemek gerekiyor.
1 hafta sonrası için tekrar randevu oluşturuyoruz.

2 > 2. Randevuda diş beyazlatma işlemi başlıyor.
Her biri 20 dk süren 2 seans ofis tipi diş beyazlatma yapıyoruz.
Ofis tipi beyazlatma dişler üzerine beyazlatma jelini sürüp 20 dk beklemek şeklinde basit bir işlemdir.

40 dakika yani 2 seans beyazlatma yaptıktan sonra sonra ev tipi beyazlatmadan kullanacağımız plaklar için ölçü alıyoruz.
Ölçü işlemi yaklaşık 5 dk sürüyor.

* Ofis Tipi Beyazlatma Hakkında Her Şey

ve 3 gün sonrası için bir randevu daha oluşturuyoruz çünkü beyazlama aktivitesi dişler üzerinde jel olmasa bile 48 saat kadar devam etmektedir.

3 > Son randevumuzda tekrar 2 seans ofis tipi beyazlatma uyguluyoruz.
Bu son 40 dk beyazlatma sonrasında dişler maksimum beyazlığına ulaşmış oluyor. Daha fazla uygulama yapmak beyazlığı artırmıyor. Ofis tipi beyazlatma burada noktalanıyor.

2. Seansta aldığımız ölçülerden kişiye özel üretilen beyazlatma plaklarını ve ev tipi beyazlatma için gerekli olan ev tipi beyazlatma jellerini teslim ediyoruz ve nasıl kullanılması gerektiğini anlatıyoruz.

* Ev Tipi Beyazlatma Hakkında Her Şey

Böylece beyazlatma işlemi bitmiş oluyor.

Diş Beyazlatma Hakkında Merak Edilenler

Sızlama, Hassasiyet : Kullandığım WhitnessHp markalı beyazlatma jeli sayesinde işlem sırasında ve sonrasında çoğu hastamda neredeyse hiç sızlama olmuyor.

Lazer Uygulaması : Benim uyguladığım beyazlatma tekniğinde lazer diye bilinen (aslında laser değildir ) mavi aktivatör ışık kulanılmıyor. Son çalışmalar bu mavi ışığın işlem süresini kısalttığını ancak hassasiyete neden olduğunu ve beyazlıktaki geri dönüşün hızlı olduğunu söylüyor.

Beyazlığın Kaybedilmesi : Ev tipi beyazlatma 6 ayda bir 3 gün süreyle günde 4 saat kullanıldığı müddetçe diş beyazlığı korunur. Tabi ki bunun için aşırı kahve, çay, sigara, alkol gibi alışkanlıklar olmamalı. Aşırıya kaçmadan tüketilebilir.

Ev Tipi Beyazlatma Jelleri : Sizlere teslim ettiğimiz jeller 1,5 yıl kadar kullanmanıza olanak sağlamaktadır. Bittiği zaman internetten ya da bizlerden temin edebilirsiniz.

İşlemin Diğer Kliniklerden Ne Farkı Var ?

1 – Kullandığımız beyazlatma jeli en popüler ve kaliteli markalardan biri olan WhitnessHp ‘dir. Bu markada etkin beyazlatmaya karşın hassasiyet minimum derecededir.

2 – Lazer diye bilinen mavi ışığı kullanmıyoruz çünkü mavi ışık beyazlatıcı jelin aktivitesini hızlandırarak 20 dk ‘lık işlemi 13-15 dk ‘ya indirmekte ve hızlı beyazlama sağlamaktadır. Bu durum fazla hassasiyet ve ileri dönemde kazanılan beyazlığın daha çabuk yitirilmesine yol açmaktadır.

3 – Çoğu diş kliniğinde 2 seans beyazlatma yapılıyor. Bu yukarıda anlattığım 20 dk ‘dan toplam 40 dk beyazlatmadır. Aslında tek seanstır ve pek beyazlama etkisi görülmez. Hastalarımızın çoğu etkiyi 2. randevudan sonra gördüklerini belirtmektedir ki zaten bilimsel çalışmalar da bunu göstermektedir.

4 – Genellikle kliniklerde diş taşı temizliği ve ev tipi beyazlatma için ayrı ayrı fiyatlar verilmekte ve işlem ücreti artmaktadır. Diş beyazlatma bir konsept olduğu için temizlik ve ev tipi beyazlatmayı ayırmadan, ideal bir işlem uyguluyoruz.

5 – Eğer ciddi bir diş eti rahatsızlığı yoksa 2 randevuda yani 4 gün içerisinde bütün işlemi bitirmiş oluyoruz.

6 – Ev tipi beyazlatma plakları ve koruyucu kaplar yanında 2 tüp ev tipi beyazlatma jeli veriyoruz ve tavsiye ettiğimiz gibi kullanırsanız yaklaşık 2 yıl jel almanıza gerek kalmıyor.

Diş Beyazlatma Fiyatı

Yasalar gereği internet ortamında tedavi fiyatları veremiyoruz ama uygun fiyatlı olduğundan emin olabilirsiniz 🙂

Fiyat bilgisi için,

05538885444 ‘ten arayabilir,
Whatsapp ‘tan yazabilir,
dt.ekiciserdar@gmail.com ‘a mail atabilir,
instagram.com/dt.serdare ‘den DM ile ulaşabilirsiniz.

Tüm merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlar bölümünden sorabilirsiniz.
En kısa zamanda cevaplayacağımdan emin olunuz.

Görüşmek üzere.

İlgili Yazılar;

> Diş Beyazlatma Hakkında Her Şey

> Diş Beyazlatma Teknikleri

> Diş Beyazlatma Yaptıranların Yorumları

Diş Hekimi Serdar Ekici

agiz-gargaralari.jpg

Aralık 28, 2018 3
ağız gargaraları nasıl kullanılır - hangi ağız gargarasını seçmeliyim ?
Ağız gargaraları diş fırçasının ulaşamadığı bölgelerde temizliği amaçlar.

Ağız Gargaraları Rehberi

Ağız Gargarası Nedir ?

Ağız gargaraları, diş fırçalama sırasında diş fırçasının temas etmediği bölgelerde de temizlik sağlamak amacıyla üretilen, özel içeriklere sahip sıvılardır.
Sadece ağız gargarası kullanmak dişleri temizlemez.
İçerik olarak çok farklı tipte ağız gargaraları olsa da temelde hepsi aynıdır. Bazılarında diş eti için yazar, kimisinde florür yazar, kiminde tam koruma yazar. Bunlar tüketici için kafa karışıklığı oluşturmaktadır.
Ağız gargarası seçiminde en önemli olan kriter ne için kullanılacağıdır.
Çoğu gargaranın içerdiği etken maddeler hemen hemen aynı olsa da, bazıları ağız kokusuna, bazıları dişleri güçlendirmeye, bazıları diş etlerini iyileştirmeye yönelik özel formüller içerirler. Seçim yaparken de buna uygun özellikte bir ürün tercih etmek gerekiyor.
Market reyonlarındaki onlarca üründen hangisini seçeceğinize karar vermekte zorlanıyorsanız diş hekiminize danışarak tavsiye alabilirsiniz.
Alkole dikkat !
Ağız gargarası içeriğinde alkol ihtiva etmesi son yıllarda tartışılan bir konudur. Çoğu gargaranın içinde alkol vardır ancak artık alkollü içerikler tavsiye edilmemektedir.
Çocuklu ailelerde, alkollü ağız gargarasının çocuk tarafından yanlışlıkla yutulması zarar verebilir.
Alkollü ağız gargaralarının aşırı kullanımında dişlerde lekelenmeler oluştuğuna yönelik görüşler mevcut. Hassas bünyelerde alkol içeriği ağızda yanma hissi oluşturabilir.
Tavsiyem, alkollü gargaraların kullanılmaması yönündedir. Neredeyse tüm markaların alkolsüz gargaraları var. Alkolsüz olanları tercih etmek gerekir.
ağız gargaraları seçimi nasıl yapılır
Ağız gargaraları seçiminde kararsızsanız hekiminize danışabilirsiniz.

Ağız Gargarası Kullanmak Şart mı ?

Bu konuda da değişik görüşler var.
Kimisi günlük kullanımın gerekli olduğunu, fırçanın ve diş ipinin değmediği dişler arsında kalan ara yüzeyler ile diş eti, damak, dil ve boğaz bölgelerinin ancak ağız gargarasıyla temizlenebileceğini savunuyor. Evet, bu doğru.
Kimisi flor eksikliği bulunan yani flora besinlerle, süt ile, su ile her neyse bir şekilde ulaşamayan ve özellikle de diş çürüğüne meyilli çocuk ve gençlerde ağız gargarası kullanımının şart olduğunu savunuyor. Flor sayesinde diş yapısı güçleniyor ve haliyle çürüklere karşı da daha güçlü oluyor. Evet, bu da doğru.
Kimisi de ağız gargaralarının gerekli olmadığını en azından şart olmadığını savunuyor. Dişlerini düzenli fırçalayan, düzenli diş ipi kullanan, beslenmesine dikkat eden ve rutin diş hekimi kontrollerine giden bireylerde ağız gargaralarının pek de gerekli olmadığını söylüyorlar. Evet, bu da doğru.
Hepsine doğru dedik. Ağız gargarası kullanalım mı kullanmayalım mı ?
Ağız kokunuz var mı ? Dişleriniz çürüğe meyilli mi ? Diş etleriniz genelde hassas ve zayıf mı ?
Bunlardan biri veya bir kaçı varsa evet ağız gargarası kullanmak iyi olabilir.
Dişlerinizi düzenli ve doğru teknikle fırçalıyor, diş ipi kullanıyor ve düzenli diş hekimi kontrollerine gidiyorsanız ve bunların yanında ağız kokusu gibi şikayetiniz yoksa ağız gargarası şart değildir.
ağız gargarası nasılkullanılır ? - hangi ağız gargarasını almalıyız ?
Ağız gargarası ancak doğru teknikle kullanılırsa faydalı olabilmektedir.

Hangi Ağız Gargarasını Almalıyız ?

Piyasadaki iki büyük ve meşhur marka olan Listerine ve Oral- B ağız gargaraları üzerinden örnek vermeye çalışayım;
Her iki markanın da beyazlatıcı, hassasiyet giderici, alkolsüz ve total bakım adı altında en çok satan 4 ürünü var. Bunlardan hangisini seçelim ?
Ağız gargaraları dişleri beyazlatmaz. Diş beyazlatma işi macunla fırçalamayla olacak iş değil. Diş hekimi tarafından ofis ortamında uygulama yapılması gerekir.
Diş beyazlatma ile ilgili detaylı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
Hassasiyet giderici özellikler daha çok diş macunlarıyla çözülebilen bir sorundur ki hassasiyet şikayeti olan kişilerin öncelikle bir diş hekimine uğraması en doğru olandır.
Geriye total bakım ve alkolsüz kaldı. Yukarıda bahsetmiştik sebepleriyle birlikte alkolsüz tercih etmek gerekir demiştik.
O zaman geriye kalan; alkolsüz ağız gargarası seçmeliyiz. 
Peki hangi marka ? Hiç farketmez. Ucuz olan hangisiyse o.
Hangisi ucuzsa o ama Listerine, Oral-B ye nazaran ağız gargarası işinde daha yoğun çalışıyor gibi görünüyor. Oral-B ise neredeyse piyasanın en eskisi ve en büyüğü. Dediğim gibi fiyata bakınız 🙂

Ağız Gargarası Nasıl Kullanılır ?

