Nisan 14, 2024 66
Kanal Tedavisi Nedir ?
Kanal tedavisi, çürük, travma gibi sebeplerle dişin enfekte olması yada damar sinir ağının zedelenmesi/kopması durumunda uygulanan bir tedavi şeklidir.
Peki bu ne demektir ?
Daha anlaşılır şekilde tarif edecek olursak, ender görülen kanal tedavisi gerekliliklerini hariç tutmak şartıyla;
bir diş çürüğü ilerleyip dişin içindeki damar-sinir dokusuna ulaştığı zaman, çürük doku içindeki mikroplar bu damar-sinir dokusuna sızarak vücut içine girmeye başlarlar. Vücut ise bu mikroplara karşı bir tepki gösterir. Bu tepki en basit haliyle şiddetli bir ağrıyken, en ileri derecede ise iltihaplı bir şişlik şeklinde ortaya çıkar.
İşte bu durumu düzeltmek için, çürük doku ve çürükten etkilenmiş damar-sinir ağı tamamen temizlenmelidir.
Bu işleme ise kanal tedavisi denir.
* https://tr.wikipedia.org/wiki/Kanal_tedavisi
Kanal Tedavisi Neden Yapılır ?
Çürük dişler, diş çürüğü dişin sinirlerine yaklaştıkça ağrımaya başlarlar. Bu ağrıyı geçirmenin iki yolu var; ya dişi çekmek ya da kanal tedavisi ile ağızda tutmak. Diş çekimi artık mecbur olmadıkça yapmadığımız bir işlem. Dişleri iyi kanal tedavileriyle uzun süre boyunca ağızda tutmak mümkün. Bu nedenle modern diş hekimliğinde dişleri çekmek yerine kanal tedavisi ile ağızda tutmak daha mantıklı bir yaklaşımdır.
Kanal tedavisinin en büyük gerekçesi, dişin canlılığını yitirmiş yada yitiriyor olmasıdır. Hastanın şikayeti, röntgen görüntüsü, enfeksiyon varlığı, dişin ağız içindeki durumu, şişlik olması gibi haller hekime bir kanal tedavisi yapmak gerektiği fikrini verir. Hiç bir diş hekimi, gerekmedikçe kanal tedavisi yapmaz çünkü diş hekimliğinde önemli olan, dişi mümkün olduğunca sağlam bir şekilde ağızda tutmaya çalışmaktır.
Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır ?
Öncelikle ilgili dişin olduğu bölgeye lokal anestezi yapılır. Diş tamamen uyuştuktan sonra, çürük tamamen temizlenir. Devamında diş kökünün içindeki, dişin sinir-ve damar ağı olan pulpa dokusu temizlenerek yıkanır. Bu aşamadan sonra duruma göre bir kaç gün/bir kaç hafta beklenir yada hemen o seans kök kanalı dolgusu işlemine geçilir. Yani, içi boşaltılıp temizlenen kök, tekrardan sızdırmaz bir şekilde doldurulur. Böylece dişin köküyle olan işlem bitmiş olur. Temel olarak kanal tedavisi işlemi budur. Geriye üst yapıyı oluşturmak kalır. Duruma göre bu üst yapı küçük bir dolgu olabileceği gibi, bir kaplama yani kuron restorasyonu da olabilir.
Kanal Tedavisi Acıtır mı ?
Kesinlikle söylenebilir ki hayır, acılı ağrılı bir işlem değildir.
Kanal tedavisinin çoğu seansları anestezi altında yapıldığı için hastalar ağrı veya acı hissetmezler. Eğer anestezi yapılmamış yada bazı durumlarda olduğu gibi anestezi yapıldığı halde uyuşmamışsa, o zaman işlem elbette ağrılı ve acılıdır. Bu durumda hekiminiz işlemi en acısız olacak şekilde yapmaya gayret eder ya da belli ilaçları mevcut durum biraz toparlanana kadar reçete edebilir.
İnsanlar arasında kanal tedavisinin yapılırken çok ağrılı bir işlem olduğuna dair bir inanış var. Bu daha çok, hiç kanal tedavisi yaptırmamış kişilerden duyduğumuz bir söylem. Kişiye kanal tedavisi yapılması gerekir dediğimiz anda, “o zaman çekelim çünkü kanal tedavisi çok acıtır” tepkisiyle karşılaşıyoruz.
Bunun sebebi, kanal tedavisini iyi bir anestezi altında yaptıramamış kişilerin haklı olarak çevresindekilere “kanal tedavisi acılı bir işlemdir” şeklinde telkinlerde bulunmasıdır. Oysa artık yeni nesil anestezilerle ve aletlerle kanal tedavisi rutin olarak yapılan basit bir işlem haline gelmiştir.
Anestezisiz İğnesiz Kanal Tedavisi Mümkün mü ?
Saçlarımızda sinirler bulunmadığı için, saç kestirirken anestezi yapılmaz. Dişler için de durum tam olarak böyledir. Eğer ilgili diş, canlılığını yitirmişse anestezi yapılmadan kanal tedavisi yapılabilir. Apseli şişmiş bir diş cansız olduğundan anesteziye gerek olmaz.
Tam tersine dişin tamamı veya bir kısmı hala canlıysa, kesinlikle anestezisiz işlem yapılamaz.
Bazı durumlarda dişin içine belli ilaçlar koymak için de anesteziye ihtiyaç olmaz. Çok kısa süren bu işleme, dayanılmaz olmayan hafif bir sızlama eşlik eder.
Çok seanslı kanal tedavisi uygulamalarında, kök dolgusu yapılacağı zaman anestezi yapmakta fayda vardır çünkü diş her ne kadar cansızsa da, kök ucu ve çevresi çok hassas olduğundan, rahat bir seans geçirmek adına uyuşuk olması tercih edilir.
Yeni çıkan elektronik anestezi cihazları sayesinde iğne yapılırken duyulan o hafif sızlama da minimuma indirilebilmektedir. Ancak bu cihazlar çok da verimli olmadığından pek kullanım alanları yoktur.
İğne yapılırken hissedilen ağrı birazda kişinin o anki psikolojik durumuyla ilgilidir. Eğer kişi panikte ve korkuyorsa vücudun ağrı eşiği çok düşecek böylece ağrı hissedilecektir. Eğer hekiminize güvenir ve rahat olursanız iğne neredeyse hiç acısız bir şekilde yapılabilmektedir.
Kanal Tedavisi Kaç Gün & Ne Kadar Sürer ?
İlgili dişin durumuna göre yarım saatte bitebileceği gibi aylarca da sürebilir.
Kanal tedavisinin kaç gün süreceği tamamen total işlem süresi ile ilgilidir. Basit tek köklü dişler tek seansta bitirilebilir. Çok köklü ve dolgusu zor dişler için bir kaç seans ayırmak hem hekim hem de hasta için daha avantajlı ve rahattır. İnatçı enfeksiyonlara sahip dişler için ise uzun zaman pansumanlar gerektiğinden haftalar hatta aylar sürebilmektedir. İşlemin ne kadar süreceği daha çok hekimin kararına bağlıyken, duruma göre hasta ile birlikte de karar verilebilir. Mesela hasta ağzını uzun süre açık tutamıyor olabilir. Bu durumda tedaviyi bir kaç seansa bölerek ilerlemek daha efdaldir.
Örnek vermek gerekirse, ön bölgedeki tek köklü enfeksiyonu olmayan bir diş tek seansta bitebilir. Bunun yanında enfeksiyon odağı olan bir azı dişinin iyileşmesi için defalarca pansuman yapmak, ilaçlar kullanmak gerekebileceği için tedavi süresi doğal olarak uzar. Önemli olan ağrı ve şikayet olmadan bu tedaviyi sürdürmektir.