Ağız gargarası şu şekilde kullanılır;
* Dişleri fırçalayıp, diş ipi ile arayüz temizliği yaptıktan sonra,
* Üreticinin belirttiği kadar ağız gargarasını (genellikle kapağı ile),
* Yutmamaya özen göstererek, mümkünse aşağıya bakacak olacak şekilde,
* 30-40 sn çalkalayınız ve 2-3 kere tükürünüz,
* Ağzınızı durulamayınız. 
* Mümkünse en az 30 dk bir şey yiyip içmemeye dikkat ediniz.

Aşağıdaki videoda nasıl kullanıldığını izleyebilirsiniz.

>> Şunlara da göz atın;

Diş Fırçası ve Diş Macunu Rehberi

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Osmaniye Diş Kliniği, Bakırköy
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

hamile-dis-tedavi.jpg

Aralık 27, 2018 47
hamile ve emzirenlerde diş tedavileri - gebelikte diş için antibiyotik kullanımı
Hamilelik ve emzirme dönemlerinde diş tedavileri için farklı protokoller uygulanmaktadır.

Hamilelikte Diş Tedavileri

 Sağlıkla ilgili her alanda özel bir yeri olan hamileliğin diş sağlığı ve tedavileri açısından da özel bir yeri var. Bu yazımızda sadece hamilelik çerçevesinde bazı diş tedavilerinden ve ilaç kullanımından bahsedeceğiz.
 Öncelikle söylenmesi gereken, hamilelik düşünen bir bireyin önceden ağız ve diş sağlığı ile tedbirler alması yaklaşımıdır. Bir diş hekimine muayene olup, hamilelik boyunca sorun çıkartması muhtemel durumlar incelenip tedavi edilirse ağız ve diş sağlığı açısından rahat bir hamilelik geçirilir.
Hamilelik döneminde, dişlerle ilgili olan bütün işlemler kadın doğum uzmanı ile görüşülerek uygulanır. En basit müdahalelerde bile kadın doğum uzmanından onay almak gerekir. Diş hekimi yapacağı işlemleri imzalı bir kağıda yazarak kadın doğum uzmanına gönderir, karşılığında ise durumla ilgili değerlendirme yazısı alır. Buna “konsültasyon” denir.
“İlk 3 ay , son 3 ay önemli ! “
Genel olarak hamileliğin ilk ve son 3 ayında, acil olanlar hariç, dental müdahalelerden kaçınmak gerekir. Hamilelik sonrasına ertelenemeyecek tedavilerin, görece güvenli olan 3-6 ay arasında yapılması daha uygundur diye kabul edilir. Bu durumun istisnası kadın doğum uzmanının görüşüdür. Bazı hamilelerde tedaviler güvenle uygulanabilirken, bazılarına asla izin vermezler.

Hamilelerde Diş Tedavileri Nasıl Yapılır ?

Hamilelikte uygulanacak diş tedavilerinin özel olmasının iki sebebi vardır;
Birincisi kullanılacak ilaçlar,
*Anestezik Maddeler: Diş hekimlerinin kullandığı anestezik maddeler çoğunlukla adrenalin içerir. Adrenalin kullanımı bazı hamilelerde uygun olmayabilir. Ayrıca kullanılan etken anestezik madde de bebek üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Bu gibi durumlarda adrenalin içermeyen ve hamilelerde kullanılmasında bir sakınca olmayan özel anestezik maddeler kullanılır.
*Antibiyotik ve Ağrı Kesiciler: Bütün ilaçlar “gebelik kategorisi” denilen bir sınıflama ile değerler alırlar. A, B, C, D ve X olarak ayrılan bu ilaçlardan A kategorisindekiler hamileler üzerinde güvenle kullanılabilirken, X kategorisi asla kullanılmamalıdır.
Hamile annenin kullanacağı bazı antibiyotikler bebeğin dişlerinde renkleşmelere sebep olur. Bazı antibiyotikler ise güvenle kullanılabilir. Ağrı kesiciler için de aynı durum söz konusudur.
Bu yüzden jinekolog kontrolü olmadan asla ilaç alınmamalıdır.
hamilelikte ilaç kullanımına bağlı diş renkleşmesi
Bir antibiyotik olan tetrasiklin, hamilelik döneminde kullanılınca bebeğin dişlerinde renkleşmelere sebep olabilir. Tıpkı bu yetişkinin annesinin yaptığı gibi..
İkincisi ise röntgen çekilememesidir.
Röntgen diş hekimlerinin en büyük yardımcılarındandır. Dişin kök yapısı, komşu dişler, kök çevresinde enfeksiyon varlığı, çürük tespiti v.s. bir çok durumda röntgene başvurmak gerekir.
Kanal tedavisi ve bazı dişlerin çekimi işlemleri röntgen olmadan yapılamaz. Bu gibi işlerde acil müdahale uygulanıp, tedavinin devamı gebelik sonrasına bırakılabilir.
Örneğin; ağrılı ya da apseli bir diş için kanal tedavisi düşünülüyorsa, dişin çürüğü temizlenip kanal tedavisine başlanarak geçici bir dolgu yapılır. Röntgen gereken ikinci seans ise gebelik sonrasına ertelenebilir. Bu ideal olan tedavi değildir ancak hamilelerde en iyisi bu şekilde davranmaktır.

Kanal tedavisinin nasıl yapıldığını öğrenmek için buraya tıklayınız.

Hamilelerde ise, bebeğin ışına maruz kalmaması adına mümkün olduğunca röntgen çekmemek gerekir. İlle de çekmek gerekiyorsa kurşun önlük ile çekilebilir, çünkü kurşun önlük radyasyonu geçirmez ve bebeği korumuş olur.
hamile dis tedavisi kursun onluk
Hamilelerden röntgen çekerken kurşun önlük kullanılması bebeği röntgen ışınlarının zararlı etkilerinden korur.

Hamilelikte Diş Çekimi

Hamilelikte diş çekimi şu şekilde yapılmaktadır;
Diş hekimi muayenesi sonucunda çekim için karar verilen diş için öncelikle jinekolog (kadın doğum uzmanı) ile konsültasyon yapılır.
Konsültasyon, diş hekiminin jinekoloja yapılacak işlem hakkında bilgi vermesi, jinekologun da bu işlemin uygun olup olmadığını kontrol edip onay vermesidir. Konsültasyon kaşeli ve imzalı olmalıdır.
Eğer diş çekimi konusunda bir engel yoksa, ilgili dişin çekileceği bölge lokal anestezi ile uyuşturulur ve diş çekimi yapılır.
Diş çekiminden sonra hızlıca iyileşme sağlanmalıdır. Aksi halde ağrı kesici ve antibiyotik kullanımı ihtimali doğar ki bu hamilelerde istenmeyen bir durumdur. Bu yüzden hekimin çekim sonrası dikkat edilmesi gerekenler diyerek anlattıklarına harfiyen uymak gerekir.
Hamilelikte diş çekimi için yapılan uyuşturucu iğne (halk arasında morfin) bebeğe zarar vermez.
Kadın doğum uzmanı diş çekimine izin vermezse;
dişin durumuna göre ağrıyı geçirecek müdahaleler yapılabilir. İlgili bölgedeki çürüğü temizlemek, ağrı kesici ilaçlar vermek, dişleri fırçalamak gibi..
Diş çekimi doğumdan sonraya ertelenir.

Hamilelikte Diş Ağrısı

hamilelikte diş ağrısı ve çözümü
Hamilelikte diş ağrısının tek çözümü bir hekime danışmaktır.
Hamilelikte diş ağrısı yaşayan kişiler öncelikle en kısa zamanda bir diş hekimine muayene olmalıdır çünkü erken dönemde çözülmeyen geçiştirilen şikayetler sonra mutlaka daha fazla ağrıya sebep olacaktır.
Hamilelerin diş ağrısını geçirmek amacıyla doktora danışmadan ilaç kullanmaları son derece yanlış ve tehlikelidir.
Dişler üzerine kolonya, alkol, asprin gibi şeyler uygulamak doğru değildir.
Gebelikte en güvenli ilaçlar ağrı kesicilerden “parasetamol” etken maddeli, minoset,parol gibi ilaçlardır. Bunun dışında hiç  bir ilaç doktora danışılmadan kullanılmamalıdır. 
Diş hekimine gidene kadar yapılacak şeyler maalesef kısıtlıdır.
Dişleri fırçalamak, tuzlu su ile gargara yapmak, soğuk kompress uygulamak gibi basit şeyler uygulanabilir.

Hamilelikte Diş Eti Rahatsızlığı

hamilelikte diş eti kanamaları şişmeleri
Hamilelikte değişen hormon seviyeleri ve yetersiz ağız hijyeni “gingivitis” rahatsızlığı olarak ortaya çıkar.
 Gebelik süresi boyunca değişen hormon seviyeleri, kusmalar ve mide bulantıları sebebiyle diş etlerinde “gingivitis”  adı verilen bir rahatsızlık görülür. Diş etleri şiş, kırmızı ve kanamalı bir haldedir. Zaten hamilelik öncesinde de ağız hijyeni iyi bir durumda değilse, hamilelik süresince daha fazla sorun çıkabilir. Bu yüzden hamilelikten önce ağız ve diş sağlığını iyi bir seviyeye getirmekte fayda vardır.
 Gebelik gingivitisinin tedavisi, varsa diş taşlarını uzaklaştırarak, hastanın dişlerini fırçalamasını sağlamaktan geçer. Eğer sabahları mide bulantısı sebebiyle fırçalama zor geliyorsa, ağız gargaraları kullanılabilir.

Hamilelikte Diş Çürüğü Artışı

 Hamilelikte dişlerin çürüdüğü, bunun sebebinin de bebeğin anneden kalsiyum çekiyor olduğu, toplumda yer etmiş yanlış bir bilgidir. Diş çürüğünün artmasının sebebi hamilelik değil kişinin şekerli beslenmesi, ağız hijyenini ihmal etmesi ve yukarıda anlattığımız diş eti şikayeti olunca kanamadan dolayı fırçalamadan çekinmesidir.
Ülkemizde hamilelik süresinde şekerli beslenme alışkanlığı vardır.
Şeker tüketiminin artması haliyle diş çürüğü riskini de artırmaktadır. Diğer yandan fırçalama eksikliği ve bir de fırçalarken mide bulantısı oluyorsa diş çürüğü ve diş eti rahatsızlığı kaçınılmaz olmaktadır.
Hamilelik sürecinde kusma da diş ve diş eti sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Kusma nöbetleri sırasında dişler aşırı asitli olan mide sıvısıyla karşılaşır ve diş minesi çözünür. Yumuşamış ve çözünmüş diş minesini korumak için mümkünse ağzı hemen çalkalamamak gerekir ki bu maalesef pek mümkün değildir.
Kusma atakları olan kişilere tavsiyemiz ağzı içindeki asitli ortamı dengeleyecek olan peynir ve yoğurt gibi bazik maddeleri tüketmeleri yönündedir.
 Gebelik öncesi diş hekimi kontrolü ve gebelik süresince de rutin kontroller iyi bir diş fırçalama alışkanlığı ile birleşince ağız ve diş sağlığı adına sorunsuz bir gebelik geçirilebilir.

Emzirenlerde Diş Tedavileri

Emziren kadınlardaki diş tedavileri hamilelere göre daha kolay olmaktadır.
Hamilelerde kullanılan ilaçlar, anestezikler, röntgenler v.s. önemliyken,
emziren kadınlarda önemli olan tek şey ilaçların süte geçip geçmeyeceği konusudur.
Bu bağlamda, emzirirken her türlü diş tedavisi yapılabilir. Diş çekimi, kanal tedavisi, dolgu, implant gibi işlemleri emzirme döneminde yaptırmakta bir sakınca yoktur.
Kişinin emzirme döneminde olduğunu diş hekimine belirtmesi gerekir çünkü kullanılacak ilaç ve anestezikler buna göre hekim tarafından seçilecektir.