Çoğu kanal tedavisi uygulamaları 30-40 dakikadan oluşan 1-3 seansta bitirilir. Yukarıda örneği verilen durumlar işin sınırlarını belirtmek amacıyla verilmiştir.
Kanal Tedavisi Sonrasında Ağrı
Kanal tedavisi sonrasında genellikle ağrı olmaz.
Tedavi sonrası hafif bir ağrı, uyuşukluk geçtikten sonra, dişin damar ve sinirleri koparıldığı ve kök çevresi yaralı olduğu için yaralı olan kök ucu ve çevresi 1-2 gün hafifçe sızlayabilir ki bu da küçük dozda ağrı kesicilerle basitçe çözülür.
Hafif ağrıların yukarıda dediğim gibi 1-2 günde geçmesi beklenir. Maksimum 1 haftada tedavi edilmiş diş tamamen ağrısız ve rahat yemek yenebilecek bir şekilde iyileşmiş olmalıdır.
Bazen kanal tedavisi sonrası ağrı oluşan durumlarda beklemek gerekir. İşlem sırasında ister istemez kanal içerisindeki enfekte dokular kök dışına itildiğinden vücut buna tepki verebilmektedir. Çok iyi yapılmış kanal tedavilerinde bile bazen ilk gün uyutmayacak kadar ağrı olabilir ama bu çok nadiren görülür. Artık yeni tekniklerle bu komplikasyonlar minimuma indirilmiştir.
Kanal tedavisi sonrasında aşırı ağrınız varsa;
Bu küçük yada büyük bir sorun olduğunu gösterir. En kısa zamanda hekiminize tekrar uğramalısınız. Enfeksiyon başlangıcı olabilir, tedavi ile ilgili gözden kaçmış bir şey olabilir v.b. Duruma göre ilaçlarla ağrı geçirilebilir. Eğer kanal tedavisi ile ilgili bir sorun varsa hemen tekrar tedavi (retreatment) yapılabilir.
Kanal Tedavisi Sonrası Hangi Ağrı Kesici ?
Kanal tedavisi sonrasında görülen hafif ağrılar için bir çok ağrı kesici ilaç kullanılabilir.
Eğer çok şiddetli, zonklayıcı şekilde tedavi sonrası bir ağrı varsa mutlaka diş hekimine tekrar gidilmelidir.
Onun dışında hekim bir ilaç tavsiye etmediği müddetçe ve ilaç kullanmaya bir engel yoksa;
Arveles, Apranax Fort, Majezik, Cataflam, Advil, Nurofen, Dolorex Voltaren v.b. ilaçlar kullanılabilir.
Tavsiyem daha çok apranax ve cataflam üzerinedir. Ama evde mevcutta diğerleri varsa bunlar da kullanılabilir.
Ağrı kesiciye rağmen geçmeyen, hafiflemeyen bir ağrı varsa mutlaka tekrar diş hekimine gidilmelidir.
Kanal tedavisi sonrasında ağrı kesici kullanırken mümkünse hekiminize danışarak kullanmak daha etkili olacaktır. Eğer hekime bir şekilde ulaşamıyorsanız mutlaka prospektüse bakmak ve ona göre kullanmak asla aşırıya kaçmamak gerekir.
Kanal Tedavisi Sonrası Uyuşukluk ve Yemek
Uyuşukluk bünyeye ve yapılan anestezik maddenin cinsi ve dozuna bağlı olmakla birlikte 2-4 saat arasında tamamen geçer.
Kanal tedavisi ya da başka bir dental müdahale sonrasında uyuşukluk geçene kadar yemek yememek gerekir çünkü uyuşuk bölge kontrol edilemeyeceğinden genellikle ısırılır ve çok ciddi yaralanmalar oluşur.
Uyuşukluk geçene kadar hiçbir şey yemeyin. Aşırı sıcak soğuk olmaksızın sıvı şeyler içebilirsiniz.
Uyuşukluk geçtikten sonra diş hekiminiz aksini söylemedikçe yemek yiyip içmekte bir sakınca yoktur. Tabiki hafif ağrı olabilir. Bunu yukarıda ve aşağıda iki ayrı başlık halinde anlattım.
Antibiyotik Dişi İyileştirir mi ?
Hayır. Diş hekimliğinde antibiyotik kullanım alanı oldukça dardır. Çoğu durumda antibiyotik vermek gerekmez ancak maalesef ülkemizde bunun aksi bir tutum vardır. Hem hekimler hem de toplum antibiyotik sevmektedir. Son yıllarda yapılan antibiyotik kullanımı ile ilgili bilinçlendirme çalışmaları bu konuda olumlu gelişmeler göstermektedir.
Basit düşünecek olursak, ilgili dişi ağrıtan şişiren şey oradaki enfeksiyon varlığıdır. Kaynak kurutulmadan antibiyotik vermek hastayı bir süre rahatlatacak ancak enfeksiyon kaynağı ortadan kaldırılmadığı için şikayetler asla geçmeyecektir.
Başta belirttiğimiz gibi, çok nadiren antibiyotik kullanımı gerekirse, önce ilgili diş kaba tabiriyle “temizlenmeli” sonra antibiyotik verilmelidir.
Bir çok kanal tedavisi olgusunda hiç antibiyotik kullanmaya gerek kalmaz. En sorunlu, hatta çoğu zaman apseli dişler bile iyi bir “temizleme” ile çok hızlı sürede iyileşir. Önemli olan mümkün olduğunca erken sürede bir diş hekimine muayene olmaktır.

Kanal Tedavisi Sonrasında Karşılaşılan Durumlar
Kanal Tedavili Diş Ağrır mı ?
Kanal tedavisi gören bir diş canlı olmadığı genellikle için ağrımaz. Mükemmele yakın bir kanal tedavili diş uzun yıllar ağızda sorunsuz hizmet verebilmektedir ancak diş veya hekime bağlı aşağıdaki durumlardan biri veya birkaçı mevcutsa o zaman dişte ağrı olabilir. Kanal tedavili bir dişin ağrımasına sebep olan etkenlerin en çok görülenleri şunlardır;
-
Eksik bir tedavi protokolü,
-
Gözden kaçan bir kanal varlığı,
-
Dezenfeksiyon işlemleri iyi yapılmamış olması,
-
Dolgu veya kök dolgusu sızdırması,
-
Yüksek bir dolgu yada kuron restorasyonu
-
Dişin başka bir bölgeden çürümesi v.s.
Kanal tedavili dişlerde “retreatment” denen, tedaviyi yenileme işlemi çoğunlukla işe yarar. İşlem basitçe, sorunlu dişin kök kanal dolgusunu sökerek yerine daha iyi bir kök kanal dolgusu ve üst dolgusu yapmak olarak anlatılabilir. Her kanal tedavisi görmüş dişe maalesef bu işlem uygulanamayabilir. Hekim var olan duruma bakarak “retreatment” kararını verir.
Kanal Tedavili Diş Çürür mü ?
Sızdırmaz bir dolgu olduğu sürece kanal tedavili diş çürümemelidir.
Eğer sızdırıyorsa, yani kök kanalı dolgusu ve üst dolgu sızdırmaz bir şekilde yapılmadığı için ağız içindeki tükürük ve mikroorganizmalar bir şekilde dişin içine sızıyorsa, ağız içindeki mikroorganizmalar dolgu altında birikerek dolguyu alttan çürütebilir.
Bazı durumlarda ise, örneğin kanal tedavili bir azı dişinin dolgu olmayan tarafında bir çürük başlangıcı olabilir. Bu özellikle ağız hijyeni iyi olmayan bireylerde sıkça görülen bir durumdur. Aşağıdaki çizimde bu durum anlatılmıştır.