Diş Tedavisinden Kaç Saat Sonra Emzirmeli ?

Genel olarak ben tedavilerimde, 2-3 saat sonra emzirilebileceğini hastalarıma söylüyorum. Diş hekimleri olarak bizim kullandığımız lokal anestezilerin çok az bir miktarı süte karışacak kadar metabolize olmaktadır. Bu haliyle bile bebeğe zarar vermeyecektir yine de garanti olsun diye 2-3- saat beklemek fazlasıyla yeterli olacaktır.
Emzirme öncesi bazı doktorlar sütün sağılması gerektiğini düşünürler. Bu kesin bir kural değildir. Sağılmasa da zarar vermez.
Emzirme döneminde yapılan diş tedavilerinde kaç saat sonra emzirilmelidir sorusuna cevaben,
genel olarak tedaviden 2-3 saat sonra emzirme öneriyoruz. Bazı hekimler ilk sütün sağılmasını önerirken, bazıları bunun gerekli olmadığını düşünürler.
Emzirme döneminde diş tedavileri yaptıran kişiler için en iyi yöntem şudur;
Diş tedavilerinden önce bebek emzirilmeli ve tedaviden 3 saat sonraya kadar emzirilmemelidir. İlk sütü sağmaya gerek yoktur zaten vücut tarafından lokal anestezik maddelerin büyük kısmı uygulandığı yerde yok edilmektedir. Kana karışan çok küçük bir miktarın da yine küçük bir kısmı ancak süte geçmektedir ki bu yok denecek kadar az bir miktardır.

Emzirirken İlaç Kullanımı

Diş ile ilgili tedavilerde kullanılan antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlar emzirme döneminde tıpkı hamilelikteki gibi farklılık gösterirler.
Anne sütüne geçmeyen veya minimum düzeyde geçen ilaçlar tercih etmek gerekir. Diş hekimi zaten hastanın emzirdiğini belirtmesi durumunda uygun ilaçları reçete edecektir.
Önemli : Emzirme döneminde, diş hekiminize danışmadan ilaç almayınız.

EK

Hamilelikte ağız ve diş sağlığıyla ilgili olarak Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) ‘nin yayınladığı bilgilendirici broşüre aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.tdb.org.tr/tdb/v2/yayinlar/TADS_Brosur/hamile.pdf

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Osmaniye Diş Kliniği, Bakırköy
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

dis-beyazlatma-yontemleri.jpg

Aralık 12, 2018 11
diş beyazlatma yorumları
Diş beyazlatma öncesi sonrası.  Fotoğraf aynı ışık koşullarında çekilmiştir.

Diş Beyazlatma Yaptıranların Yorumları

Diş beyazlatma (bleaching) yaptıranların işlemle ilgili çok çeşitli yorumları var.

Bir çok sitede de bu konuyla ilgili başlıklar var ancak hiç biri tam da konuyu anlatamıyor.

Yorumlarda en çok karşılaştıklarımız başlıklardan, rengin geri dönmesi, sızlama, ağrı, dişlerin aşınması, diş minesinin zayıflaması, evde diş beyazlatma, karbonat ve limonla bir takım işlemler, macunlar vs. vs. hepsi bu yazıda.

Öğrenciyken gittiğim nöbetlerle birlikte yaklaşık 10 yıllık mesleki tecrübemle hastalarımızın yorumlarını sizlerle paylaşacağım.

Diş Beyazlatma Öncesi ve Sonrası

Diş beyazlatma işleminin öncesi sonrasındaki farklar çoğu kişinin merak ettiği ve yorumlarda belirttiği konuların başında geliyor.

Yorumlara baktığımız zaman bazı kişiler inanılmaz bir farktan bahsederken bazıalrı hiç değişiklik olmadı gibi yorumlar yapıyor. Peki bu fark neden oluyor ?

Beyazlatma öncesinde lekeli, mat ve sarımtrak dişler sonrasında daha temiz, parlak ve beyaz bir hale gelmektedir.

İyi bir sonuç için; iyi hekim, iyi malzeme, eksiksiz ofis tipi uygulama, destekleyici ev tipi uygulama, mükemmel ağız hijyeni ve aşırı olmayan alışkanlıklar gerekiyor.

Diş beyazlatma işlemi öncesinde iyi olmayan ağız hijyeninin, sonrasında mükemmel bir seviyede olması gerekiyor. İşin en zor kısmı budur. Kişiye yıllardır sahip olmadığı bir alışkanlığı kazandırmak gerçekten çok zordur.

İşlemden önce kişinin aşırı çay, kahve, kola, sigara, alkol gibi alışkanlıkları varsa beyazlatma sonrasında bunları minimize etmek gerekiyor. Aksi halde etkili süre kısalıyor ve 1 yıl içerisinde tekrar eski haline dönüyor.

“Benim dişlerim hiç beyazlamadı.” diye yorum yapanların hepsinde yukarıda saydığım kriterlerlerde eksikler vardır. Hekim işi önemsememiş olabilir, hasta hiç bir şeye dikkat etmemiş olabilir. Açıkçası bu işlemlerde hekim hatası çok düşüktür. Genellikle sorunlar hasta kaynaklıdır.

Aşağıdaki fotoğrafta diş beyazlatma (bleaching) işlemi öncesi ve sonrası halini görebilirsiniz.

diş beyazlatma önce sonra
Diş beyazlatma öncesi ve sonrası.

 

Diş Beyazlatmada Ağrı ve Sızlama

Diş beyazlatma yaptıranların yorumlarında en çok duyduğumuz şey sızlama ve ağrı meselesidir.

Nasıl bir sızlama derseniz, dondurma yiyormuş gibi, soğuk bir şeyler içerken oluşan hassasiyet gibi bir şey..

diş beyazlatma sonrası ağrı
Diş beyazlatma sonrası, bünyeden bünyeye değişen şekilde hafif şiddette, geçici sızlamalar olabilir.

Açıkçası bu ağrı ve sızlama durumu bünyeden bünyeye değişiklik göstermektedir. Bazı kişilerde hiç sızlama şikayeti olmaz. Ne işlem sırasında ne  de sonrasında çoğu kişi  sızlama ya da ağrı şikayetiyle gelmez. Kimisi ise aşırı sızlama oldu der.

Peki sızlamanın çaresi var mı ?
Elbette.

Uygun teknik, kaliteli bir jel ve hekimin tavsiyelerine uymak şartıyla sızlama ya da ağrı hiç olmaz. Hadi hiç olmaz demeyelim de minimum olabilir diyelim.

Kalıcı Diş Beyazlatma

Yine diş beyazlatma yaptıranların daha doğrusu yaptırmayı düşünenlerin en çok merak ettikleri şey kalıcı diş beyazlatma konusudur.

Dişler ömür boyu beyaz kalabilir mi ? Ömür boyu.. Çok uzun zaman.
Peki maksimum ne kadar beyazlığı koruyabilir ?
Teorik olarak kalıcı olması mümkün ama nasıl ?

kalıcı diş beyazlatma
Tecrübeli bir hekim tarafından, bilinçli bir kişiye yapılan diş beyazlatma kalıcı olabilir.

Diş beyazlatma ofis ve ev tipi olarak 2 farklı şekilde uygulanır. Ofis tipi ve ev tipi. Ofis tipi hekim tarafından klinik ortamında uygulanırken; ev tipi kişiye özel üretilmiş plaklarla kişinin kendi kendine yaptığı uygulamadır.

İyi bir ofis tipi beyazlatmanın ardından, tekniğe uygun olarak ev tipi ile desteklenirse kalıcı beyazlatma mümkündür.

Ev tipi beyazlatma, ofis tipinden sonra, kişiye özel üretilen şeffaf plaklarla, kişinin kendi kendine, ilk 2 hafta her gün günde 4 saat, sonrasında ise 4-6 ayda bir 2-3 gün süreyle günde 4 saat uyguladığı beyazlatmadır.

Ofis ve ev tipi beyazlatmalar hakkında detaylı bilgiler için buraya tıklayarak ilgili yazıya gidebilirsiniz.

Diş Beyazlatma Zararlı mı ?

Diş beyazlatma ile ilgili yorumlarda beyazlatmanın zararlı olduğu, “mineyi incelttiği” söyleniyor. Bu doğru mu ?

Hem evet hem hayır. Nasıl mı ?

Diş beyazlatma zararsızdır; tecrübeli hekim, doğru teknik iyi malzeme ile.
Diş beyazlatma zararlıdır; tekniğe uygun olmayan, bilinçsizce yapılırsa.
Bunu biraz açıklayalım;

Bu işlemler basit gibi görünse de ciddi teknik bilgi ve işlem öncesinde detaylı muayene gerektiren bir uygulamadır.

Hastanın yaşı, ağız hijyeni, alışkanlıklar, diş eti durumu gibi etkenlerin tedaviye uygun olması gerekir. Yaş 16 ‘dan büyük, ağız hijyeni iyi, diş eti sağlıklı, aşırı çay,kahve, alkol alışkanlığı olmayan kişilere yapılabilir. Zararsız ve güvenlidir.

Özellikle kullanılan jellerin uygun şartlarda depolanmış, bilinen ve güvenilir markalar olması başarıyı önemli derecede etkileyen bir faktördür.

Ağız hijyeni kötü, küçük yaşta, aşırı alışkanlıkları olan, diş eti sağlıksız bir kişiye yapılmamalıdır. Yapılamaz da zaten.

Evde Diş Beyazlatma Yorumları

Net olarak söylüyorum. Evde diş  beyazlatma mümkün değildir.

Bu konuda yapılan tavsiyeler ve yorumlar evde diş beyazlatma teknikleri diye verilen tarifler çoğunlukla yanlış hatta zararlıdır.

Karbonat, limon, sirke, diş pastası gibi şeyler dişleri beyazlatmaz aksine çok zarar verir.

Karbonat ve limonla dişleri fırçalamada, limon diş minesini yumuşatır ve karbonat dişleri aşındırır böylece beyaz görüntü sağlanır ama kısa sürede eskisinden daha kötü bir hale gelir. Çürükler ve hassasiyetler başlar çünkü dişin en sağlam yapısı olan mine ortadan kalkmıştır.

evde diş beyazlatma
Evde diş beyazlatma diye verilen tariflerin neredeyse hepsi faydasız ve çoğu zararlıdır.

Çeşitli internet sitelerinde bu konuyla ilgili çok yazı ve video var. Çok güvenilir popüler insanların bile evde anında diş beyazlatma gibi tavsiyeleri var. Bunlara asla aldırış etmeyiniz.

Beyazlatıcı Diş Macunu Tavsiyesi

Beyazlatıcı diş macunu tavsiyelerinin de maalesef tamamı yanlıştır.

Bununla ilgili youtube da inceleme videoları bile var.Altlarında yüzlerce yorumlar..
İnsanlar neye inceleme videosu çekeceğine şaşırmış. Dişlerini fırçalıyor ve beyazladı diyor 🙂

Diş macunları dişleri beyazlatmaz.

Diş beyazlatıcı maddeler profesyonel şekilde, diş eti ve dile temas etmeyecek şekilde kullanılmalıdır.

Beyazlatıcı diş macunlarının içinde az miktarda beyazlatıcı etken maddeleri bulunur çünkü fazla konsantrasyonda jelin dokulara temas etmesi son derece zararlıdır. İşte bu yüzden çok az konstantrasyonda aktif madde içeren diş macunu dişleri beyazlatmaz.

Beyazlatıcı diş macunları, tıpkı ev tipi beyazlatmaki gibi var olan beyazlığın korunması için kullanılabilir.

Özellikle koyu renkli satılan beyazlatıcı macunlar bir illüzyona sebep olmaktadır. Dişlerinizi fırçalarken gördüğünüz ve gözlerinizin alıştığı koyu renkli alan, dişlerinizi durulayınca birden bembeyaz görünür.

Bir de internetten satılan pek duyulmadık beyazlatıcı diş macunu markaları vardır. Bunların içerisinde yukarıda bahsettiğim mineye zararlı ve aşındırıcı maddeler olabilir. Tavsiye etmiyorum.

beyazlatıcı diş macunu
Beyazlatma özellikli diş macunları dişleri beyazlatmaz ancak beyazlatma işleminden sonra koruyucu özellik gösterebilir.

Diş Beyazlatma Kanser Yapar mı ?

Diş beyazlatmada kullanılan beyazlatıcı jellerin dokuda kanserojen etkiler ortaya çıkarabildiği bilinmektedir. Bu nedenle işlemin bir hekim tarafından yapılması şarttır.

Diş beyazlatma işlemiyle ilgili de her şeyde olduğu gibi kanser yapar gibi yorumlar okuyoruz ama bu çok bilinçli yapılan şeyler değil.

Ofis tipi diş beyazlatmada, beyazlatma jelinin diş etine temas etmesini engelleyen koruyucu bariyerler ve hasta tarafından yutulmaması içinde sürekli çalışan emiciler kullanılır. Böylece jelin olası zararlı etkileri ortadan kaldırılmış olur.

Dişin içerisine nüfus edip etki gösteren beyazlatma jelinin ise vücuda bir etkisi olmadığı bilimsel çalışmalarda belirtilmiştir. Beyazlatma jeli diş içerisine girdikten sonra yapısı değişir ve zaten bu mekanizmayla beyazlatır. Yapısı değişip kararlı hale gelen jel zararlı değildir.

Lazerle Diş Beyazlatma ( Mavi Işık ) Yorumları

Lazerle diş beyazlatma diye bir şey aslında var ama bizim bildiğimiz gibi değil ve dünya çapında neredeyse hiç uygulanmıyor.

Peki bizim lazerle diş beyazlatma diye bildiğimiz (mavi ışık) nedir ?

lazerle diş beyazlatma
Lazer olmayan mavi ışıkla diş beyazlatma artık güncel olmayan bir tekniktir.

Sadece mavi bir ışıktır. Lazer değildir.

Eski jenerasyon diş beyazlatma jellerinde kullanılan mavi ışık ve ısı sayesinde jelin aktivitesi artmakta ve böylece daha kısa sürede beyazlatma tamamlanmaktaydı.

Yeni nesil jellerde ise artık mavi ışık kullanılmamaktadır zira bu ışık evet işlemi kısa sürede bitirmekte ancak buna bağlı olarak rengin geri dönüş zamanı da kısalmakta ve işlemden sonra sızlama ve ağrı artmaktadır.

Peki neden hala mavi ışık kullanılıyor ve hala lazerle beyazlatma reklamları yapılıyor.

Reklam ve algı. Hepsi bu.

Sonuçta halk arasında lazer diye ilgi çeken bir kelime yer etmiş durumda ve bu kullanılıyor.

Lazerle dolgu, lazerle implant, lazerle saç ekimi, lazerle estetik ameliyat vs. vs.

Diş Beyazlatma Kaç Gün Sürer ?

3 gün.

Şöyle ki; diş beyazlatma seansları arasında 48 saat olmalıdır çünkü dişlere uygulanan jelin etkisi, dişler yıkanıp temizlendiği halde klinikten ayrıldıktan sonra da devam eder.

Biz hastalarımızın 2. randevusunu 2-3 gün sonraya veriyoruz.

İlk gün ev tipi beyazlatma için plak ölçülerini de alıp, 2. randevuda plakları da teslim ediyor ve işlemi bitiriyoruz.

Ancak;

Eğer kişide diş eti problemleri, diş taşları ve lekeler varsa işlem uzuyor. Önce bunları tamamen ortadan kaldırmak gerekiyor.

Aşırı diş taşı ve diş eti rahatsızlığı durumunda, diş beyazlatmayı işini bir süre erteliyoruz.

Az diş taşı ve lekelerde ise bazen aynı seans bazen de 2 gün sonra işleme başlıyoruz.

ev tipi diş beyazlatma
Ev tipi diş beyazlatma, kazanılan rengin daha kalıcı ve doygun olmasını sağlar.

Diş Beyazlatmadan Sonra Sigara ve Yemek

Diş beyazlatmadan ne kadar sonra yemek yenebilir ya da maalesef ne kadar zaman sonra sigara içilir gibi soruları da çokça duyuyoruz.

Diş beyazlatmadan hemen sonra yemek yenilebilir, bir şeyler içilebilir ancak burada dikkat etmek gereken, dişleri renklendirecek şeylerden uzak durmaktır.

Vişne suyu, portakal suyu gibi meyve suları, kola, sigara, kahve, demli çay, şarap, alkollü içecekler, aşırı baharatlı yiyeceklerden mümkünse 1 hafta ya da en azından 2 gün uzak durmak gerekir.

Nasıl Diş Beyazlatma Yapıyorum ?

Diş beyazlatma isteği ile gelen hastamızın öncelikle başlangıç fotoğraflarını çekiyorum.

2. aşamada varsa diş taşları ve lekeleri temizliyorum.

Eğer diş taşı temizliği sırasında çok kanama olmadıysa hemen o seans bir de ofis tipi beyazlatma yapıyorum. Kanama fazlaysa işlemi 3-5 gün erteliyorum.

İlk seans, 20 şer dakikadan toplam 40 dakika yani aslında 2 seans oluyor.

İlk seanstan sonra sonucu görmek ve karşılaştırma yapmak için bir daha fotoğraf çekiyorum. Bu fotoğraflar öyle profesyonel ekipmanlarla değil, hastanın oturduğu yerden çekilen basit karelerdir.

Yine 1. seansta ev tipi için ölçüler alıyorum ve ilk seans bitmiş oluyor.

En erken 3 gün sonra 2. seans beyazlatmayı da yapıp, hastamıza ev tipi plakları ve jelleri teslim ediyorum. Son bir fotoğraf daha çekip kendisini uğurluyorum.

Böylece diş beyazlatma (bleaching) işlemimiz bitmiş oluyor.

Hastalarımızdan 2-3 ayda bir kontrole gelmelerini istiyoruz. Durumu kontrol altında tutmak, kişinin ağız hijyeni alışkanlığında bir değişiklik varsa bunu motive ederek eski haline getirmek, sorun olan ya da olabilecek dişleri muayene etmek gibi şeyleri kontrollerde hallediyoruz.

diş beyazlatma

İlgili Diğer Yazılar

> Diş Beyazlatma Hakkında Her Şey

> Diş Beyazlatma Yöntemleri

> Diş Beyazlatma Fiyatları

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Osmaniye Diş Kliniği, Bakırköy
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

cene-eklemi-e1487948031327.jpg

Aralık 11, 2018 291

Çene Eklemi Rahatsızlıkları

çene eklemi ses gelmesi
Çene eklemi hareket kabiliyeti açısından vücudumuzdaki en özel eklemdir.

Giriş

Çeneden ses gelmesi, ve dişleri gıcırdatma stresli şehir hayatıyla birlikte artık bir çok kişinin hayatlarının bir döneminde yaşadığı bir sorun haline gelmiştir. Bazı durumlarda çok hafif seyredip hızlıca düzelen bu durum, bazı kişilerde günlük hayatı olumsuz etkileyecek kadar ileri boyutlarda olabilir.
Çene eklemi, vücudumuzdaki eklemler içerisinde 3 yönde hareket edebilen tek eklem olması nedeniyle çok özeldir. Çene eklemi içerisindeki dokuların bir sebeple bozulması, eklem içerisinde düzensizliklere sebep olur ve böylece şikayetler başlar.
Bu yazıda, çene eklemi rahatsızlıklarından en sık görülenlerini ve tedavi metodlarını basitçe anlatmaya çalışacağım.

Eklem Şikayetlerinin Sebepleri

Modern çağdaki en önemli sebeplerden biri strestir. Büyük şehirde yaşayıp eklem şikayeti çekmeyen yok gibidir. Strese bağlı diş sıkma ve diş gıcırdatma çene eklemi ve kasları üzerinde aşırı baskıya sebep olup şikayetleri ortaya çıkartır.
Strese bağlı olmayan diş sıkma ve diş gıcırdatma. Altında çoğunlukla psikolojik bir sebep yatar. Örneğin küçük kardeşini kıskanan bir çocuk gece uyurken dişlerini sıkabilir ve gıcırdatabilir. Yoğun sınav döneminde stres altında çalışan öğrencilerde de diş sıkma çokça görülür.
Kaza veya yaralanma sonucu eklem bölgesine gelen travmalar.
Gelişim bozuklukları ve bazı hastalıklar.
Diş dizisindeki düzensizlikler. Örneğin yüksek yapılmış dolgular ve porselenler, aşırı diş eksikliği v.b.
Sürekli olarak tek taraflı çiğneme eklem ve kasların bir tarafta aşırı çalışıp diğer tarafta çalışmamasına sebep olacağı için eklem rahatsızlığına davetiye çıkarır.

Çeneden Ses Gelmesi

Çene eklemi şikayeti olan hastaları diş hekimine getiren en büyük sebep çeneden ses gelmesidir. Yemek yerken çeneden ses gelmesi, konuşurken, esnerken, açma kapama gerektiren çene eklemi fonksiyonları sırasında duyulan bir çıtırdama sesi hastaların şikayeti olur.
Aşağıdaki videoda çene eklemi hareketini bir animasyonla izleyebilirsiniz.
Kişilerin şikayeti ise en çok yemek yerken ses gelmesi etrafında toplanır. Çünkü özellikle yemek yerken çenenin fonksiyonel hareketleri yapılmış olur ve böylece sesler farkedilir hale gelir.
Tıbbi literatürde “klik” diye adlandırılan bu ses bir eklem problemi olduğunun kesin tanılarından biridir.
Klik sesi, eklem içerisindeki bozukluktan kaynaklanır. Açma kapama sırasında, yemek yerken, esnerken çene eklemi yerinden çıkarken yada yerine oturmaya çalışırken klik sesi duyulur.
Çene ekleminden ses gelmesi genellikle beraberinde başka şikayetlerle seyreder. Açıp kapatmada ağrı, çenede yorgunluk hissi, sabahları yanak bölgesinde ağrı ve çene açmada zorluk gibi şikayetler çene eklemi rahatsızlıklarında sıkça görülür.
Eklemden klik sesi gelmesi çoğunluka redüksiyonlu disk deplasmanı adıyla tıbbi olarak isimlendirilir. Redüksiyonlu disk deplasmanında ağız açılıp kapatılırken klik sesi ile birlikte çenenin sağa ya da sola kayması görülebilir.
Eklemden bir zaman ses gelmiş ama sonra ses kesilmiş ve açıp kapamada çenede sağa sola devrilme oluyorsa bu da yine çoğunlukla redüksiyonsuz disk deplasmanı olarak adlandırılır.
Bu tıbbi terimleri detaylı olarak açıklama gereği duymuyorum.
blank
Çeneden gelen sesin kaynağı, yapısı bir şekilde bozulmuş olan eklemin kapsülü içindeki hareketidir.

Eklem Rahatsızlığı Nasıl Anlaşılır ?