Kanal tedavili dişte çürük varlığında duruma göre yeni bir dolgu yapılabilir, eski dolgu sökülüp tekrarlanabilir, diş çok harap vaziyetteyse ve kök kanal tedavisi sağlam ve sorunsuzsa bir porselen kaplama ile estetik ve sağlam sonuçlar alınabilir.

Kanal Tedavili Dişte Renk Değişikliği ve Kararma
Özellikle ön bölge dişlerde insanların en çok şikayet ettiği konulardan biridir, dişin renk değiştirmesi. Bu durumun ortaya çıkmasına sebep olan bir kaç faktör vardır.

Birincisi, kök kanal dolgusunun iyi uyumlandırılmaması, daha doğrusu kök kanal dolgu maddesinin dişin kökü içinde bitirilmemesidir. Kanal tedavilerinde dişler, gutapercha adı verilen kök kanal maddesiyle doldurulur. Eğer bu kök dolgu maddesi diş eti seviyesinden yukarıda kesilirse, zamanla dişe kırmızı-turuncu bir renk verecektir. Bu da kanal tedavili dişin renginin değişmesi olarak görülür. Bunu engellemek için kök kanal dolgusu en az diş eti seviyesinde bitirilmeli ve artıklar iyice temizlenmelidir.Aşağıdaki görsel daha iyi anlamaya yardımcı olacaktır.


İkinci olarak, kanal tedavili bir dişte renk değişikliğinin sebebi alttaki çürüğün iyi temizlenememiş olması veya dolgunun sızdırarak yeni bir çürük oluşturması olabilir.
Bir başka sebep ise, tedavi ile bağlantılı olmayan, dişin yapısıyla ilgili olan durumdur. Kanal tedavisi yapılmış bir dişin damar ve sinirleri alındığı için kısmen canlılığını yitirir. Bunun sonucunda canlı dişelden daha opak ve koyu renkli görünebilir.
Kanal tedavili dişlerdeki renk değişikliğinin birden fazla çözüm yolu vardır. İlgili dişe bir porselen protez yapmak, eski dolguyu değiştirmek yada sadece o dişi beyazlatmak sorunu basitçe çözmek için sıkça kullanılan yöntemlerdir.
*Diş beyazlatma ile ilgili olarak “Tüm Yönleriyle Diş Beyazlatma” yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Kanal Tedavili Dişte Bastırınca Ağrı
Tedavinin başlarında ya da tedaviden sonraki ilk zamanlarda, kök ucu yaralı olduğu için bastırınca hassasiyet normal olarak karşılanabilir. Yemek yerken yani dişe baskı gelince ya da dişler birbirine değince hafif bir ağrı oluşur. Bu durum eğer iyi bir kanal tedavisi yapıldıysa çoğu zaman geçicidir.
Tedavi süresince, hemen sonunda ya da bir süre sonra ne zaman olursa olsun, dişinize bastırınca ağrıyorsa bir diş hekimine danışmakta fayda vardır. Çünkü diş hekimi duruma göre eğer çok şiddetli bir şikayet varsa kanal tedavisini yenileme yoluna gidebilir. Kanal tedavili dişe bastırınca oluşan ağrı hekim gözünde kabul edilebilir gibiyse, biraz da ağrı kesici ilaç takviyesiyle durum geçene kadar beklenebilir.
Bazen sinüzit varlığında da özellikle üst dişler azılar bölgesinde genel bir ağrı, sızlama ve hassasiyet olabilir.
Ağrının sebebi bazen gözden kaçmış bir dolgu yüksekliği de olabilir. Geçici ya da kalıcı dolguda yükseklik varsa, o diş diğer dişlere göre daha erken temas edecek ve kök ucuna fazla kuvvet gittiği için ağrıyacaktır. Yine bu durumda da diş hekimi kontrolünde ilgili dolgu hafifçe aşındırılarak çok basit olarak rahatlama sağlanabilir.
Kanal Tedavili Dişin Şişmesi
Kanal tedavili diş şiştiyse hemen bir diş hekimine gitmek gerekir.
Kanal tedavisi yapılan dişlerde şişlik bir kaç durumda ortaya çıkmaktadır;
* Kronik Enfeksiyon Varlığı ; bazen kronik enfeksiyon olan dişlerde kanal tedavisine başlanması o bölgedeki enfeksiyonu alevlendirebilir ve şişlik oluşur. Korkulacak bir şey değildir. Diş hekimi hemen bölgeye pansuman yaparak şişliğin inmesine yardımcı olur.
* Enfeksiyon Kaynağının Kök Dışına İtilmesi; kanal tedavisi sırasında dişin kökünü enfekte maddelerden temizlerken bazen bu maddeler dişin kökünden dışarıya yani diş kökünün ötesine taşabilir. Genellikle iyi yıkanmayan, acele ile yapılan kanal tedavilerinde bu durum ortaya çıkar. Vücut bu maddelere karşı hızlıca şişlikle birlikte tepki gösterir. Bu şişlik de geçicidir. Yine pansumanla basitçe çözülebilir.
* Kanal Tedavisinden Sonra Şişlik Oluşması; bu tablo diğerlerine göre ciddidir. Kanal tedavisi bittiği halde şişlik oluştuysa bu ortamda enfeksiyon kaynağının tamamen temizlenmediğinin göstergesidir. Kanal tedavisi iyi yapılmamış olabilir, üst dolgu iyi yapılmamış olabilir, işlemler sırasında diş ve çevresinde dezenfeksiyon sağlanamamış olabilir.. Bir çok sebep saymak mümkün. Sonuç olarak kanal tedavili diş şiştiyse orada enfeksiyon vardır ve tekrar müdahale gereklidir.
Kanal tedavisinden bağımsız bir şişliğiniz varsa Yüz & Yanak Şişmesi adlı yazımı okuyabilirsiniz.
Hamilelikte ve Kronik Hastalık Durumlarında Kanal Tedavisi
-
Kalp Hastalarında; kanal tedavisi çekime göre daha az travmatik olduğundan her zaman tercih edilir. Doktor kontrolünde ve gerekli önlemler alınarak güvenle yapılabilir.
-
Diyabet ( Şeker Hastalığı) ; kesinlikle kanal tedavisine engel değildir. Hekimler bir çok hastalıkta olduğu gibi, diyabetik hastalar için de özel anestezik maddeler ve ilaçlar kullanırlar.
-
Lösemi ve Diğer Kanserler ; yine çekime göre daha az travmatik olduğundan doktor kontrolünde kanal tedavisi tercih edilir.
-
Hamilelik; genellikle hamileliğin ilk ve son 3 aylarında dental müdahaleler yapılmaz. Orta trimestır doktor kontrolü ile birlikte güvenli kabul edilir. Eğer hastanın acil bir durumu varsa yine doktor kontrolünde olmak şartıyla müdahale edilebilir.
“Hamilelikte Diş Tedavisi ve İlaç Kullanımı“ başlıklı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.
-
Romatizmal Ateş; antibiyotik koruması altında kanal tedavisini çekime tercih etmek tercih edilir.
Hangi Durumlarda Kanal Tedavisi Yapılmaz
-
Diş etrafında veya kök çevresinde ileri derecede kemik ve doku kaybı kaybı
-
Kök kanalını temizleme işlemlerinin yapılamıyor olması
-
Restore edilemeyecek dişler (kök dolgusu yapılsa dahi üst dolgusu yapılamayacak dişler)
-
Dikey kırıklar
-
Kontrol altına alınamayan eksuda (iltihap) akışı
-
Kötü ağız hijyeni
durumları olan dişlerde kanal tedavisi uygulamak uygun değildir.