Aşağıdaki durumlarda bir çene eklemi rahatsızlığından şüphelenerek diş hekimine başvurmak gerekir.
* Eklem ve Kaslarda Ağrı: Çeneyi açıp kapatırken kulak hizasında ve/veya yanak bölgesinde ağrı. Bu ağrı daha çok bir ağırlık şeklinde hissedilir.
Bir de çenenin açıp kapatılırken hissedilen daha keskin tarzda bir ağrısı vardır. Örneğin yemek yerken duyulan sese bir de ağrı eşlik eder. Keskin olan ağrı daha çok ileri durumlarda görülür.
* Kaslarda Yorgunluk Hissi: Özellikle sabahları yanaklarda yorgunluk hissi, kulak hizasından yanaklara doğru masaj ve bastırma isteği.
* Çene Ekleminden Ses Gelmesi: Açıp kapatma hareketleri sırasında çıtırtı, gıcırdama veya klik sesleri duyulması. Yemek yerken çeneden ses gelmesi, esnerken aniden “tak” diye bir ses duyulması.
* Çenenin Kilitlenmesi veya Zorlanması: Çenenin kapanmaması, açılmaması veya olduğu pozisyonda kilitlenmesi. Çenenin belli bir oranda açılıp daha fazla açılmaması ve/veya belli düzeyde kapanıp daha fazla kapanmaması.
* Çenenin Bir Tarafa Kayması: Ağız açma sırasında bir taraftaki eklemin düzgün çalışmaması sonucu çenede açılıp kapanırken kayma görülür. Buna deviasyon denir.
* Kulak Şikayetleri: Kulakta ağrı, tıkanma hissi, çınlama, rahatsızlık.. Çene eklemi şikayeti olan hastalar genellikle önce K.B.B ye giderler çünkü çene eklemi neredeyse kulağın içindedir ve öyle hissedilir. K.B.B muayenesinde sorun çıkmayan hastalar diş hekimine yönlendirilirler.
* Boyun Ağrıları: Çene kaslarının boyun kaslarıyla olan bağlantıları sebebiyle bu bölgede oluşacak rahatsızlıklar çoğunlukla boyun ağrılarını da tetiklerler.
* Yakınlarınızın Söylemleri: Örneğin eşinizin “geceleri dişlerini gıcırdatıyorsun” demesi. İş arkadaşınızın “çenenden ses geliyor” demesi gibi şeyler.

Çene Eklemi Tedavi Edilmezse

Eklem rahatsızlığı tedavi edilmediği taktirde, eklem içindeki bozukluk ve hasar artacağı için tablo kötüye doğru ilerler.
Önemli : Eklem rahatsızlıklarında ilerleyen zamanlarda eklemden gelen ses kesilir ve bazı hastalar iyileştiklerini düşünürler oysa bu yanlıştır.
Sesin bir tedavi olmadan kesilmesi eklemin artık yuvasına oturmadığını gösterir. Bu hastalarda “deviasyon” adı verilen, çeneyi açıp kapatırken bir tarafa doğru çenede kayma görülür.
Eklem rahatsızlıkları huzursuzluk, diş gıcırdatmaya bağlı diş problemleri, diş kırıkları v.s. sonuçlarını doğurabilir.
İlerlemiş durumlarda çene kilitlenmeleri yaşanabilir.
Her rahatsızlık gibi eklem şikayetlerininde erken müdahalesi ile daha etkili ve hızlı sonuçlar elde edilir.

Çene Ekleminin Tedavisi

Çene eklemi problemlerine sebep olan bir çok faktör vardır.
Stres, diş dizisi bozuklukları, yanlış yapılmış dolgu ve porselen restorasyonları, travma gibi faktörler eklem şikayetlerini ortaya çıkarabilir. Tedavi için öncelikle bu faktörleri tek tek gözden geçirmek gerekir.
Diş hekiminin eklemi tedavi edebilmesi için öncelikle kesin olarak tanı koymalıdır. Kesin tanı koyulamayan vakalarda bir üniversiteye ya da uzmana yönlendirmek daha uygundur.
Kesin tanısı konulabilen eklem şikayetleri çok hızlı bir şekilde tedavi edilebilmektedir.
Eklem rahatsızlıklarının en güncel ve etkili tedavileri splint uygulamalarıdır.
Aşağıda splint ile ilgili detaylı açıklamalar bulabilirsiniz.
Hafif şikayetlerle seyreden eklem rahatsızlıkları ilaç desteği ve egzersizlerle düzeltilebilmektedir. Makalenin devamında bu egzersizleri bulabilirsiniz.
Diş dizisindeki bozukluklara bağlı şikayetler sorunlu bölgenin tedavisiyle basitçe çözülebilir.
Her iki taraftaki çene eklemi arasındaki dengesizlik de eklem şikayetine yol açar. Örneğin bir tarafta yüksek yapılmış bir dolgu yada porselen kaplama varsa, çene kapatılırken tek tarafta daha fazla basınç olacak ve dolayısıyla eklem şikayetleri baş gösterecektir.
Eğer bir dolgu,porselen v.s. bu düzensizliğe yol açıyorsa, ağız içinde yapılacak düzenlemeler eklem şikayetlerinin geçmesini sağlayabilir.
Strese bağlı diş sıkma günümüzde eklem şikayetlerini doğuran en büyük etkenlerdendir.
Çene eklemi tedavilerinde başarıya ulaşamamanın en büyük sebebi de zaten stresi ortadan kaldıramıyor olmaktır.

Egzersizler ve Fizik Tedavi

Özellikle ilerlememiş durumlarda, örneğin yemek yerken çenesinde ses duyup hemen diş hekimine gelmiş bir hastada çoğunlukla egzersizler işi çözmede başarılı olurlar.
Çene eklemi rahatsızlıkları için verilen egzersizler kişinin kendisi tarafından yapabileceği gibi bir fizyoterapist yardımıyla da uygulanabilir.
Egzersizlerin amacı daha çok kasları gevşetmek ve güçlendirmektir.
Egzersizlerin başarılı olmasının tek şartı doğru ve düzenli bir şekilde yapılmasıdır.
Aşağıda çene eklemi için tavsiye edilen temel egzersizlere ait bir görsel bulabilirsiniz.

Hasta Eğitimi

Çene eklemi tedavilerindeki en önemli basamak budur. Çok önemsenmeyecek gibi görünür ama kişinin farkındalığı tüm rahatsızlıklarda olduğu gibi burada da önemlidir.
Hasta yapılan tedavinin bilincinde olmalı, direktiflere dikkat etmeli, varsa ilaçlarını düzenli kullanmalı, egzersizleri aksatmamalı, kontrollere gitmelidir.
Her şey olması gerektiği gibi yapılmış ama hasta koordine olmamışsa kesinlikle tedavi başarıya ulaşmaz diyebiliriz.

Splint Uygulaması

Hastanın şikayetleri ilaç, egzersiz v.s. ile geçmeyecek durumdaysa, çene eklemi tedavisi için “splint” uygulaması yapılır.
Redüksiyonlu disk deplasmanı, redüksiyonsuz disk deplasmanı, bruksizm (diş sıkma) ve myofasial ağrı gibi rahatsızlıklarda diş hekimleri muayenehane ortamında rahatlıkla splint tedavisi uygulayabilirler.
Splint, alt yada üst çeneden birindeki dişlerin üzerine oturtulan ve hasta tarafından takılıp çıkartılabilen, ince şeffaf bir plaktır. Alınan ölçüye göre dışarıda hazırlanır ve hastaya nasıl kullanması gerektiği anlatılarak teslim edilir.
Splintin tedavi mekanizması çeneyi ideal pozisyonda kapanmaya zorlaması, çiğneme kaslarını rahatlatması ve psikolojik alışma şeklide çalışır.
Splint
Splint, dişler üzerine oturan sert şeffaf bir apareydir.
Splint tedavisi uzun süren ve hasta iş birliğinin önemli olduğu bir süreçtir. Tedavi boyunca hasta hekimin tavsiyelerine uymalı ve kontrollerinin aksatmamalıdır.
Tedavi kontrolleri, ilk hafta, 2. hafta, 1. ay, 3. ay ve 6. ay şeklinde yapılır.
Her kontrolde splint üzerinde gerekiyorsa düzenlemeler yapılır.
Tedavi bitirilmek istendiğinde splint aniden bırakılmaz. Bir gün kullanılıp bir gün kullanmayacak şekilde yavaş yavaş bırakılır. Tamamen bırakılınca şikayetler nüksediyorsa tedavi devam eder.
Splintler mümkünse tüm gün ve uyurken kullanılmalıdır.
Ağız içi bir aparey olan splintler dişler üzerine tam olarak oturur. Hasta tarafından basitçe çıkarılıp takılabilir.
Diş eti, damak, dil gibi çevre yapılara zarar vermez. Rahatsızlık oluşturmaz. Uykuya dalmayı engellemez.
İlk haftadan itibaren önemli derecede etkinlik göstererek ağrıları ve şikayetleri azaltmaya yardımcı olur.

Cerrahi Tedavi

Aşırı ilerlemiş bazı eklem rahatsızlıkları ancak cerrahi müdahale ile çözülebilmektedir.
Aşırı ilerlemiş bu vakaların tedavileri zordur. Durumun bu denli ağırlaşmasının en büyük sebebi ise kişinin rahatsızlığını ihmal etmesidir.
Cerrahi olarak müdahalede eklem içerisindeki düzensizlikler giderilir, çene fonksiyonlarını engelleyen durumlar varsa düzeltilir.

Bruksizm ( Diş Sıkma ) Tedavisi

Bruksizm (diş sıkma), modern çağla birlikte hayatımızda daha fazla yer etmiş olan bir durumdur. Toplumda çoğu kişinin hayatında en az bir dönem bu rahatsılık ortaya görülmektedir.
bruksizm nedir
Bruksizm toplumun büyük kısmını etkileyen, dişlerde aşınma, kırılma, çevre dokularda ise ağrıya sebep olan, diş sıkma ve gıcırdatma rahatsızlığıdır.
Bruksizm, diş sıkma ve gıcırdatmayala sonuçlanan bir beyin aktivitesidir.
Yani, bruksizm aslında bir çene eklemi problemi değildir. Daha çok strese bağlı oluşan aşırı beyin aktivitesinin yansımasıdır. Çene eklemi problemi ise bruksizme bağlı olarak oluşabilir.
Özellikle geceleri diş sıkıyor ya da gıcırdatıyor olmamızın sebebi, gün içinde bilinçaltımıza atılan şeylerin gece uyurken ortaya çıkmasıdır.
ve, uykudayken kişinin sıktığı sadece çenesi değil aslında bütün vücududur.
bruksizm tedavisi
Bruksizm tedavisi, nörolog, psikiyatrist ve diş hekimlerinin ortak çalıştığı zor bir tedavidir.
Bruksizmden muzdarip kişilerin sadede çeneleri değil bütün vücutları ağrılı ve yorgundur.
Bruksizmin tedavisi diş hekimleri tarafından yapılamaz. Psikiyatrik, nörolojik ve ortopedik bir durumdur. Peki diş hekimleri ne yapıyor ?
Diş hekimleri, bruksizme bağlı etkileri ortadan kaldırmak yani diş ve çevre dokuları korumak, ağrıları hafifletmek için uygulamalar yaparlar.
Dişlerini sıkan kişilerde, diş aşınmaları, gıcırdatmaya bağlı diş kırılmaları, çene eklemi şikayetleri, yüz, boyun, omuz ağrıları görülür.
Diş hekimi bu durumları hafifletmek için yine toplumda gece plağı diye bilinen splint uygulaması yapar. Tıpkı çene eklemi rahatsızlıklarında olduğu gibi, bruksizm vakalarında da yukarıda bahsettiğim gibi koruyucu amaçla splint yapılır.

Erken Dönemde Yapılabilecekler

Eğer ilerlemiş bir durumunuz varsa, örneğin ağız açıp kapanırken çeneniz bir tarafa kayıyorsa, yemek yerken çeneden gelen ve sizi rahatsız edecek kadar sesler duyuyorsanız aşağıdaki tavsiyeler işe yaramayacaktır. En kısa zamanda bir diş hekimine muayene olmanız gerekir.

Çeneden ses gelmesi şikayetiyle ortaya çıkan çene eklemi rahatsızlıkları bazen kişinin kendi kendine yapabileceği şeylerle geçebilmektedir. Bunlar basitçe travmadan kaçınmak, kas gevşeticiler, sıcak uygulama ve egzersiz uygulamalarıdır.
* Travmadan Kaçınmak ; kabuklu kuruyemişleri ön dişlerle kırmak (ay çekirdeği, fıstık, fındık v.b.) çene eklemine ani ve yoğun bir kuvvet uygulayıp bir travma etkisi yaratabilir. Eğer böyle bir alışkanlığınız varsa çene eklemi rahatsızlığına sebebi olabilir.
Ön dişlerle ısırma hareketi de çeneye aşırı yük bindirir. Örneğin elma, ayva, havuç gibi besinler ısırılmadan mümkünse küçük lokmalar halinde yenmelidir.
Esnerken ağız çok açılmamalı mümkünse elle desteklenmelidir.
* Kas Gevşeticiler; kas spazmlarına bağlı şikayetlerde kas gevşetici ilaçlar kullanmak, bölgedeki kasları bir nebze rahatlatacağı için iyi gelebilir.
* Sıcak Uygulama; çene ile ilgili şikayetlerde sıcak uygulaması kasları gevşetici etki yapması açısından ilaçlarla birlikte tavsiye edilmektedir.
* İki Taraflı Çiğneme; çene eklemleri arasındaki yük dağılımını eşitleyeceği için rahatlama sağlar.
* Egzersiz; kas ağrılarıyla beraber seyreden çene eklemi rahatsızlıklarında egzersizler kasları güçlendirdiği için genellikle tavsiye edilir. Aşağıdaki çizimlerde gösterilen egzersizleri yapmak, bayağı rahatlatıcı etkiler gösterecektir.
* Düzenli Bir Uyku; stresi azaltıp, çiğneme kasları üzerinde gevşetici etki yapacağı için çene eklemi şikayetlerini azaltır. Gerçi yazması kolay ama düzenli uykuyu keşke uyuyabilsek 🙂
Görsel; http://turanuslu.net/cene-eklemi-icin-egzersiz/ adresinden alınmıştır.

blank

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Osmaniye Diş Kliniği, Bakırköy
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

horlama-protezi.jpg

Aralık 9, 2018 5
horlama protezi
Horlama protezleri, cerrahiye gerek kalmadan, hızlı, etkili bir horlama çözümüdür.

Horlama Protezi (Apareyi) Tedavisi

Horlama protezi, bilinen diğer adıyla horlama apareyi, kişiye özel üretilen, uyku sırasında daralan ya da tamamen kapanan hava yolunu açık tutarak horlamayı engelleyen ve uzun dönemde iyileştirici etkileri olan bir ağız içi apareydir.

Bu yazıda horlamanın ne olduğundan, zararlarından ve tedavi yöntemlerinden kısaca bahsettikten sonra, ana konumuz olan horlama protezler ile ilgili detaylı bilgiler vermeye çalışacağım.

Horlama Nedir ? Nasıl Gerçekleşir ?

Horlama, uykuda nefes alıp verme esnasında daralan hava yolundan geçen havanın çevredeki yumuşak dokulara çarparak titreşimle oluşturduğu sestir.
Horlamanın en basit tanımı budur.

Kilo, alkol, sigara, stres, antidepresan gibi ilaçlar horlamaya ve uyku apnesine yol açabilir.

Genetik yatkınlık da horlama da etkilidir.

Horlama bir hastalıktır. Tedavisi ise uyku apnesi ile ilişkilidir. Şöyle ki;
Eğer kişinin horlaması çevreyi ve kendisini rahatsız etmiyorsa, örneğin eşi ya da aile bireyleri bundan rahatsız değil ve kişide bir rahatsızlığa da yol açmıyorsa tedavisi yapılmayabilir.

Ancak;

Uykuda horlayanların %75 ‘i ne uyku apnesi eşlik eder.

Uyku apnesi, uyku esnasında nefesin tamamen kesilmesi olarak tarif edilen bir hastalık olarak değerlendirilir ve tedavi edilmelidir.

Tedavi edilmeyen uyku apnesi kişide, sürekli yorgunluk, asabiyet, konsantrasyon eksikliği, kilo alımı, tansiyon ve kalp rahatsızlıklarına sebep olabilir.

Horlama ve dolayısıyla uyku apnesi, cerrahi olmayan tedavilerle çözülebilmektedir.

Horlama Nasıl Tedavi Edilir ?

Horlamanın temel olarak 3 farklı tedavi yöntemi vardır.

Birincisi cerrahi olarak, kbb uzmanlarının uyguladığı bir yöntem olup tıkanıklığı, daralmayı oluşturan bölgeleri genişletmeye ve rahatlatmaya yönelik cerrahi müdahalelerdir.

İkinci yöntem, bir çeşit maskeyle boğaza basınçlı hava vermeye dayalı olan pek tercih edilmeyen ve konforsuz olan tekniktir. Bu bir maskeden çok bir makinedir. Sesli çalışır.

Üçüncü ve yazımızın konusu olan yöntem ise bir ağız içi apareyle sorunu hızlı, etkili, cerrahi olmayan ve ucuz bir şekilde çözmektir. Bu yöntem horlama protezi ya da başka bir adıyla horlama apareyidir.

Horlama şikayeti olan kişilerin diş hekiminden önce mutlaka KBB uzmanına muayene olmaları gerekir. 

Horlama Apareyi (Protezi) Nedir ?

Horlama apareyi kişiden alınan ölçüler yardımıyla, özel olarak laboratuvarda, şeffaf sert akrilik malzemeden yapılan bir ağız içi protezdir.

horlama apareyi nedir
Horlama protezleri kişiye özel olarak sert şeffaf malzemeden üretilen ağız içi apareylerdir.

Prensip olarak basitçe, alt çeneyi önde ve bir miktar açıklık olacak şekilde konumlandırır.

Bu açıklık dudakların kapanmasına engel değildir ve çenenin önde konumlanması belli oranlarda uygulandığı için kişiyi rahatsız etmez. Çenede zorlanmaya, herhangi bir deformasyona ya da ağrıya sebep olmaz.

Bu şekilde tasarlanan horlama protezi hem hava yolunu açık tutar, hem de uyku sırasında gevşeyen kasları güçlendirerek iyileşmeye katkı sağlar.

Aparey sadece uyurken kullanılır, diş ve çevre dokulara zarar vermez. Bulantı hissi oluşturmaz.

Uykuya dalmayı engellemez.

horlama protezinin etkinliği
Horlama protezleri alt çeneyi bir miktar öne alarak tıkanan hava yolunu açarak horlamayı engeller.

Horlama Protezinin Avantajları

* Kullanıldığı andan itibaren etkisini gösterir. Bazı kişilerde ilk 1-2 gün alışmak zor olabilir ama alışamayanların yüzdesi çok düşüktür. Uykuya dalmaya engel değildir.

* Cerrahi müdahalelere gerek kalmadan etkili bir çözüm sunar. Uyku apnesinin cerrahi müdahaleleri bazı kişiler tarafından istenmeyebilir. ayrıca cerrahi teknik içerisinde iyileşme süresini de barındıran görece pahalı bir uygulamadır.

* Bilimsel olarak kanıtlanmış tedavi edici etkisi vardır. 6 ay süresince kullanımda, horlamaya sebep olan kas yapıları gerginleşmekte ve bu da tedavi olarak kabul edilmektedir.

* Ucuz ve hızlı bir yöntemdir. 1-2 gün içerisinde teslim edilebilir.

* %95 ‘ e varan bir başarı oranına sahiptir. Kişiye özel hazırlanan horlama apareyleri ilk günden itibaren horlamayı keser ve uzun dönemde ise tedavi sağlar.

* Hastaların alışması ve kabullenmesi zor değildir. Dişlere ve çevre dokulara baskı yapmayan, zarar vermeyen, çeneyi zorlamayan bir yapısı vardır.

Horlama Protezi Nasıl Yapılır ?

Öncelikle detaylı bir muayene gerekir. Kişinin şikayetleri, genel sağlık durumu, ağız hijyeni gibi konular değerlendirilir.

Horlama apareyi için büyük bir engel yoksa, hekim tarafından ağız içinde bazı ölçüm ve fotoğraflamalar yapılır. Bunlar üretim esnasında teknisyene fikir verir ve olası hataların önüne geçilmiş olur.

Alt ve üst çeneden ölçü alınır. Bu işlem yaklaşık 10 dakika sürer.

Bu ölçüye ve ölçümlere uygun olarak, horlama protezi konusunda yetkin bir teknisyene aparey yaptırılır.

İkinci seansta hekim horlama apareyinin nasıl kullanılacağını, nasıl temizleneceğini hastaya anlatır ve apareyi saklama kutusuyla teslim eder.

Kontrol seansları 1. hafta, 2. hafta, 4. hafta, 3. ay ve 6. ay şeklindedir.

İlk 4 haftalık süreçte hekim ve hasta tarafından pozitif geri dönüşler alınmalıdır aksi halde tedavi başarısız olmuştur denilebilir.

Horlama Apareyi Nasıl Temizlenir ?

Bu protezlerin temizliği sıvı sabun ve diş fırçasıyla yapılır. Diş macunu aşınmaya ve yapıda bozulmaya sebep olabileceği için tavsiye edilmemektedir.

Temizleme her kullanımdan sonra yapılmalıdır.

Temizlenip durulandıktan sonra kendi kutusunda muhafaza edilmelidir.

Horlama apareyi nedir
Horlama apareyleri sadece geceleri kullanılır ve onun haricinde kutusunda saklanmalıdır.

Horlama Protezi Hakkında Merak Edilenler

Hazır Protezler Etkili mi ?

Hazır satılan horlama apareyleri kişiye özgün olmadığından tam sonuç vermeyebilir ki alışveriş sitelerindeki yorumların neredeyse yarısı olumsuzdur. Oysa kişiye özel üretilen horlama protezlerindeki başarı oranı %95 ‘lerdedir.

horlama protezi nasıl saklanmalı
Kişiye özel üretilmeyen hazır horlama protezleri maalesef çözüm sunmada yetersizdir.

 

Horlama Protezi için Yaş Sınırı Nedir ?

Horlama protezi kullanımı için yaş sınırı 18 ‘dir. Çene ve diş gelişiminin tamamlanmış olması gerekir. Zaten çocuklarda horlama problemi genellikle kbb uzmanları tarafından çözülmektedir. Bir çocuk aşırı horlamaya sahipse burunda sorun vardır diye düşünmek gerekir.

Horlama Apareyi Rahatsızlık Verir mi ?

Hayır. Dil, damak, diş eti gibi dokulara bir basınç ve baskı yapmadığı için kişiye bir rahatsızlık vermez aksine daha kaliteli bir uyku sağladığı için rahatlama sağlanır.

Sanıldığının aksine ağız açıklığına bağlı bir ağız kuruluğuna sebep vermez. Uyku esnasında ağız ve dudaklar kapanacak ve kuruluğa sebep olmayacaktır.