Özel Polikliniklerde Kanal Tedavisi Fiyatları
2024 yılı için özelde bir kanal tedavisi ücreti, üzerindeki dolgu ile birlikte genellikle 3500-6000 tl arası değişmektedir. Elbette bu fiyat asla bağlayıcı değildir. 4000 tl ye çok iyi kanal tedavisi yapan hekim de olabilir, 7000 tl ye ortalama bir performans sergileyen hekim de olabilir. Şehirden şehire hatta semtlerde bile farklı fiyatlar olabilir.
Örneğin; İstanbul için Nişantaşı ve Esenler deki kanal tedavisi ücretleri aynı değildir. Benim çalıştığım Bakırköy semtinde bile bizim yarı fiyatımıza kanal tedavisi yapan yerler var.
Ya da o klinikte örneğin kanal tedavisi ücreti 4000 tl dir ama sizin dişiniz çok uğraştıracak çok seans ve emek harcanacak bir dişse yine farklı tarife uygulanabilir.
Sonuçta bu iş biraz da hizmet sektörüdür ve her kliniğin fiyatı bir diğerinden farklı olabilir.
Kanal Tedavisinin Yeniden Yapılması ( Retreatment )
Kanal tedavisi görmüş dişlerde bir şekilde sorun varsa, o dişe tekrar kanal tedavisi yapılması yoluna gidilebilir. Bu ikinci hatta üçüncü kez yapılan kanal tedavisine retreatment denir.
Kanal tedavisinde başarının en önemli kriteri, tüm kanalların sızdırmaz bir şekilde kök ucuna kadar dolduruması ve üzerine de yine sızdırmaz bir şekilde dolgu yapılmasıdır. Bu zor bir iştir. Tedavi aşamalarından biri ya da bir kaçı eksik yapılmışsa ilgili dişte yakın zamanda ya da ileride sorunlar olabilmektedir. İşte bu yüzden şikayetleri geçirmek ve dişi ağızda tutabilmek adına yeniden kanal tedavisi yani retreatment yapmak mantıklı olabilir.
Retreatment görece yeni bir tedavi şeklidir. Genellikle hekimler kanal tedavisi ile iyileşmeyen yada bir süre sonra sorun çıkaran dişleri çekme yoluna gitmektedirler. Son tedavi protokolleri ve teknoloji ile birlikte artık bu yaklaşımdan gittikçe uzaklaşılmaktadır ve sorunlu dişlere yeniden kanal tedavisi uygulanabilmektedir.
Retreatment bilgi, beceri ve teknik donanım gerektiren bir prosedürdür. Eski kanal tedavisinin sökülmesi, yeni bir kanal tedavisi yapmaktan çoğuz zaman daha zordur. Sadece tecrübe ile hallolmayan bu iş için bazı aletler de gereklidir. Eğer hekim bunlara sahipse ancak retreatment yapabilir.
Yeniden kanal tedavisi yapılan dişlerin iyileşme oranları, hekimin becerisine bağlı olarak değişse de, bu tedavi sonuç olarak bir denemeden öteye geçememektedir. Yani retreatment denenerek yeniden kanal tedavisi yapılır diş iyileşirse ne ala, işlem başarılı olmuş olur. İyileşme gerçekleşmezse çekim veya apikal rezeksiyon uygulanır.
Aşağıdaki fotoğraflarda kanal tedavisi yeniden yapılmış ve iyileşmiş dişlere ait röntgen görüntülerini inceleyebilirsiniz.


Bize Ulaşın
Yorum, düşünce ve merak ettiklerinizi aşağıdaki yorumlardan bana iletebilirsiniz.
Hakkımda, iletişim, kampanyalar, tedavi fiyatları gibi sayfalara erişmek için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.
Özel Osmaniye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Bakırköy – İstanbul
05538885444