Horlama Apareyi Nasıl Kullanılır ?

Geceleri yani sadece uyurken kullanılırlar. Tedavi için uyku süresince ya da en az 6 saat kullanmak önerilmektedir. Uyku haricinde protezi kullanmaya gerek yoktur. Kendi kutusunda, temiz bir şekilde muhafaza edilebilir.

Takıp çıkarması çok kolaydır. Dişlerin üzerine geçtiği için gece ağızdan çıkmaz ve yerinden oynamaz. Çıkarırken de basitçe çıkarılabilir.

Aşırı Kilolularda Horlama Protezi Kullanımı

Kilolu kişilerde de horlama apareyleri etkili bir şekilde kullanılabilir ancak tedavinin etkinliği için mutlaka kilo verilmesi istenir. Horlama protezi kilolu kişilerde de etkili bir şekilde çalışır.

Horlama Protezi (Apareyi) Fiyatları

Horlama protezi fiyatları, kişiye özel ciddi bir laboratuvar çalışması ile yapıldığı için hazır satılanlarla kıyaslanamaz.

Kişiye özel üretilen protezlerin etkinlikleri ve çözüm sunmadaki başarı oranı göz önüne alındığında çok maliyetli değildir.

TDB ( Türk Dişhekimleri Birliği ) mevzuatı gereği internet ortamında horlama protezi fiyatını net olarak veremiyoruz.

Net fiyat bilgisi için 05538885444 numaralı telefondan bizi arayabilir, whatsapptan yazabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Osmaniye Diş Kliniği, Bakırköy
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

cocuk-dis-hekimi-bakirkoy.jpg

Kasım 29, 2018 0

Bakırköy Çocuk Diş Hekimi ( Pedodontist )

Bakırköy bölgesinde çocuk diş hekimi (pedodontist) hizmeti bir çok özel poliklinikte verilmektedir.

Bazı klinikler hergün bazıları ise haftanın belirli günleri pedodontist bulundurarak çocukların diş problemlerine çözümler bulmaktadır.

bakırköy çocuk diş hekimi
Çocuk diş hekimi (pedodontist) daha çok süt dişleri ile ilgili tedavileri uygular.
Osmaniye Diş Kliniği ‘nde haftanın 2 günü çocuk diş hekimi bulunmaktadır.

***

Pedodontist, 0-14 yaşları arasındaki çocukların ağız ve diş tedavilerini yapmak alanında kendini geliştirmiş ya da doktora, uzmanlık gibi akademik olarak yetkinlik kazanmış diş hekimlerine verilen addır.

Yani pedodontist, çocuk diş hekimidir. Çocuklarla ve haliyle daha çok süt dişleriyle ilgilenmektedir.

Süt dişi dönemindeki çocuklar 4-6 ayda bir diş hekimi kontrolünden geçmelidir.

Çocuk Diş Hekimi ( Pedodontist ) Yaptığı Tedaviler

Bir pedodontist (çocuk diş hekimi) daha çok şu tedavileri uygulamaktadır.

Amputasyon

Süt dişlerine uygulanan bir tedavidir. Amputasyonun temel amacı, süt dişini düşene kadar ağızda tutmaktır. Bu amaçla basitçe anlatmak gerekirse, süt dişindeki çürük temizlenir ve dolgu yapılır. Bu genellikle 2 seans halinde uygulanan bir tedavidir.

Amputasyon yapılmadan çekilen süt dişleri yüzünden çocuğun diş gelişiminde çapraşıklıklar oluşabilir. Bu nedenle süt dişleri mümkün oldukça çekilmemelidir.

Dolgu

Süt dişi dolguları, dişin daha fazla çürümesini engelleyip sağlıklı bir şekilde ağızda kalmasını sağlamaktadır. Erken dönemde yapılan dolgular sayesinde ileride amputasyon ya da çekim gibi durumlar engellenmiş olur.

Yer Tutucu

Bazen süt dişi o kadar çürük ve harap olmuştur ki tedavisi mümkün olmaz ve çekilir. Alttaki daimi dişin gelmesine de uzun zaman varsa mevcut dişlerin kayarak alttan gelecek dişin yerini kapatmaması için bir yer tutucu uygulanır.

Yer tutucu boşluğa doğru diğer dişlerin kaymasını önleyerek, süt dişinin görevini yapar. Alttan diş geldiği zaman yer tutucu çıkarılır.

yer tutucu
Yer tutucular sayesinde, çekilmiş dişin yerine diş gelene kadar mevcut dişlerin o boşluğu kapatması engellenir.

Süt Dişi Çekimi

Süt dişi çekimi sanıldığı kadar basit bir işlem değildir. Evet dişi çekmek kökleri zayıf olduğu için kolaydır ancak çekilen bir süt dişinin yarattığı boşluk sorun olmamalıdır. Pedodontist (çocuk diş hekimi), süt dişinin durumunu, mobilitesini(sallanma), çocuğun yaşını ve gerekirse röntgeni inceleyerek dişin çekilip çekilmemesine karar verir.

Eğer dişin düşmesine çok zaman varsa dişi bir şekilde ağızda tutmak ya da yer tutucu yapmak gerekir.

Ortodontik Tedavi

Pedodontistler (çocuk diş hekimi) basit ortodontik tedavileri de yapabilmektedirler. Tek diş atlatma, kapanış düzeltme gibi tedavileri basit apareyler kullanarak tedavi edebilirler.

Fissür Örtücü

Sürekli dişlere uygulanan fissür örtücü işleminin amacı, çürüğe meyilli olduğu düşünülen ağızlarda, daimi dişlerin fissür denilen mikro çukurcuklarının üzerini örterek buralarda yemek birikmesinin engellenmesi ve dolayısıyla diş çürüğünün de önlenmesidir.

Fissür örtücü basit ama çok başarılı bir uygulamadır. Hele de günümüzde çokça abur cubur la beslenen çocuklarda gereklidir.

fissür örtücü
Fissür örtücüler, daimi dişleri çürüklerden korumak adına önemli bir uygulamadır.

Flor Uygulaması

Dişlere flor uygulaması da tıpkı fissür örtücü gibi çocuklarda diş yapısının güçlendirilmesi amacıyla uygulanan bir işlemdir. Kontrollü yapılırsa flor uygulamasının zararı yoktur. Zaten bu işlem hekimler tarafından yapılmaktadır. Jel halindeki flor dişler üzerine sürülür ve bir kaç dakika beklenir. Böylece flor diş yapısına nüfus ederek diş doğal yapısının güçlenmesine yardımcı olur.

Bir çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de bu uygulama devlet tarafından desteklenmekte ve teşvik edilmektedir. Okullarda çocuklara yönelik flor uygulamaları yapılmaktadır.

Velilere flor uygulaması ile ilgili verilen onam formlarıyla ilgili çokça soru gelmektedir. Velilerden bu uygulamaları onaylamalarını istiyoruz.

flor diş
Dişlere flor uygulaması devlet tarafından desteklenen önemli bir tedavidir.

Oral Hijyen Motivasyonu

Çocuklarda bütün tedavilerden daha önemli olan şey diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması ve ağız hijyeninin farkındalığı eğitimidir. Pedodontistin bir görevi de çocuklara diş fırçalamanın önemini anlatarak bunun ömür boyu sürecek bir alışkanlık haline gelmesine yardımcı olmaktır.

çocuk diş fırçalama
Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığı aile ve çevre sayesinde yerleşir.

***

Osmaniye Diş Kliniği ‘nde çocuklarınızın diş tedavilerini deneyimli hekimlerimiz eşliğinde güvenle yaptırabilirsiniz.

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Osmaniye Diş Kliniği, Bakırköy
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici

zirkonyum-dis-porselen-metal-farki-3.jpg

Eylül 7, 2018 165

Zirkonyum Kaplama Dişler

Zirkonyum dişler gelişen teknolojiyle beraber diş hekimliğine girmiş, görece yeni bir kavramdır. Uzun süredir teknolojik anlamda kullanımda olmasına rağmen diş hekimliğine yeni girmiş bir maddedir. Elektronik ve nükleer çalışmalarda kullanılan elementinin içerisine güçlendirici özellikte elementler de eklenerek diş hekimliğinde kullanıma uygun hale getirilmiştir.

zirkonyum ve metal porselen farkı
Solda klasik metal alt yapılı porselenelr, sağda ise zirkonyum kaplamalar görülüyor.

Diş hekimliğinde tercih edilmesinin en büyük nedeni estetik olmasıdır.

Zirkonyum kaplamaların diş ve diş eti dokularına zarar vermemesi, sağlam olması gibi avantajları da vardır ancak en önemli özelliği estetik olmasıdır.

Zirkonyum Dişler Neden Daha Estetiktir ?

Zirkonyum kaplamanın özelliği ışık geçirgenliği ile ilgilidir.

Doğal dişlerimiz ışığı bir seviyeye kadar geçirecek şeffaflıktadır. Özellikle ön dişlerimizin kesici kenarları neredeyse tamamen şeffafken, diş eti kenarları daha opaktır. Bir porselen kaplamanın doğallığı da buna bağlıdır.

• Aşağıdaki fotoğrafta ne demek istediğim çok net şekilde görülüyor.

Klasik metal alt yapılı porselenlerde, porselenin altında gri renkte bir metal bulunur. Bu metal tabaka ışığı geçirmez ve diş opak bir görünüme sahip olur. Bu da estetik görüntüyü olumsuz etkiler. Özellikle dişlerin daha şeffaf olması gereken kesici kenarlarında klasik metal altyapılı porselen kaplamalarla bu estetik özellik sağlanamaz.

Zirkonyum dişler ise zirkonyum alt yapının özelliği gereği hem beyazdır hem de bir miktar ışığın geçmesine izin verir. Böylece estetik görüntü sağlanmış olur.

Bütün kaplamaların da üzerinde porselen vardır. Fark alt yapıda kullanılan metal malzeme ile ortaya çıkmaktadır. Klasik metal alt yapılı porselenlerde nikel-titanyum alaşımları kullanılırken; zirkonyum alt yapılı protezlerde alt yapı metali olarak zirkonyum alaşım kullanılır.

zirkonyum kaplama dişler
Sol tarafta zirkonyum alt yapılı diş, sağda ise klasik metal alt yapılı dişler görülmektedir. Zirkonyum diler ışığı geçirme özelliği ile doğallığı sağlamaktadır.

Önemli olan bir konuya değinmek gerekir;

Bazen öyle metal alt yapılı porselenler yapılır ki en estetik kaplamalardan bile güzel ve doğal durabilir. Bazen de bir zirkonyum kaplama çok kötü görünebilir. Burada hekim-teknisyen olayı işin içine girmektedir. Hekim iyi olduğu gibi, alınan ölçüye göre dişi yapacak olan teknisyen de çok iyi olmalıdır. Aksi halde başarı elde edilemez.

zirkonyum-diş-metal-porselen-kaplama
Solda zirkonyum altyapı, sağda nikel-titanyum alt yapı görülmektedir.

Zirkonyum Dişlerin Avantajları

Zirkonyum alt yapılı porselen protezler, nikel-titanyum alt yapılı protezlere göre;

  • Estetiktir: Işık geçirgenliği doğal görünüme yardımcı olur. Zirkonyum kaplamalar, doğal dişlere çok yakın derecede ışığı geçirirler. Böylece estetik olup, iyi yapılması halinde dışarıdan bakınca anlaşılmayacak kadar da doğal dişe benzeyebilirler. Aşağıdaki fotoğrafta bunun bir örneği görülmektedir. O kadar doğaldır ki bir diş hekimi muayene etmeden anlayamaz.
  • Sağlamdır: Çiğneme kuvvetlerine karşı daha dayanıklıdır. Zirkonyum metalinin yapısı gereği kuvvetlere karşı dirençlidir. Bu özelliği sayesinde sadece ön dişlerde değil, arka bölge dişlerde de güvenle kullanılabilirler. Burada metal alt yapılı porselenlerin sağlam olmadığı sonucu çıkarılmamalıdır.
  • Isı İletkenliği Doğal Dişlere Yakındır; bu yüzden hassasiyete neden olmaz. Klasik metal alt yapılı porselenlerdeki metal ısıyı çok hızlı ilettiği için bazen dişlerde hassasiyet oluşabilmektedir. Zirkonyumlarda bu durum minimumdur çünkü zirkonyumun ısı iletkenliği doğal dişe çok yakındır. Ağız içindeki ani sıcak soğuk değişimlerine uyum gösterir.
  • Renkleşme Yapmaz; diş eti kenarlarında metalin renginden dolayı grileşme görülmez.   Metal alt yapılı porselen kaplamalarda zamanla metalin rengi diş eti kenarından yansıyarak, tam diş eti hizasında koyu gir bir renkleşme gibi görünürler. bu da estetik olarak kabul edilemezdir. Oysa zirkonyum zaten başlı başına dişle aynı renk olduğu için bu renkleşme görülmez.
  • Hafiftir; özellikle  uzun köprülerde önemli bir avantajdır. Metal alt yapılı porselenler, özellikle uzun yapılmışlarsa, hastaların alışma döneminde ağırlıkları bir şikayet olarak geri dönmektedir. Ciddi olarak çeneye bir ağırlık verirler.
    Zirkonyumlar çok hafif oldukları için kişi bunu hissetmez ve konfor bakımından sorun yaşanmaz.
  • Biyolojik Olarak Uyumludur; alerjik reaksiyonlara, diş eti problemlerine, metalik tatlara sebep olmaz. Metal alt yapılı kaplamalarda, bazı kişiler içeriğindeki nikele karşı allerjik reaksiyon gösterebilir. Diş eti ile uyumlu olmayan materyal zamanla diş etinde kanama ve diş eti çekilmesi gibi durumların ortaya çıkmasına neden olur.  Bu kaplamalar bu gibi durumları kendi yapısı dolayısıyla yaşatmaz. Zirkonyum kaplama yaptıranların geri dönüşleri de sorun yaşamadıkları şeklindedir.
  • zirkonyum diş kaplama porselen
    Üstte nikel-titanyum alaşımlı bir porselen kaplamalı diş zirkonyum ile değiştirilmiş.(altta)

Zirkonyum Dişlerin Zararları

Zirkonyum alt yapılı porselen dişlerin kanıtlanmış bir zararı yoktur. Dokularla son derece uyumlu ve zararsız bir materyaldir. Zamanla diş etinde çekilme, kızarma, dişte veya diş etinde ağrı gibi sorunlar materyal ile değil yapım aşamalarıyla yani hekim, teknisyen ve hastanın ağız hijyeniyle ile ilgilidir.

Örneğin; sağlıksız diş eti yapısına sahip bir kişiye yapılmışsa ileride bu diş eti sorun çıkaracaktır.

Zirkonyum dişlerin zararı şöyle olabilir; 

Hekim ve/veya teknisyen kaynaklı bir hatadan dolayı, diş çevre dokularında bir hasar oluşmuş olabilir.

Örneğin; hekim dişlerinizi çok küçültmüştür ve dişleriniz sık sık düşüyor ya da sürekli ağrı veya sızlama oluyordur. Bu hekim hatasıdır, materyal ile ilgili değildir.

Teknisyen dişleri yaparken hatalı yapmıştır, diş eti uyumu kötüdür, dişlere bire bir oturmaz falan ve hekim de bunları gözden kaçırmışsa yine sorunlar yaşanması normaldir. Diş eti problemleri, diş etinde kanama, şişlik, kötü koku vs gibi şikayetler oluşabilir. Bunun da sebebi materyal değildir.

Zirkonyum Diş Fiyatları

Fiyatlar hakkında yasalar gereği net bilgi veremiyoruz.

Net fiyatlar için lütfen iletişime geçiniz.

Özel sağlık sektörü sonuç olarak bir hizmet sektörü olduğundan bu işlerin belli bir fiyatı yoktur. Aynı işi bir hekim 500 TL ücretle yaparken, bir başkası 500 € isteyebilir. Hekim, teknisyen, muhit gibi değişik faktörler zirkonyum diş fiyatlarına etki etmektedir.

*** Göz Atın : Zirkonyum Diş Fiyatları

Doğruluğunu teyit etmemiş olsam da, SGK ‘nın bu tedavileri karşıladığı haberlerde çıkıyor ama bu konu da ayrı bir muamma. Bir çok SGK hastanesinde yapılan işler maalesef pek iç açıcı değil. Hepsi için elbette bu söylenemez, çok iyi hekimler de var. Tıpkı özelde bazı kötü hekimler olduğu gibi.

Açıkçası bu konular biraz kişisel görüşle ilgili olduğu için pek uzatmanın manası yok diyelim.

TDB ‘nin 2018 fiyat tarifesine göre bir kaplama yaklaşık olarak 400 TL dir.

Hekimden hekime, klinikten kliniğe bu fiyat değişmektedir.

Kesinlikle pahalı yer iyidir ya da ucuz yer kötüdür diyemeyiz. Birisi daha fazla kar payı koyuyor olabilir.

Önemli olan şey, güvenilir bir hekime tedavi olmaktır.

Zirkonyum Dişler Nasıl Yapılır ?

Zirkonyum kaplamalar yapılırken, işlemler klasik bir metal porselen yapımıyla neredeyse aynıdır. İşlemler kabaca şu şekildedir. Tabi ki detaylara girmeye gerek yok ancak zirkonyum diş nasıl yapılır kısaca anlatmaya çalışayım;

  • Anestezi altında diş mümkün olduğunca az aşındırılarak küçültülür. Aşındırma metal alt yapılı porselenlere nazaran oldukça az yapılır. bu sebeple hem doğal diş korunmuş olur, hem de küçültülmeyen diş daha sağlam bir şekilde uzun yıllar ağız içinde durabilir.
  • Ölçü alınır. Ölçü işin en önemli safhasıdır. Hekim bir şekilde ölçüde hata yapar ya da gözden kaçırdığı bir şey olursa bu direk olarak teknisyenden gelecek dişlere de yansır ve iş hatalı olur. Bir daha ölçü almak gerekir. Bu da ileirn başa dönmesi demektir. Elbette ölümcül bir hata değildir bu.
  • Diş eti iyileşmesi isteniyorsa bir süre gerçek porselenle aynı görünümde geçici dişler kullanılır. Diş eti sağlıksız bireylerde ilk amaç diş eti sağlığını iyileştirmektir. Diş eti kötüyse sadece kaplama değil, neredeyse hiç bir işlem yapılamaz. Hatta diş eti tedavileri bütün tedavilerden önce yapılmalıdır. Eğer kişinin yaygın bir diş eti rahatsızlığı varsa, dişlere hiç müdahale etmeden öncelikle bunu çözmek gerekir.
  • Geçici dişler hem aşındırılmış dişlerdeki hassasiyeti önler hem de kişinin işlem bitene kadar estetik ve fonksiyonel olarak hayatına devam etmesine olanak sağlar. Geçici dişlerle rahatça yemek yenilebilir, bir şeyler içilebilir.
  • Ölçüye göre hazırlanan dişler prova edilerek yapıştırılır.

Zirkonyum Kaplama Dişler Düşer mi ? 

Zirkonyum kaplamanın düşmesi tamamen yapım tekniği ile alakalı bir durumdur.

Eğer doğru teknikle yapılmamış, düzgün yapıştırılmamış, ara seanslardaki bir sorun göz ardı edilmişse kaplama zamanla sorun çıkaracaktır.

İyi yapılmış kaplamalı dişler düşmez. Tıpkı doğal dişler gibi konforlu bir şekilde, uzun yıllar kullanılabilir.

Şahsen ben sadece kaplamada değil tüm işlerde en doğru teknikle yapmaya gayret ediyorum çünkü diğer türlü mutlaka bir sorun oluyor ve düzeltmek için daha fazla zaman harcanıyor. Tabi düzeltilebilirse..

Zirkonyum Kaplamalar Koku Yapar mı ?

Dişlere yapılan kaplama ya da dolgulardaki koku şikayetinin sebebi altına, arasına yemek birikmesidir. Tabi kişinin ağız hijyeni iyi olmak şartıyla. Kişi dişlerini fırçalamıyorsa zaten böyle bir şikayetten önce ağız hijyenini yükseltmelidir.

Ağız hijyeni iyi olan kişilerde, dolgu ve kaplamalardan koku şikayeti varsa bu, o işlerin hatalı yapıldığını çok açıkça gösterir.

Kaplamalar yada köprüler diş eti dokusuyla uyumlu yapılmamışsa arasına ve altına yemek birikerek kokuya sebep olurlar. Bunun sebebi malzeme değil, yanlış yapılmış olmasıdır.

Diş eti uyumu iyi olmayan kaplamalarda sorunlu bölgede yemek artıkları ve dolayısıyla mikroorganizmalar birikecek, bunlar hem koku hem de kanamaya sebep olacaktır.

Zirkonyumun avantajı, diğer materyallere göre daha doku dostu olmasıdır ama bu kesinlikle koku yapmaz anlamına gelmez. Kötü yapılırsa kaplamadan, dolguya bütün işler koku yapar. İyi yapılmışsa kesinlikle yapmaz.

Önceden yapılmış kötü metal alt yapılı porselenlerini değiştirip zirkonyum yaptıranlar bunu açıkça hissetmektedir.

Tekrar Sökülebilir mi ?

Kaplama dişler tekrar sökülebilir.

İleride sorun olursa ya da yenilenmesi gerekirse basitçe bir diş hekimi tarafından sökülebilir. Kişinin kendisinin bu dişleri sökmesi, eğer yapıştırma ile ilgili bir sorun yoksa imkansızdır. Sadece hekim tarafında sökülebilir.

Zirkonyum Diş Fiyatları

Zirkonyum diş fiyatları ile ilgili detaylı bir yazıyı aşağıdaki linkte bulabilirsiniz. Fiyatlar nasıl ve neye göre değişiyor ? Nasıl karar vermelisiniz ? Hepsi aşağıdaki linkte.
Zirkonyum Diş Fiyatları
***

#Şunlara da göz atabilirsiniz;

Diş beyazlatma ile ilgili aklınıza gelebilecek her şeyi yazdığım yazıma da göz atabilirsiniz. Diş beyazlatma nasıl yapılıyor ? Hangi teknikler var ? İşlemin zararı var mı ? gibi sorularınıza bu yazıda cevap bulabilirsiniz.

* Tüm Yönleriyle Beyazlatma

Bize Ulaşın

Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Osmaniye Diş Kliniği, Bakırköy
05538885444

Yorumlar 

Diş Hekimi Serdar Ekici





Acil Durumlar için

Bizi Arayın

Acil durumlar, şiddetli ağrılar gibi durumlarda bizi arayarak randevuya gerek kalmaksızın gelebilirsiniz. Yatalak hastalar için evde tedavi hizmetimiz mevcuttur.


ACİL DURUMLAR

Telefon
0553 888 54 44



EVDE TEDAVİ HİZMETİ

Telefon
0553 888 54 44



Bizi Takip Edin

Sosyal Medya Hesapları

Sosyal medya hesaplarımız üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.



All rights reserved. © 2026
Özel Serdar Ekici Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Ltd. Şti.
Webmaster

blank